kapat

09.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )


Tasarrufçuya erken uyarı

Tasarruf sahipleri 1994 krizinden beri en büyük endişeyi yaşıyor. Ekonomide her şey belirsiz. Ancak her şey belli olduğu zaman da iş işten geçiyor. Yüksek kazanç imkanı ortadan kalkıyor

Bankacılık kesiminde üç ayda yaşanan iki büyük deprem önce faizi ardından kuru patlattı. Ekonomide 14 aydan beri sürdürülen programı da rafa kaldırıldı. Şu anda hiç bir hedef yok. Döviz kurunun ve faizin nerede dengeleneceği belli değil. Ancak yeni dönemde ekonominin kaptanını belirledik. Bir yandan yeni bir program hazırlanırken diğer yandan yeni kaptan krizden çıkış için IMF, Dünya Bankası ve ABD hükümeti ile görüşmeler yapıyor.

Ekonomideki bu belirsizlik sanayicisinden, esnafına, mali piyasalardan ve tasarruf sahiplerine kadar herkesi şaşkına çevirdi. Kazanma olanağı bu kadar yüksek ve kaybetme riski bu kadar büyükken, belirsizlik had safhada. Bu nedenle de, mali yatırımcılar endişe içinde. Yabancı portföy yatırımcıları ise tamamen çekildi. Bilgilenme ve önünü aydınlatma ihtiyacı doruk noktada. Herkes ortaya çıkacak yeni programı gözlüyor ve buna göre kararlarında değişikliğe hazırlanıyor.

Ancak mali piyasalar ve mali yatırımcı açısından herşey belirli hale geldiğinde, iş işten geçiyor. Büyük fırsatlar ve yüksek kazanç imkânları ortadan kalkıyor.

Gelinen bu son aşamada ve belirsizlikler karşısında, mali piyasaların ve mali yatırımcının karar alması ve erken hareket etmek için, önce reel ekonomide nelerin yapılabileceğinin kestirilmesi gerekiyor.

Ekonomik takvim
Ekonominin kaptanı Kemal Derviş, ABD'de. Öncelikle kamu bankalarının sorununu çözmek için mali yardım arayışında. Hükümetin gönlünden geçen şimdiye kadar Türkiye'ye açılan 10.5 milyar dolarlık dış yardımın 25 milyar dolara çıkarılması. İşte 15 milyar dolara varan bu yeni mali yardımın ne kadarının alınacağı hem Türkiye ekonomisinin, hem de hükümetin ve mali piyasaların kaderini belirleyecek. Tabii ki Kemal Derviş'in başarısında güçlü bir başlangıç önemli bir rol oynayacak.

Tatil sonrasına piyasalar yeni ekonomik paketin açıklanması beklentisi ile girerken, hemen bir hafta sonra 20 Mart'ta itfayı karşılamak üzere bir rekor ihale daha düzenlenmek durumunda. Bu ihaleye katılım ve faiz oranı yine krizden çıkış hızına ve alınacak önlemlere bağlı olacak.

Yeni ekonomik paketin bu ihaleye kadar belirlenmesi zorunluluğu yanında bir de, IMF tarafından onaylanabilmesi için 28 Mart'taki Yönetim Kurulu'na yetiştirilmesi gerekiyor.

Belli olan tek gelişme dış açığın azalması
2001 yılında şimdiden kestirilebilir olan ve bunun yanında olumlu sayılan tek gelişme dış açığın kapanacak olması. Bir kere devalüasyon yapılması ihtalatı zorlaştırıcı ve maliyeti artırıcı bir olay. Üstelik ithalat, üretimde kullanılan ara malları yabancı olmasından dolayı ekonomik büyümeye çok duyarlı. Beklenen ise ekonominin daralması ve ithalatın düşmesi. Dolayısıyla dış açığın en büyük kaleminde ciddi bir düzelme olacak. İhracat ve turizm gelirlerinde ise yine devalüasyon nedeniyle ciddi artış bekleniyor. Bu da, dış dengenin gelir tarafını artıracağından 2001 için hedeflenen GSMH'nın yüzde 3.5'i düzeyindeki dış açığın iyi bir fazlaya dönüşmesi büyük olasılık.

