kapat

09.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


Türkiye, Avrupa'nın çöplüğü mü?..

İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'dan bir ricam var.. Lütfen Alman İçişleri Bakanını arasın ve ona "Size bir kokainci Türk teknik Direktör yollasak orda çalışma izni verir misiniz" diye sorsun..

Bakalım Alman Meslekdaşı ne diyecek..

Bu ülkenin, Türkiye'nin onuru, bugün İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın ellerinde çünkü..

Aslında iş Tantan'a kalmamalı, Türk Futbol Federasyonu derhal ayağa kalkmalıydı. Ama aslında odacı bile olmayacağı federasyona başkan olarak gelen ve tek amacı başkanlığını sürdürmek olan Haluk Ulusoy, kendisine oy verecek her kesime her türlü kolaylığı(!) sağladığından, kendi ülkesinde tükenen ve dışlanan Daum'a bu izni anında verdi.

Aslında, Ulusoy bu soruyu Alman Futbol Federasyonu Başkanına sormalıydı.. "Benim bir kokainman hocamın, Bayern Münih'in başına geçmesine izin verir miydiniz" diye..

Alman poposu ile gülerdi herhalde..

"Ulusoy.. Ulusoy.. Bu soruyu sorarken soyadının anlamını dahi kavrayamıyorsun galiba.. Bu adamın kokain kullandığı anlaşılır anlaşılmaz, hem de başarıdan başarıya koşturduğu Bayern Leverkusen onun işine anında son vermedi mi?.. Sezon sonunda onu Alman Milli Takımının başına getirmek üzere anlaşma yapmıştık. Bu anlaşmayı derhal feshetmedik mi?.. Alman gençlerinin önüne bir Kokainmanı örnek olarak koyabilir miydik?.. Teknik Direktör, özellikle önemli takımların teknik direktörleri, ayni zamanda gençlik liderleridir. Böyle bir örneğe Almanya izin verir mi?.." derdi.

Almanya vermez.. Ama Türkiye veriyor..

Ve de işin en acı, beni en çıldırtan yanı, kimsenin, özellikle medyanın gıkı çıkmıyor..

Bin yıllık bir dini inancın, şöyle ya da böyle yerine getirilmesine karşı, tarihinde ilk kez birleşen ve isyan bayrağı açan "Türkiye dünyaya bu çağ dışı görüntülerle tanıtılamaz" diye bağıran medya, Türkiye'yi alenen, resmen ikinci sınıf bir ülke, Avrupa'nın atıkçısı durumuna düşüren bu rezilliğe karşı susuyor..

"Doğu için geçerli" diye diplomalar vardı, Osmanlı zamanında.. "Avrupa'da geçmez.. Doğuda geçer" diye..

Şimdi Cumhuriyet Türkiyesi bu duruma düşürülüyor..

Kendi ülkesinde tükenen bir uyuşturucu kullanıcısı, Türkiye'nin en eski, en onurlu, en yüce kulübünün başına gelebiliyor..

Yakıştı mı bu Beşiktaş'a..

1903.. Bu Beşiktaş'ın bu ülkede sporu başlatan kulüp olduğunun tarihi..

Beşiktaş.. Bu ülkede spor ahlakının, spor ruhunun, spor geleneğinin, spor namus ve onurunun kapısı..

Beşiktaş.. Atatürk'ün kulübü.. Evet.. Atatürk'ün.. Bu ülkenin en önde gelen tarih araştırmacılarından biri Ergun Hiçyılmaz.. Tarih yazarı.. Spor tarihi yazarı.. Üstelik Fenerbahçeli.. Buna rağmen girdiği arşivlerden sonucu çıkardı ve açıkladı:

Atatürk Beşiktaşlıydı..

"Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim" diyen Atatürk!..

Bu mu ahlak şimdi?..

Bay Daum kokain kullandığı kanıtlanmış bir adam.

Kokain kullanmak dünyanın her yerinde, bu arada Türkiye'de ceza gerektiren suç..

Kokain sporun yasak maddesi.. Kokain kullanmak dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ve en sevilen futbolcularından Maradona'nın hayatını söndürdü. Harika oynadığı Dünya Kupasından anında ihraç edildi. Ağır boykot cezaları aldı.. Bitti.

Bay Daum'un kullandığı madde işte bu..

Kokain ceza suçu.. Kokain spor suçu..

Bu yüzden Almanya anında onu dışladı.

Bay Daum üstelik bir yalancı..

Batıda en ağır suç budur.. Topluma yalan söylemek.. Nixon, rakiplerini dinlettiği için değil "Dinletmedim" diye yalan söylediği için, Amerika tarihinin en büyük başkanlarından biriyken görevden alındı.

Clinton, Monica ile seviştiği için değil, "Sevişmedim" diye yalan söylediği için Nixon'ın akibetine uğruyordu. Mahkemede "Sevişmek, cinsel birleşme anlamına gelir. Ben oral seks yaptım sadece. Bu sevişmek değildir" dedi. Mahkeme bu yorumu kabul etti de, bir başka büyük başkan, "Topluma yalan söylediği" için kovulmadı.

Daum "Ben kokain kullanmadım" diye yalan söyledi.. Kullandığını kanıtlandı..

Şimdi bu yalancı "Bıraktım.. Bir daha kullanmam" diyor.. Nasıl inanacaksınız peki..

İstanbul Narkotik Polisi Daum'un peşine ajan mı takacak?..

Kokain kullanmaktan sabıkalı biri Beşiktaş'ın başında otururken, İstanbul'un kokain alemlerini hangi yüzle basacak peki Narkotik polis..

Sevgili Tantan..

İçişleri Bakanı olarak tüm istatistiklere sahipsiniz.. Uyuştucu kullanımının Türk gençliği arasında son yıllarda nasıl artarak yayıldığını en iyi bilecek durumdasınız..

Bakanlığınız ve hükumetiniz tüm gücü ile bu yayılmayı önlemeye çalışıyor.. Gençleri eğitmek, onlara uyuşturucunun zararlarını anlatmak için trilyonlar harcıyorsunuz..

Şimdi, bu örnek ortada dururken, nasıl inandırıcı olabilirsiniz..

"Gençler keyfinizin istediği kadar kokain kullanabilirsiniz.. Endişe etmeyin, meraklanmayın.. Üzülmeyin.. 'Bıraktım' dediğiniz gün bırakırsınız, bu ülkenin en yüce makamlarının kapılarını sizlere ardına kadar açılır, Beşiktaş'a Teknik Direktör bile olabilirsiniz.."

Genç beyinlere, Türk gençliğine bu mesajın verilmesine izin verecek misiniz Sevgili Tantan..

Bu ülkede namusun, bu ülkede ahlakın, bu ülkede doğruluk ve dürüstlüğün sembolü olmuş bir İçişleri Bakanı, belki de geleceğin çok daha parlak bir lideri olarak buna izin verecek misiniz?..

***

Süleyman Ağabey,
16 yıl Başkanlık yaptığın Beşiktaş'ın üzerine tek damla leke düşürmedin. O Beşiktaş'ın bak şimdi ne yapıyor?.. Yollara düşmeyecek misin?.. "Beşiktaş herşeyin üstündedir" diye bağırarak peşine takılacak, yüzlerce, binlerce Beşiktaşlı var. Onlar bir lider bekliyor.. Ayağa kalk.. Gürle.. Divan Kurulu olağanüstü toplansın. Hatta Kongre toplansın.. Bu kara bulutlar Beşiktaş'ın üzerinden derhal kaldırılsın.

***

Türkiye Antrenörler Birliği..
Böyle bir zamanda tepki göstermez, böyle bir zamanda susup oturur ve kendi ülkesinden dışlanmış bir uyuştucu kullanıcısı yalancının bu ülkede sizlerin önüne geçirilmesine ses çıkarmazsanız, ne işe yararsınız?. Nasıl bir meslek kuruluşu, nasıl bir sivil toplum örgütüsünüz siz?.. Federasyon bu izni vererek asıl ve en başta sizleri böyle aşağıladığı anda, tüm üyeleriniz işleri bırakmalıydı.. Daum'a verilen izin iptal edilene kadar?..

Nesiniz siz?.. Ne işe yararsınız?.

***

Güngör Mengi.. Sen üstelik Beşiktaşlısın.. Bu kulübü ve onun bu ülkede neyi simgelediğini en iyi bilenlerden birisin.. İçine siniyor mu?..

Bu ülke spor servislerinin, spor yazarlarının üzerine ölü toprağı serpilmiş.. Onlar böylesine bir aşağılanmaya üstelik alkış tutabiliyorlar.. Peki ya sen?..

Ya siz?.. Hergün, ahlak, onur ve dürüstlük, hergün Türkiye yazan baş yazarlar.. Köşe yazarları.. Güneri Cıvaoğlu.. Hasan Cemal.. Hasan Pulur.. Ertuğrul Özkök.. Fatih Altaylı.. Serdar Turgut.. Sen Beşiktaşlı İsmet Berkan.. Bab-ı Ali'nin Nezih Ağabeyden sonraki duayeni Hakkı Devrim.. Sporun onurunu bize öğreten M. Ali Kışlalı.. Sen etrafa sövmek için bahane aradığın için sık sık eleştirdiğim Engin Ardıç.. Çıkar baklayı ağzından şimdi.. Her sövgünün altına imza atayım..

Zaman bu zaman..

Türkiye bu alçalmayı kabul edecek mi?.. Türkiye kendi ülkesinde tüm itibarlarını yitirmiş, uyuşturucu kullanıcısı ve yalancıların çöplüğü durumuna düşürülecek mi?.. Düşerse, bunun sorumlusu, en az ötekiler kadar "Dördüncü güç" medyanın olacaktır..

"Görmem.. Duymam.. Söylemem" diyen medyanın..

Bu ülkenin gururuna, bu ülkenin onuruna şimdi sahip çıkmazsanız, yarın nasıl inandırıcı olacaksınız, çok merak ediyorum..

Türkiye ayaklanmalı, bu ayıp derhal durdurulmalı Türk gençliğinin önüne bu rezil örnek konmamalıdır!.

***

Uyuşturucu kullanıcısı bir Türk Hoca, Bayern'in başına gelse, gelme izni verilse, Almanya öyle bir ayağa kalkardı ki, ona bu görevi teklif eden, anlaşmayı yapan ve çalışma izni verenlerin tüm kariyerleri o anda biterdi.

Alman kamuoyu gökkubbeyi bunların başına indirirdi..

Bizim halimize bakıyorum..

Ağlıyorum..

Avrupa Birliği'ne gireceğiz öyle mi?..

Avrupa çöplüğünü yanına alır mı?.

Sonra atıklarını nereye yollayacak?..

Sabah Spor'un ve benim haksızlığım..
Ben gazetelerin yıldızlarını ve notlarını çok ciddiye alanlardanım. Pek çoğunun daha maçın yirminci dakikasında verildiğini bildiğim halde..

Bu notları kamuoyu okuyor. Dahası emeği geçen futbolcular okuyor..

Kendi gazetemin bu konuda ne kadar titiz davrandığını iyi biliyorum. Zaten bu yüzden yazmak gereği duydum..

Milan maçında verdikleri notlarda büyük haksızlıklar var..

Jardel nasıl olur da Okan'dan iyi oynamış olabilir, daha fazla notu hakkeder?..

O golü atmasa, notu sıfırdı, Jardel'in.. Arif'in "Al da at" diye verdiği topu, gol yaptı.. Eee..

Olsun 5... 8.5 ne demek, hele Okan, o maçın en büyük yükünü taşıyan Okan'a 8 verilirken..

Ben kendi notlarımı yazmak istedim bugün..

Taffarel 9- Capone 8, Bülent 8, Popescu 8, Ahmet 8- Okan 10, Emre 9, Ümit 9.5, Hagi 9.5- Hasan 7, Jardel 5!..

Hagi, Milan'ı ezdi, çıldırttı, kudurttu.. Bir de akıllara durgunluk veren gol attı..

O orta üçlü.. O orta üçlü nasıl inanılmaz bir hırs, bir tempo, bir inatla oynadı.. Maçı Galatasaray'a getiren, Milan'ın canına okuyan bu orta sahaydı.. Oyuna resmen el koydular. Oynadılar.. Oynatmadılar..

Hasan iyi oynuyor, ama etkisiz oynuyor. Jardel gol dışında oyunda yok. Onun için notları düşük..

***

Okan, Arif ve Emre'yi çok eleştirdim bugüne dek.. Emre ile tanışmadık.. Ama Okan ve Arif özel yaşamda Galatasaray'da en sevdiğim futbolcuların başında geliyorlar.. Neden?..

Çünkü adam gibi adam ikisi de.. Yıllardan beri gereğinde en ağır şekilde yeriyorum.. Karşılaştığımızda, ne bir surat, ne bir sitem.. Hep güleryüzle "Hıncal Ağabey" deyişleri var..

Onlar görevlerini yapıyorlar.. Ben de.. Bunun bilincinde olmak, hem de bu yaşta olmak çok önemli.. İmparatorlarda bile olmayan bir haslet bu..

En çok onları eleştiriyorsam, belki de çok sevdiğimdendir.. Mükemmel, daha mükemmel, en mükemmel olmalarını istediğimden..

Okan, bakın asla abartmıyorum, bence dünyanın bir numaralı futbolcusu olabilir.. Topu son kullandığı anda soğukkanlı olsa ve doğru yere atsa.. Oysa onun için en kolayı bu.. Topa doğru vurmak.. En zorlarını, en inanılmazlarını yapıp, en kolayında aceleden yanlış yapmasa, yanlış yere vurmasa..

Bir de tabii, hakemle bu kadar oynamasa..

Galatasaray'dan gideceği söylenen yığınla futbolcu var. Ben en çok Okan'a üzülürüm!..

Okan'a Not: Milan maçının son dakikasında gördüğün sarı kartı eleştirirken yanlış yapmışım. Özür dilerim Okan.. Galatasaray turu geçmeyi garantileyince, Paris'teki maçın önemi kalmadı. Bu maçta oynamayarak sarı kartlarını sıfırlamak ve çeyrek finale bembeyaz çıkmak, tam bir taktik zekaydı. Son dakikadaki o sarı kartını aslında kutlamam gerekiyor.

SEVDİĞİM LAFLAR
Tanrım, hiçbir zaman çok uzak olma benden! Ama çok yakınımda da olma!Bırak seyredeyim, giysinin eteğindeki yıldızları! Ama yüzünü gösterme bana!

Bırak duyayım akıttığın ırmakların gürültüsünü, ağaçlarda estirdiğin rüzgarı, doğurttuğun çocukların gülüşmelerini! Ama tanrım! Tanrım! Senin sesini duymama izin verme! Anonim (Teşekkürler Ersin)

fIkra
Tamer Ses'den Temel karısı Fadime'ye "Bana bir şort diksene" demiş. Fadime de evdeki şeker çuvalından Temele güzel bir şort dikmiş. Temel yeni şortunu giyerek, arkadaşı Dursun'la birlikte denize gitmiş. Fakat herkes

Temel'e bakıp gülüyormuş. Temel "Dursun bu insanlar bana bakıp bakıp niye gülüyor?" diye sormuş.

Dursun "Neden olacak, arkanda Turhal şeker fabrikası, önünde de net 50 kilo yazıyor da ondan" demiş.

BİZİM DUVAR
Kredinin bini bir para ama hala belimizi doğrultamıyoruz. Nankör olan kedi değil galiba kredi..

Hakan&Utku

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır