kapat

12.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Bir Turco lâzım

TESEV'in yaptırdığı yolsuzluk araştırması, yeni bir ekonomik program hazırlayan hükümet için altın değerinde bilgiler taşıyor.

Eğer başarı, halkın programa desteğini almaya bağlıysa, o zaman halkın hassasiyetlerini iyi bilmek ve seçilen hedeflerde bunlara öncelik tanımak gerekir.

Dünya Bankası'nın da desteklediği araştırmanın sonuçlarına göre halkın yüzde 34'ü hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı sorununun çözülmesini istiyor.

İşsizlik yüzde 26 ile ikinci, rüşvet ve yolsuzluk yüzde 14 ile üçüncü sırayı alıyor.

Geçim sıkıntısı ve işsizliğin, halkın yüzde 60'ını hayatından bezdirdiği bir ülkede rüşvet yüzde 14 ile üçüncü sıraya oturmuşsa buna mim koymak gerekir.

Araştırma devlete işi düşmüş insanların yüzde 23'ünün trafik polisine rüşvet verdiğini belirliyor. Gümrük'ten mahkemeye, belediyeden tapu dairesine, hastaneden vergi dairesine kadar her yerde "haraç tarifesi" oluşmuş..

Güvenilirlik konusundaki "kanaat notu"nda milletvekilleri, yani siyaset sınıfı en dipte.

Çünkü halk onların, bu onur kırıcı soyguna karşı, ahlâki değerleri çürüten kansere karşı tedbir almadığına inanıyor.

İşte işini bilen memur!

Beyaz Enerji rezaletinin dosyası savcıda..

Sanıklardan birinin marifetleri bile kepazeliğin boyutlarını göstermeye yetiyor.

Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Gürsoy'un Ümitköy'deki villâsının dekorasyonunu, Enerji Bakanlığı ile iş yapan bir şirket, dış demirleri ile parke ve boyasını başka bir şirket, giriş ve bahçe parkelerini ve Amerikan barını bir diğer şirket yapmış..

Çocuğunun kolej parasının yarısı da bir yabancı firma ödemiş.

Geçen Cuma günü 80 bin camide rüşvetin kötülükleri üstüne hutbe okundu. Bu, halkın eğitimi için iyi bir şey.

Ama rüşvet yiyenler camiye gitmez ki!.

Verenlerin çoğu da hak etmedikleri bir menfaati almak için rüşvet veriyor değil ki..

Alamadıkları haklarını elde etmek için "haraç" ödemek zorunda kalıyor.

Çare, rüşvet suçlularına karşı hızlı bir yargılama ve etkili ibret yaratacak cezadır.

Cesaret, bedel ve ödül
Ama köklü çözüm getirecek asıl yollar, memur sayısını azaltıp kalitesi yükseltilecek olan bürokrasi kadrolarına insanca yaşamaya yetecek bir maaşı ödemektir.

Eğer memur, kaybetmekten korkacağı bir iş ve gelire sahip değilse ve hele "benim memurum işini bilir" zihniyetinin özendirici ortamında yaşıyorsa rüşvet yer.

İngiltere 700 bin memurla devleti döndürüyor. Biz ise 2 milyonu aşkın memur kadrosu ile devleti ve ekonomiyi tıkıyoruz.

Arjantin'de Menem (Turco) işe başlarken memur sayısını 250 bine indirdi, tasarruf ettiği büyük kaynağı ekonomiye yöneltti.

İşsiz kalan memurlar bir süre sonra ekonominin canlanması ile hak edilmiş ücretler aldıkları birer işin sahibi oldular.

Ekonomi ve refah yükselirken haksız kazançlar da önlendi, enflasyon da yenildi.

Enflasyon, işsizlik, israf ve rüşvetin zehirlediği Türkiye, bir "Turco" bulup bu cehennemden çıkabilecek mi?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır