"Yarın seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?" diye yapılan kamuoyu yoklamalarında "hiçbiri" diyenlerle, "kararsızlar"ın sayısı hızla artıyor.
İki kesimin toplamı iki ay önce yüzde 32'iydi, bugün bu oran yüzde 50'ye kadar yükseldi..
Partisizler yükseldikçe partiler de ufalıyor.. Yüzde 10 seviyesinde tespih taneleri gibi peş peşe sıralanıyorlar..
Peki bu iyi mi kötü mü?..
Kimine göre kötü.. Halkın siyasetten de siyasetçiden de bıktığının göstergisi.. Rejime duyulan tepkinin ifadesi..
Bence değil..
Anketleri böyle okumak doğru değil.. Çünkü, son yıllarda seçmen davranışları çok değişti.. Artık kimse takım tutar gibi parti tutmuyor..
Siyasi fanatizim öldü..
Yense de yenilse de vazgeçmeyiz mantığı siyaseti terk etti..
Particilik babadan oğula geçmiyor..
Bu mahalle 40 yıldır CHP'lidir, bu köy 30 yıldır AP'lidir söylemi tarihe karıştı.
Seçmen kim çalışırsa, kim taleplerine yanıt verirse, kim sesini duyarsa o partiye oy veriyor..
Yeni dönemde siyaset artık böyle..
Kanıt mı? Bakın 1999 seçimlerine.. DSP ve MHP'ye kimlerin neden oy verdiğini inceleyin.. Değişimi görürsünüz..
Ben siyaseti böyle yorumluyorum..
Anketlerin de artık böyle değerlendirilmesi gerektiğini savunuyorum..
Kararsız seçmen artık rejim için tehlike değil.. Tam tersi Türkiye'nin sigortası.. Rejimin güvencesi..
Siyasi değişimin zorlayıcısı..
Bakın.. Bütün partiler yüzde 10'larda.. Sonucu kim beliryececek.. Kararsız seçmen..
Neye göre belirleyecek?
Kim daha çok çalışırsa, kim kendini yenilerse ona yönelecek..
Siyaset de seçmendeki bu değişime ayak uydurmak zorunda..
Yoksa çare yok..
Siyaset, seçmenin gerisinde kalamaz.. Siyaset değişime direnemez..
Siyaset seçmenin taleplerine sessiz kalamaz..
Kalmasına kalır.. Ama bir süre..
Bu değişimi görenlerin başında ANAP lideri Yılmaz geliyor..
Yavuz Donat ile yaptığı söyleşi de diyor ki..
"Türkiye'de siyaset kabuk değiştiriyor.."
Sonra ekliyor..
"Bugün parti tercihleri geçmişe göre daha bilinçli tercihler.. Artık baba evladına, koca karısına siyasi telkinde bulunamıyor.. Demokrasi açısından sağlık işareti.Yani blok oy yok. Aşiretlerin, cemaatlerin bir takım grupların siyasi etkileri azalıyor."
Yani...
Seçmen artık partilerle nikahlı değil..
Her seçimde parti değiştirmek mubah..
Yılmaz'a göre bu rejim açısından sağlık işareti..
Artık hata yapan, verdiği sözü tutmayan gidecek..
Bunu gören Yılmaz ne yapacak?
Partisini yenileyecek.. Bilinçli seçmenin sesine kulak verecek.. Partisini cazip hale getirecek..
Başka çaresi yok.. Bunu yapan yaşar.. Yapmayan gider..
Peki sadece bu yeterli mi?
Hayır..
Siyasi zemininde değişime öncülük etmesi gerekiyor.. Siyasal Partiler Yasasıyla, Seçim Yasasıyla.. Ama en başka Anayasası'yla..
Kararsız seçmen.. "Oyumu hiçbirine vermem" diyen seçmen zorluyor..
Siyaset değişecek.. Mutlaka değişecek.. Kabuğunu kıracak..