|
|
Sultan'ın tahtı onu bekliyor
İkinci Bahar'ın Gülsüm'üyle röportaj yapan Ali Kırca, genç oyuncuyu Türkan Şoray'ın tahtına aday gösterdi
Aktüel dergisi "Onur Konukları" bölümünde medyanın ünlü isimlerinin röportajlarına yer vermeye devam ediyor. Geçen hafta Mehmet Ali Birand dansöz Asena ile söyleşmiş ve onu İbrahim Tatlıses hakkında konuşturmayı başarmıştı. Bu hafta da "Onur Konuğu" Ali Kırca, İkinci Bahar dizisinin Gülsüm'ü Nurgül Yeşilçay'la röportaj yaptı. Derginin kapak konusu olan röportajda Kırca, Yeşilçay'ı "Türk Sineması'nın yıllardır bir türlü boşluğunu dolduramadığı kadın yıldız tahtına aday" gösteriyor ve Nurgül'ü 5 yıl sonrasının Sultan'ı ilan ediyor. İşte Ali Kırca'nın kaleminden Gülsüm yani Nurgül Yeşilçay...
HAYATI FİLM GİBİ
*Aktüel'deki arkadaşlar bu projeyi bana önerdiğinde aklıma gelen ilk isim siz oldunuz. Nedenini sizin şu sözleriniz belki açıklar. Daha önceki bir röportajınızdan aldım: "Babamdan hiçbir iyi anım yok. Hiç saçımı okşamadı, bir küçük hediye getirmedi, 'Derslerin nasıl gitti, yine zayıf mı getirdin' diye sormadı. Annem bizi tek başına büyütmek ve zorluklara göğüs germek zorunda kaldı." Bu sözler sizin mi?
- Kelime kelime aynı mı bilmiyorum; ama, evet, ben söyledim.
*Hayır siz şöyle söylediniz.
- Nasıl yani?
*Siz şöyle söylediniz: "Babam bana hiç para vermedi. Annem gizli gizli gönderiyordu. Benim babam sorumsuzdu biraz. Hep annem bizi kanatlarının altında birarada tutmaya çalışırdı. Babam için pek önemli değildi. Bazıları zayıf getirdi diye evden kaçıyor ya, bizde hiç olmazdı öyle bir şey. Hiçbir şeyimizle ilgilenmezdi."
Size ilk okuduğum sözler Türkân Şoray'ın gençlik anılarından.
- Çok şaşırdım...
*Ben de!.. Benzerlik şaşırtıcı gerçekten. Dahası da var, Türkân Şoray 16 yaşında Yeşilçam'a kaçtı... Siz de 16 yaşınızda evden kaçtınız...
ÇOK NARSİT BİRİYİM
*Genelde sizin yaşınızda, sinema, tiyatro, televizyon dünyasında çalışan insanlar başkalarının onları beğendiği kadar kendilerini beğenmezler. Pek barışık değillerdir kendileriyle. Sizin halleriniz nedir?
- Ben beğeniyorum kedimi ama sabahları değil. Sabahları keyifsiz oluyorum genelde. O zaman içtiğim suyu da beğenmiyorum, yediğim yemeği de. Filmi de beğenmiyorum. Aradan bir-iki saat geçmesi lazım.
* Başka kusurunuz olduğunu düşünmüyorsunuz.
- Çok narsist birisiyim.
*Herkesin dikkatini çekecek, alımlı bir kadınım diye düşünüyor musunuz?
- Alımlı değilim, güzelim. Genelde Ornella Muti'ye benzetiyorlar..
HAYAT NE Kİ YANİ?
* Şimdi hep o dört starı saydık; Fatma Girik, Türkân Şoray, Hülya Koçyiğit ve Filiz Akın. Onları birleştiren ortak bir özellik var. Hem çocuksu, hem çekici, seksi anlamda çekici, erkeksi tavırları ve masumiyet hepsinin birarada olduğu bir yüz. Sizin yüzünüzde bunların hepsi var gibi. İkinci Bahar'da daha çok masumiyet yönünüz ortaya çıktı ama, sizinle konuştukça, sizin geçmişinize ilişkin yolculuk yaptıkça, sadece yüzünüzden yansıyan değil kişiliğinize yansıyan pekçok özellik anlaşılıyor. Siz öyle düşünüyor musunuz?
- Sürekli çekici olmak insana acı veriyor. Sıkılıyorsun herkesin seni sadece o gözle görmesinden.
* Size hep güzel bir kadın diye yaklaşılması rahatsız ediyor anlaşılan.
- Şimdi ediyor.
*Çekici davranmıyor, çekici olmaya çalışmıyorsunuz. İtici oluyorsunuz.
- Hayır hiç çalışmıyorum.
*O nedenle mi Türkân Şoray ilk başta sizi gördügünde "kibirli" demiş?
- O şundan ama. Türkân Şoray'ı gördüğümde nutkum tutuldu. Hiçbir şey konuşamadım. Hani birisi çok iyidir, onun yanında hiçbir şey yapamazsınız ya, hiçbir şey yapamıyordum onun yanında.
*Hayatı boşvermiş, asi bir görüntünüz var. Bu görüntü mü sahi mi?
- Görüntü değil. Hayat ne yani? Hayat geliyor ve gidiyor. O yüzden o arada kalan dönemde eğlenmek, keyif almak, sevmek, sevilmek, kafa çekmek, bunlar varmış gibi geliyor. Hayat buymuş gibi geliyor.
|
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|