|
|
Derviş söz aldı
Derviş Washington'dan Ankara'ya "Ortaklar programın arkasında durmalı" mesajı verdi
Ekonomide sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, arkasına siyasi desteği almış ciddi bir program oluşturulabilirse, gereken mali yardımın alınabileceğine inandığını bildirdi. Yeni programa destek almak için Washington'a gelen Derviş, dün ABD Hazine Bakanı Paul O'Neill ile görüştü, yeni ekonomik programın ana hatlarını anlattı. Derviş'in, öngörülen hedeflerin gerçekleşmesi için acil nakit krediye ihtiyaç olduğunu ilettiği öğrenildi. 100 milyon dolarlık serveti ile ABD'nin en zenginleri arasında yer alan O'Neill'ın da, yeni programa olumlu baktığı ve Derviş'in IMF ve Dünya Bankası yetkilileri ile yapacağı görüşmelerde "destekleyici" tavır içerisinde olacağı belirtildi. O'Neill ile görüşmeden memnun ayrılan Kemal Derviş, düzenlediği basın toplantısında, ABD finans kaynaklarının Türkiye'den güçlü program umduğunu ve destek vermek istediklerini kendisine ilettiklerini söyledi.
AVUÇ AÇAN ÜLKE DEĞİL
Türkiye'nin, "avucunu açan değil, ilerde ortaklarına iyi bir getiri sağlayacak bir ülke" olduğunu iyi anlatmak gerektiğini söyleyen Derviş, "Her şeyden önce kendi iç kaynaklarımıza güvenmeliyiz. Büyük faizlerle büyük borçlar almak iyi değil" görüşünü kaydetti. IMF ve Dünya Bankası'nın krizde payları olup olmadığı yolundaki bir soruya karşılık olarak da Derviş, "Bunun sorumluluğu, her şeyden önce buna karar veren Türkiye'ye aittir" dedi.
PROGRAMDA ZORLUKLAR VAR
Derviş, programa destek bakımından koalisyonda zorluk olup olmadığı konusunda "Programda hiç zorluk yok diyemem. Çok ciddi zorluklar var. Sorunların hiç kimseye dokunmadan çözümü yok. Mutlaka fedakarlıklar olacak" diye konuştu. ABD'deki yetkililerle yolsuzluklar konusunu görüşüp görüşmediği sorusu üzerine ise Derviş, "Yolsuzluklar gelişmiş ülkelerde de yaşanıyor, ekonomide güveni ve sosyal adaleti sarsıyor. Yolsuzluklar hoşgörülemez ve üzerine gidilmesi gerekiyor" karşılığı vermekle yetindi. Bir gazetecinin sorusu üzerine krizden önce Ecevit'e uyarı mektubu yazmadığını belirten Derviş'in basın toplantısında verdiği mesajlar şöyle:
ÖNCE PROGRAM, SONRA KREDİ
"Mevcut bir programı destekler finans çevreleri. Bu programın da bütün ayrıntısıyla ortaya çıkması ve programın uygulanabilir, siyasal desteğe sahip olması gerek. O zaman destek alabileceğiz. ABD Hazine Bakanlığı, Türkiye'yi çok yakından takip ediyor. Türkiye'deki durumun ciddi olduğunu anlamış durumdalar. Gereken ciddi programı oluşturabilirsek, önemli bir desteği de sağlayacaklarına inanıyorum."
CİDDİ ÇALIŞMA YAPILMALI
"Programın mutlaka bütün koalisyon ortaklarının kesin desteğine ihtiyacı var. Bu konuda Ankara'da önemli toplantılar yapıldığı ve pek çok konuda görüş birliği oluştu. Ortaya çıkan strateji hükümetin ortak programı olacak. Ayrıntısı üzerinde Türkiye'de ciddi çalışmalar yapmak durumundayız. Programın, on günden daha kısa sürede çıkacağını tahmin ediyoruz. Teknik açıdan Türkiye çok güçlü. Son derece değerli, gece gündüz çalışan kadrolarımız var. Tek mesele, bunu siyasal ve toplumsal desteğe sunmak."
IMF PROGRAMI ASKIDA
"IMF ile bu olaylardan sonra yeni bir programa gireceğiz. Mevcut programı yeniden yapılandıracağız. IMF kendi tarafından çalışıyor. Teknik olarak şu anda program askıda. IMF ve Dünya Bankası'nda Türkiye'nin görüşleri arasında hala mevcut farklılıklar var ve bunlar kapatılmaya çalışılıyor. Bir önceki program, IMF'nin programıymış gibi sunuldu. Bu doğru değil. Aslında o program da, Türkiye ile IMF'nin yürüttüğü ve hükümetin sorumluluğunda olan bir program."
BUNALIM FIRSAT OLABİLİR
"Bazı yapısal sorunları çözmek açısından da bunalım bir fırsat yaratabilir. Uzun zamandır yapamadığımızı belki yapabiliriz diye ümit var. 1970-80'lerde ekonomi tamamen tıkanmıştı. Kahve içemiyorduk. Sonra bir baktık, 2-3 yıl içinde Türkiye, ihracatı en hızlı artan ülke oldu. Bu bunalım Türkiye'yi önemli bir yapısal değişikliğe götürdü."