Biz bize kalmak
Öncelikle mali yardım rakamı kesinleştirilecek ve kamu bankalarının ne yapılacağına karar verilecek. Hangi yöntem olursa olsun ciddi bir parasal kaynağa ihtiyaç duyulacak. İşte ekonominin senaryoları da bu aşamada belirlenecek. Dışarıdan mali yardım alınamaması halinde kendi yağımızla kavrulacağız. Ancak kamu bankalarının yeniden yapılandırılmalarını finanse edecek kaynak bizde yok. Hükümet yeni vergi salmayı düşünmüyor. Bu durumda bir tek yol geriye kalıyor, Hazine'ye başvurmak. Bu bankaların görev zararları karşılığında Hazine'den iç borçlanma senetleri almaları ve bunları Merkez Bankası'na vererek likidite sağlamaları halinde iç borçlanmada patlama yaşanacak. Ama asıl para arzı patlayacak. Para arzını, önce faiz ve döviz kuru, ardından enflasyondaki sıçrama izleyecek. Bu en olumsuz senaryo. Gerçekleşme ihtimali artık bir hayli azaldı.

Dış kaynak dopingi
Kamu ve fondaki bankaların yükünü temizlemek için, hükümetin isteği ABD hükümeti başta olmak üzere, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşların önderliğinde dış kaynak sağlamak. Önce alınan 10.5 milyar doları 25 milyar dolara çıkarmada ekonominin tek elde toplanması ve sorumluğunun da Dünya Bankası'ndan gelme Kemal Derviş'e verilmesinin olumlu bir katkısı olacak gibi görünüyor. Türkiye açısından en olumlu senaryo bu.

Bunun gerçekleşmesi elbette istenir ama mali yardımın 25 milyar dolara varması zayıf bir ihtimal. Çünkü 14 ay önce 2.8 milyar dolarla başladığımız mali destek, 3 ay önce 7.5 milyar dolar artırılarak 10.3 milyar dolara çıkarıldı. Buna karşılık üç ay sonra yine kriz oldu. Şimdi mali destek 25 milyar dolara neden tamamlansın? Sadece hükümete dışarıdan bir kişinin atanması yetmez. Belki zihniyetimizi değiştirirsek olabilir.

Biraz dıştan biraz içten
Krizden çıkış senaryoları içinde en gerçekçisi ise melez olanı. Yani kamu bankalarının yükünün bir miktar dış mali yadımla bir miktar da iç kaynaklardan karşılanması. Bu durumda kurlarda, faizlerde ve enflasyonda meydana gelebilecek patlamalar daha ölçülü olabilir.

Kamu bankalarının açığının hem iç hem de dış kaynaklarla karşılanacağının belli olmasıyla faizlerdeki ve kurlardaki tırmanış daha da devam edebilir. Bu tırmanışın piyasaların bir özelliği olarak önce aşırıya kaçması, sonra normale dönmesi kuvvetle muhtemel. Merkez Bankası da bankacılık sisteminin parasal ihtiyacını karşıladıktan sonra yılsonuna kadar olan dönem için izleyeceği para programını belirleyebilir. Kur, faiz, para arzının netleşmesiyle mal ve hizmetlerin fiyatı yeni dengeye göre artırılır. Ancak bu aşamadan sonra hem finansal tarafta hem de reel kesimde çarklar yavaş yavaş da olsa dönmeye başlayabilir. Makro hedefler belirlenebilir. Büyümenin ne olacağı kestirilebilir. Bütçenin büyüklüğü ve ne kadar açık vereceği ortaya çıkarılabilir.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır