|
|
BİLAL ÇETİN(bcetin@sabah.com.tr
)
|
  
Ekonomide en uzun gün
Liderler, yeni ekonomik programın ana çerçevesini bugün çizecek. Ardından IMF ile masaya oturulacak. IMF ile anlaşma ve dış mali yardımların anahtarı bankacılık reformu
YENİ ekonomik programla ilgili olarak günlerdir süren teknik hazırlıklar büyük ölçüde tamamlandı. Devlet Bakanı Kemal Derviş'in Washington'da IMF, Dünya Bankası ve ABD hükümet yetkilileriyle yaptığı görüşmelerden aldığı izlenimler doğrultusunda bugün programın ana çerçevesi çizilecek. Ankara'da bugün gün boyu ekonomi tartışılacak. Devlet Bakanı Derviş ilk olarak sabah saat 06.30'da Hazine, Merkez Bankası ve Bankacılık düzenleme ve Denetleme Kurumu yöneticileriyle değerlendirme toplantısı yapacak. Bu toplantıda, bürokratların hafta sonunda yazımını tamamladıkları programın teknik bölümleri gözden geçirilip gerekli düzenlemelerden sonra, Derviş, koalisyon liderleriyle buluşacak.
İKİ KRİTİK ATAMA
Bu kritik görüşmede Derviş'in öncelikle ABD'deki görüşmelerde aldığı izlenimleri aktaracağı ve ardından da yeni program taslağı konusunda liderlerin onayını isteyeceği bekleniyor. Görüşmede muhtemelen ilk olarak istifalar nedeniyle boş bulunan Hazine Müsteşarlığı ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu başkanlığına kimlerin atanacağı ele alınacak. Dünkü liderler zirvesinden sonra konuştuğumuz Başbakan Bülent Ecevit, bir saat süren toplantıda ağırlıklı olarak atamaların konuşulduğunu, bazı isimlerin netleştiğini ancak bu konudaki kesin kararın Kemal Derviş ile görüşüldükten sonra verileceğini söylüyor. Ecevit, "Hazine Müsteşarlığı'na yapılacak atama doğal olarak sayın Derviş'in isteği göz önünde bulundurularak yapılacak. Ama Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanlığı daha farklı. O konuda çok hassas düşünüyoruz" diyor.
Bugünkü ikinci toplantıda bu iki kilit kurum için günlerden beri düşünülen isimler yeniden konuşulup uzlaşma sağlanırsa hemen atama yapılacak.
KİLİT BANKACILIK REFORMU
Liderler daha sonra ekonomi bürokratlarının taslak yazımını tamamladığı "Ulusal Program" diye adlandırılan yeni ekonomik programın temel çerçevesini ele alacak. Hazırlanan yeni programın büyük bölümü eski programdan felsefe olarak farklı olmayacak. Ancak özelleştirme gibi, yeni bankacılık reformu gibi, kur ve para politikaları gibi alanlarda köklü bazı düzenlemelere gidilecek. Yeni programın en kritik noktasını bankacılık reformu oluşturuyor. Radikal düzenlemeleri öngören bu reforma liderlerin onayı büyük önem taşıyor. Çünkü bugün Türkiye'ye dış kredi akışının kesilmiş olmasının en önemli nedenlerinden biri olarak gösteriliyor bankacılık sistemindeki hastalık. Derviş'in Washington'da yaptığı üst düzey görüşmeler de ortaya koyuyor ki, Türkiye gerçek anlamda bir reform yapmadıkça, kamu ve özel bankalar alanında radikal kararlar alıp bir an önce uygulamaya koymadıkça hazırlanan programa dış destek imkanı yok. Ecevit de bunu görüyor ve dünkü görüşmemizde şunları söylüyor: "Bankacılıkla ilgili köklü düzenlemeler konusuna en kısa sürede bakılacak. BDDK Başkanlığı'na atama yapıldıktan sonra ilk iş köklü düzenlemeler gündeme gelecek..."
ÖZELLEŞTİRME ÖNE ÇEKİLECEK
Ecevit neler yapılacağı konusunda ayrıntı vermiyor, ancak yapılacaklar konusunda IMF ve Dünya Bankası'nın önerileri ile ekonomi bürokrasisinin hazırlıkları farklı değil: Çözüm, sağlıksız unsurların bir an önce ayıklanması ve kamu bankalarına yeni düzen... Kamu bankaları ile ilgili düzenlemede ilk koşul, bankaların siyasetle bağının kesin olarak koparılması olacak. Mevcut yasa ile 3,5 yıla yayılmış olan özelleştirme öne çekilecek. Bankaların mali sistemi bozan, geçen krizde ödemeler sisteminin çökmesine neden olan finansman açıkları için kalıcı bir çözüm bulunacak. Ziraat ve Halk Bankası'na belirli koşullarla Hazine'den kaynak aktarılacak ve bu bankaların fon yönetimleri yeniden belirlenecek. Emlak Bankası ile Halk Bankası'nın birleştirilmesi de gündeme gelebilir.
SAĞLIKSIZ UNSUR KALMAYACAK
Bankacılık reformunun ikinci ayağını ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamındaki bankaların tasfiyesi oluşturuyor. Fon kapsamındaki bankaların ayrı tüzel kişilik olarak faaliyetlerini sürdürmeleri politikasına son verilecek. Bu bankalar tüm varlık ve yükümlülükleriyle birlikte fon kapsamındaki bir banka üzerinde birleştirilecek. Üçüncü ve yine hiç zaman kaybetmeden yapılması gereken, özel bankalarla ilgili düzenleme. Sistemde sağlıksız unsur bırakmama ilkesinden hareketle zor durumda olduğu bilinen ancak ek sürelerle ayakta tutulmaya çalışılan 5 Ğ 6 özel bankanın da düzenlenecek bir geceyarısı operasyonuyla fon kapsamında tasfiyesi öngörülüyor.
Toplam maliyetinin 15 Ğ 20 milyar doları bulacağı bu bankacılık operasyonları konusunda IMF ve Dünya Bankası'ndan ek mali destek alınabileceğine kesin gözüyle bakılıyor.
Ancak hükümetin bankalarla ilgili bu radikal düzenlemeleri göze alamaması halinde IMF ile yeni bir anlaşma ihtimali olmadığı gibi Türkiye'nin dış finans çevrelerinden taze kredi bulabilmesi de zor görünüyor. Her şey bugün yapılacak toplantılarda kesinlik kazanacak.
|
 |
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|