"ECEVİT'E GÜVENİM TAM. SİYASİ HEDEFİM YOK"
Başbakan Bülent Ecevit'in çok kararlı bir tutum sergilediğini ve ilk konuşmalarında kendisine "tam destek" vaadettiğini kaydeden Derviş, "Başbakan'a kesin güveniyorum. İlişkimiz uzun yıllardır sürüyor. Kendisine büyük güvenim, saygım var. Diğer ortaklarıyla da görüştük. Destek vaadettiler. Ben siyasi bir partiye üye olmayan bir bakanım şu anda. Bu üç partinin ortak hareket etmesiyle ancak başarıya ulaşabiliriz" dedi.
Bir soru üzerine, "Siyasi bir hedefim yok" diyen derviş, bunu düşünecek halde olmadığını kaydetti. Derviş, iki hafta sonra Washington'a yeniden geleceğini, Türk-Amerikan Konseyi'nin (ATC) toplantısına katılarak, Türkiye ekonomisi hakkında bir konuşma yapacağını kaydetti.
Bankacılıkta ihmal kazalara yol açıyor
Derviş, "Çok kritik bir andayız. Çok cesur ve güçlü olmak, uzun zamandır çözemediğimiz sorunları çözmek zorundayız" dedi
Devlet Bakanı Kemal Derviş, basın toplantısında bankacılık sisteminin en önemli sorun olduğunu vurguladı. Derviş, şunları söyledi: "Ülkede uzun zamandan beri çözülmeyen sorunlar var. Bunların başında bankacılık sistemi gelmektedir. Bunların üzerine kararlılıkla gidilecektir. Kamu odaklı bir bankacılık reformu şart. Başbakan Bülent Ecevit'ten bu konuda destek aldım. Sorunların çözümü için bana yetki verilmesi konusunda koalisyon arasında görüş birliği bulunuyor. Şubat bunalımına sürüklenen bankacılık sistemindeki duruma öncelikle çare bulmamız gerekiyor. Ciddi, bir daha geri dönmemek üzere adımlar atmamız gerekiyor. Kararlı davranmak durumundayız. Çok kritik bir andayız. Çok cesur, güçlü olmalıyız ve uzun zamandır çözemediğimiz sorunları çözmek zorundayız. Bankacılık boyutuyla... her boyutuyla, programın bütün boyutları biraraya gelmeden, azar azar açıklamak sakıncalı. Ekonomik strateji bütündür. Bütün olarak başarılı olabilir. Bu program, tümüyle o zaman açıklanmalı ve güven yeniden teşkil edilebilmeli. Henüz, bugün bunu açıklayacak durumda değiliz. Ondan sonra siyasal destek almamız gerekiyor. Liderler, hükümet bu programın arkasında durmak zorundadır. Onu yapabilirsek, hem banka, hem resmi çevrelerden finansal desteği sağlayabileceğiz. Programı oluşturmadan herhangi bir rakam üzerinde durmak çok yanlış olur. Bankacılık sistemindeki yapısal bozuklukları hızla düzeltmeden, kuru sabit tutmak çok zor. Başka ülkelerde de gördüğümüz gibi, kur değişken olduğunda, enflasyon ve bankacılık sistemi bozuklukları büyük bunalım yaratmıyor ama toplumu yavaş yavaş çukura götürüyor. Enflasyonla mücadelede kuru kullanmak iyi. Bankacılık sistemini de aynı kararlılıkla düzeltmek mümkün olmamıştır. Bu sorunları kökünden düzeltmek gerek. Geçmiş durumlardan ders alabiliriz. Para politikası, mali politika ve bankacılık sektörünün birarada alınması gerek. Birini ihmal etmek, diğerinde kazaya yol açıyor."
MEMURA ZAM POLİTİKASI
Derviş, bir gazetecinin sorusu üzerine, memur maaşlarına zam politikası için de şunları söyledi: "Hükümet bir bütün olarak, enflasyon konusunda son derece kararlı. Yeniden yüksek enflasyona götürecek bir icraat söz konusu olmayacak. Memur zamları açısından da, enflasyonun altında kalmayacağı konusunda IMF'nin de kabul ettiği bir politika var. Bu politika sürecek."
İÇ BORÇLAR ERTELENMEYECEK
"Bankalara yardım etmek zorundayız"
DervİŞ çözümlerde esnek davranmak ve başka ülkelerin deneyimlerinden de yararlanmak gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Bir ülke kendi parasına güveni sağlamlaştırmak durumundadır. Türkiye, ekonomik potansiyel ve toplumsal yapısına güven duyulan bir ülke. (Türk parası güvenemeyeceğiniz bir paradır. Bütün borcu yabancı paradan yapalım) dememelidir. Bu politika yanlıştır ve uygulanmayacaktır. İç borçları ertelemeyi de düşünmüyoruz."
KAMU BANKALARI KAMBUR
"Bankacılık reformunda hızlı hareket, ille de bütün bankalara el koymak, kapatmak anlamına gelmemeli. Belki kararlı bir şekilde bankalara yardım etmek de olabilir. Öz sermayesini yitirmiş bankanın iyi çalışmasını ummak hatalı oluyor. Hızlı hareket etmek... belli strateji oluşturulması ve hızla karar verebilmek. Kamu bankaları, Türkiye'nin kaç yıldır kamburu. Ziraat Bankası'nın ödediği faiz, bütün yıl ödediği maaşlara denk. Bu, banka yönetiminin kabahati değil. Çiftçiye verdiği krediden çok, büyük bilanço ödüyor. Çiftçiyi de desteklemeli. Ama desteğin açıkca ortaya konması lazım."
|
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|