kapat

09.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Limasollu
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Eylem zamanı

Devlet gemisi, kaptanı olmadığı için kazaya uğradı. Kemal Derviş'in gelişi en azından geminin bir kaptana kavuşmasını sağlayacak.

Bulunacak dış yardım, geminin ne çapta bir onarım geçireceğini belirleyecektir şimdi.

"Borç yiğidin kamçısıdır" diye kendini ve milleti kandıran siyaset cambazları bize yıkım bıraktı. Rekabetçi ve verimli yatırımlara dönüşmeyen borcun "yiğit" için pranga olduğunu görüyoruz.

Başbakan Ecevit, evinde kabul ettiği gazetecilere, ihtiyaç duyduğumuz dış destek için Washington'dan umutlu olduğunu belli etti.

Bu umudun dayanağı şudur:

"ABD'nin Türkiye'ye ihtiyacı var.."
Doğrudur ama Amerika, parasının hesabını bildiği için süper ülke oldu. Verdiği paranın gayya kuyusunda kaybolduğunu bile bile pişmanlık duymamış bir batığa, uygulanır bir program ortaya koymayan bir müttefike istediği parayı vermez.

Evet, Türkiye'nin arsası değerli. Ama unutulmamalı ki zora düşmüş birinin malını ucuza kapatmak daha kolaydır!

Sıkıntı var ama nerede?

"Kanlı mı olacak, kansız mı olacak?" sözünü siyaset kültürümüze Erbakan hediye etti.

Krizden çıkışımızın yol haritasını da Kemal Derviş'in Amerika temasları sonunda elde edeceği dış destek belirleyecek.

Derviş IMF ve Dünya Bankası'nın eşiğini aşındırırken Başbakan Ecevit'in IMF'yi "çağın dışında kalmak"la suçlaması, acaba beklediğimiz yardımlar üstünde nasıl bir etki yaratacak?

Ecevit "Bir başbakanın, cumhurbaşkanının sözüyle borsa düşmemeli. Düşüyorsa borsada bir sıkıntı var demektir" diye konuşmuş..

Dileriz "çağdışı" suçlaması Ecevit'e "Anlaşılıyor ki IMF'de de sıkıntı var" dedirten bir sonuç doğurmaz!

Tabii ki IMF'nin sözü Tanrı buyruğu değildir.

Yeni programın ulusal bir program olması yerindedir ama iktidar 14 ay boyunca hiç günah işlemedi mi?

Kasım ve Şubat krizlerini IMF veya UFO'lar mı çıkardı?

Dürüst bir pişmanlık..

Türkiye'nin destek gelse de, gelmese de yapması gereken şeyler var.

Bunların çoğu geçen 14 ayda yapılması gerekirken, aç gözlü siyasetin arpalıklarını feda edememesi nedeniyle yapmadığı işlerdir.

Ulusal kaynakları kara delikler yutuyor.
Komünizmden çıkan ülkeler bile özelleştirmelerini bitirdiler. Onların rekabetçi üretime yönlendirdikleri kamu kaynaklarını biz halâ KİT'lerin zararlarını karşılamak, israfa ve yağmaya harcadığımız borçların faizlerini ödemek, 3 milyona dayanmış kamu personelini doyurmak için çarçur ediyoruz.

Suçluyu dışarda aramak yerine aynaya bakmalı, gerçek yardımın dürüst bir pişmanlıktan geleceğini öğrenmeliyiz.

Yakınmak ve umut vermek işe yaramıyor.
Derviş'le yakalanan şans, gerçekçi bir programı tamamlayıp eyleme başlayarak kullanılabilir. "Bankacılık konusunda yeni düzenleme şart" sözü umut değil, bin türlü sömürüye ve devlet tarafından kazııklanmış olan tasarruf sahiplerine tedirginlik vermiştir.

İktidar lâf üreteceğine işe koyulsun!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır