Journal Of Democracy, ABD'de her üç ayda bir yayınlanır.. Yayıncısı; National Endowment for Democracy's International Forum for Democratic Studies ve The Johns Hopkins University Press'tir..
Bu yayının bu yılın Ocak ayı sayısında, dünyadaki özgürlükleri inceleyen bir araştırma yeraldı..
Araştırmaya göre, incelenen 192 ülkeden 85'i özgür, 60'ı yarı özgür ve 47'zi özgür olmayan ülkeler arasında yeralıyor..
Türkiye, yarı özgür ülkeler arasında sayılıyor..
Şu hale bakın.. 21'inci yüzyıldayız ve hala özgür ülkeler sınıfına giremiyoruz..
Bir de Avrupa Birliği'ne uyum sağlayacağız ve ilerde üyesi olacağız.. Ama yarı özgür sınıfına giren bir ülkenin, AB üyesi olması mümkün değil ki..
Yakında AB'ye tam üyelik için hazırladığımız Ulusal Programı vereceğiz.. Bakın, eski bir diplomat olan İstanbul Milletvekili Mehmet Ali İrtemçelik bu konuda özetle ne diyor
"Ulusal Program'da duyarlı konulara ilişkin olarak benimsenen formüllerin, idari üstyapımızın AB normlarına uyma iradesine sahip olmadığını göstereceği anlaşılıyor... Ne yazık ki istenmemiş ve istenmeyince de olmamıştır. Tabii bu sonuçta, henüz yeterli örgütlenme ve erginlik düzçeyine erişemeyen sivil toplmumun konuya ağırlık koyamamış olmasının da payı vardır. Türkiye'nin adaylığını sanal bir yörüngeye kaydıracak bu tarihi kararla oluşan sorumluluğun cesametini, yine tarih ilerde tarif edecektir. AB tarafı bu irade eksikliğini kuşkusuz kaydetmekle birlikte, hükümetimizi zor durumda bırakacak ölçüde bir tepki vermemeyi, mevcuk konjonktürde sanırım tercih etmeyecektir. Fakat, hem bu uyumsuzluğu kendi payına düşenleri yapmakta ağır davranmak için gerekçe gösterebilecek, hem de siyasi kriterler tam olarak karşılanmadıkça katılım müzakerelerine başlanamayacağı kuralını, yeri geldikçe bize mutlaka hatırlatacaktır. Yanlış hesap yapmamak ve ulusumuzu hayal peşinde koşturmamak bakımından bunları bugünden bilmemiz yararlı olur..."
İrtemçelik'in uyarıları bunlar.. Haklı da..
Hep söyleriz, briç klübünde futbol maçı yapamazsınız..
Türkiye, gerekli siyasi kriterleri karşılamadıkça, üyelik görüşmelerinin başlaması mümkün değil.. Bunu herkes biliyor..
Onun için de eğer AB üyesi olmayı gerçekten istiyorsak, başka çaresi yok bunları yapacağız..
Yani tam özgür ülkeler sınıfına atlayacağız..
Geçenlerde Güngör Mengi, Ali Bayramoğlu, Haşmet Babaoğlu ve ben sohbet ediyorduk. Konumuz "umut adam" Kemal Derviş idi. Herkes onun başarılı olması halinde, geleceğin başbakanı olacağı, merkez sol veya sağın başına geçebileceğini söylerken, Haşmet, Atilla Karaosmanoğlu'nun başına gelenleri hatırlattı.
Ankara'ya bakınca, o korkunç siyaset çarkının Kemal Derviş'i yemesinden korkarız. Öylesine bezdirirler ki adamı, 3 ay sonra kaçar gider. Biz bu görüşü savunduk.. Mengi, bu görüşü ortaya atan bize "Şom ağızlı" dedi.. Oysa, bizdeki siyaset çarkları kimleri öğütmedi ki.. Şöyle bir hatırlayın bakın ne isimler çıkacak karşınıza..
Not: Bayram başladı değerli okurlarımız.. Tüm okurlarımızın Kurban Bayram'ını yürekten kutluyor, sağlık ve başarılı günler diliyoruz..