CNN'nin, Discovery uzay mekiğinin bilmem kaçıncı atılışını dün de canlı yayınlamasını izledik..
Ve düşündük..
Bir astronotumuzun bile olmadığını düşündük..
Neden?
Neden uzayda biz yokuz? Oysa Atatürk, geleceğin göklerde olduğunu söylemişti bizlere.. Geleceği göstermişti yani..
Sonra olmayan diğerlerimizi düşündük..
Sanatta dünyanın neresindeyiz?
Tıpta neresindeyiz?
Eğitimde, sağlıkta neresindeyiz?
Hangi dalda, kaç Nobel ödülü aldık şimdiye kadar?
Galatasaray dışında hangi takımımız dünya çapında bir başarı elde etti?
Daha 20 gün önce fevkalade olduğu masalı anlatılan ekonomimiz, meğer çöküşe gidiyormuş.. Peki hangi radikal tedbiri alarak bunu aşmaya başlayacağız? Hükümet elindeki bankaları bile vermiyor kimseye.. Neden? Sat 1 dolara, kurtul. Tabii alıcı çıkarsa..
Ne kadar acı bir cevap tablosu çıkıyor ortaya değil mi?
Sonra Olimpiyat yapmaya kalkışıyoruz.. Buna, ayranımız yok içmeye derler bizim bu diyarda..
Kendimize yalan söyleye söyleye, kendimizi aldata aldata bu hale geldik..
Müthiş iyi yetişmiş beyinlerimize, batasacı sistemi düzeltme imkanı vermedik.. Kendimiz uydurduk, sonra kendi uydurduğumuza kendimiz inandık.. Sistem değişmedikçe, hiçbir şeyin düzelmeyeceğini halktan sakladık.. Her şeyimizi tek adamlara emanet ettik yıllarca.. Kendi kahramanlarımızı önce yarattık, sonra yok ettik.. Ama. Ankara odaklı sistemi bir türlü değiştiremedik..
Ülkemizde "harika çocuk" muamelesi yaptığımız Kemal Derviş, IMF kapısında hem para hem de yeni bir program yapmanın yollarını ararken, Başbakan Ecevit, IMF'yi çağdışı olarak niteleyen bir açıklama yapıyor.. Anlayan beri gelsin.. Peki diyelim ki, IMF çağdışı, ama biz çağın neresindeyiz? Çok mu önündeyiz çağın? Halimiz tam bir kara mizah..
Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz "En büyük engel kafalardaki önyargılar.. Bugün atmakta geciktiğimiz her adımın faturası, gelecekte çok daha ağır önümüze çıkartılacaktır" diyor.. Doğrudur.. Ama bunları değiştirmek, yanlışların yerine doğruları koymak da, Yılmaz'ın görevidir.. İktidar yapma yeridir, ağlama duvarı değil Mesut bey..
Washington'u aradık ve Beltway ekibi ile konuştuk. Washington'da kimse "Parayı istediğimiz gibi harcamamız" için vermeyecek.. Gelecek paranın harcanmasını kuruşuna kadar kontrol edecekler.. Çünkü Ankara beceremiyor.. Dediler ki; "Ankara alacak parayı, sonra zor durumdaki bankaları kurtarmak için onlara verecek.. Bu artık mümkün değil.."