|
|
Erbakan mazlum
Halk da mazlumu sever
FP'deki Erbakan sevgisini "mazlum olmaya" dayandıran FP, Menderes'in unutulmadığını, bir dönem horlanan Demirel'in cumhurbaşkanı, Ecevit'in de başbakan olduğunu hatırlattı Fazilet Partisi yönetimi, son kongrede Necmettin Erbakan'a gösterilen ilginin, FP'nin RP'nin devamı olduğunu değil, halkın "mazluma olan sevgisini" gösterdiğini savundu.
Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun, kongrede "O ne diyorsa o" pankartı açılmasını, multivizyon gösterisinde "Mücahit Erbakan" sözü kullanılmasını "FP'nin kapatılan RP'nin devamı olduğu" şeklinde değerlendirerek verdiği ek iddianameye karşı, FP dün Anayasa Mahkemesi'ne ön savunma verdi.
MAZLUMLAR ZİRVEDE
Kongrede Erbakan lehine atılan sloganların, mazluma gösterilen sevgiyi ifade ettiği belirtilen savunmada, "Bu millet tarihinde hep mazlumun yanında yeralmıştır. Haksız yere idam edilen Adnan Menderes'i bu halk hiçbir zaman unutmamıştır" denildi. FP'liler, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit'in de bir zamanlar siyasi yasaklı olmalarına ve zindanlara atılmalarına rağmen daha sonra önemli görevlere getirildiğini kaydettiler. Demirel'in siyasi yasaklı olduğu dönemde kötülenmesine rağmen daha sonra cumhurbaşkanlığına kadar yükseldiğini belirten FP'liler, "Zindanlara atılan, (Bay Ecevit) diye horlanan Bülent Ecevit de şu anda başbakanlık yapmaktadır" dediler. FP savunmasında ayrıca, Demokrat Parti ve Adalet Partisi'nin devamı olduğu iddiasıyla 1984'te DYP hakkında açılan kapatma davasının Anayasa Mahkemesi'nce reddedilmesini de örnek gösterdi. FP'liler, DYP davasında Demirel lehine atılan "Muhteşem Süleyman" sloganı ile DYP toplantılarında "DYP Adalet'tir, DYP Demokrat'tır" gibi sloganların delil oluşturmadığını hatırlattılar. FP yöneticileri, multivizyon gösterisinde "Mücahit Erbakan" yazısının geçilmesini ise "partiyle ilişkisi olmayan işgüzar teknisyenlere" yüklediler.
HADEP VE KOMÜNİST PARTİ
FP savunmasında, HADEP kongresine de atıfta bulunularak, şöyle denildi:
"Bu partinin kongresinde Türk bayrağı indirildiği zaman suçlular daha salondan çıkmadan yakalanarak tutuklandı. Hadep yöneticileri hakkında dava açıldı ve mahkum edildi. Oysa FP kongresinde hiçbir suç unsuru olmadığı için soruşturma dahi açılmadı. Kongrede atılan sloganlar suç ise faillerin daha salonda yakalanması gerekirdi. Ama FP kongresiyle ilgili hiçbir işlem yapılmadı."
Kapatılan bir partinin devamı olduğu gerekçesiyle şimdiye kadar Türkiye'de hiçbir partinin kapatılmadığı kaydedilen savunmada, 1994'te de Sosyalist Parti'nin devamı olduğu iddiasıyla açılan Birleşik Komünist Partisi hakkındaki kapatma davasının reddedildiği belirtildi. FP savunmasında Avrupa'da şiddete başvurmayan partilerin kapatılmadığı, hatta üyelerinin bir kısmı şiddete bulaşan partiler hakkında bile işlem yapılmadığı da kaydedildi. FP'liler, İspanya'daki Halk Birliği Partisi'nin 23 yöneticisinin ETA örgütüyle ilişkisinin belirlenmesine ve 7 yıla kadar hapis ile ile 500 bin pezoto para cezasına mahkum edilmelerine rağmen parti hakkında hiçbir işlem yapılmadığını belirttiler.
"BAŞSAVCI HUKUKU DOLANIYOR"
FP'nin savunmasında ayrıca, parti kapatma davalarının Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre görüleceğinin hükme bağlandığı da hatırlatıldı. Savunmada şöyle denildi:
"CMUK'a göre dava açıldıktan sonra meydana gelen gelişmeler dikkate alınmaz. Yüksek Mahkeme de başlangıçta bu yönde karar vermiş ve kongreyle ilgili ek delilleri reddetmiştir. Ancak Yargıtay Başsavcılığı, bu delilleri ek iddianameyle yeniden düzenleyip Mahkeme'ye sunmuştur. Böylelikle Başsavcı, hukuku dolanmak suretiyle Anayasa Mahkemesi kararını geçersiz sayma yolunu seçmiştir."
Anayasa'nın 101'inci maddesi dışında kalan kapatma nedenleri için partilerin uyarılması öngörülürken, FP davasında bu uyarının yapılmadığını da hatırlatan FP yöneticileri, ayrıca Anayasa'nın 69'uncu maddesinde kapatılan partinin devamı niteliğinde parti kurulamayacağı öngörülürken, böyle bir partinin kurulması halinde uygulanacak müeyyideyle ilgili hüküm bulunmadığını da kaydettiler.
'Derviş mutlaka Hoca'yla konuşsun'
FP Grup Başkanvekili Bülent Arınç, Devlet Bakanı Kemal Derviş'i Necmettin Erbakan'ın ekonomiye ilişkin tecrübesinden yararlanmaya çağırdı. Basın toplantısı düzenleyen Arınç, "Refahyol döneminde ekonominin düzlüğe çıkarıldığını, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın ekonomik paketleri kamuoyuna açıkladığını" ifade ederek, "Derviş'in, Erbakan'ın görüşlerinden istifade edebileceğini" söyledi. Devlet Bakanı Derviş'in, "önyargısı olmadan, kim ne diyorsa dinlemesi gerektiğini" savunan Arınç, "Mutlaka Erbakan ile de konuşmalı, o dönemde atılan adımların neler olduğunu görmeli" diye konuştu. Arınç, Hazine'ye gelir sağlanması bakımından bir süre önce tekrar gündeme gelen bedelli askerlik uygulamasının, hayata geçirilebileceğini sözlerine ekledi.
DELEGELER "O NE DİYORSA O" DEMİŞTİ
FP Kongresi'nde "Mücahit Erbakan" sloganları atılmış, "O ne diyorsa o" pankartı açılmıştı. Genel Başkanlık yarışını Abdullah Gül'e karşı Recai Kutan'ın kazandığı kongrede, Erbakan'ın Kutan'ı desteklediği belirtilmişti.
Hüseyin ÖZALP
|
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|