kapat

04.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
ERDAL BİLALLAR(ebilallar@sabah.com.tr )


Halkı güldürün

Bu çağrımızın adresi sizlersiniz; Sayın Ecevit, Sayın Bahçeli, Sayın Yılmaz, Sayın Kutan ve Sayın Çiller...

Gelin; bu bayramı "Gülen Türkiye'nin miladı" yapmaya karar verin... Yetmezse söz verin...

Birbirinize güvenmiyorsanız; yemin edin! Yarın sabahtan itibaren bu sözü bozmamaya... Şahsi oynamayıp, paslaşmaya... Kırgınlıkları bir kenara bırakmaya... Darılmayıp sarılmaya... Faul yapmamaya, macera aramamaya... Bu maçı 65 milyon için kazanmaya and için...

Ve bizlere bir kez olsun tribünlerden sizleri ıslıklama değil, alkışlama zevkini verin...

En önemlisi bizlerden biri olduğunuzu idrak edin!

Seçkin değil, seçilmiş olduğunuzu kabul edin...

Bu halkın sizlerden himmet değil, hizmet beklediğini yine halkın önünde bir kez daha teyid edin...

Partinizden önce memleketinizin, delegenizden önce milletinizin hizmetinde olacağınıza, zalimin değil mazlumun yanında yer alacağınıza, vurguna, talana, yalana "Dur" diyeceğinize söz verin...

Ezmemeyi, silmemeyi, süründürmemeyi ülkünüz, ilkeniz olarak görün...

Bu önerileri sağduyunun sesi, halkın emri olarak kabul edin...

*

Hastanın ilaç, işsizin iş, aşsızın aş, öğrencinin okul bulduğu, insanların saygı gördüğü bir ülke yaratın! Hastanedeki, duraktaki, icradaki, adliyedeki, vilayetteki kuyrukların düşmanı olun... Aydınlık gelecekle köprüler kurun... Hizmette basiretli, sözünüze karşı iffetli, sorunların çözümünde marifetli ve en önemlisi halkınıza karşı vicdanlı, izanlı, insaflı olun...

Böylece; büyüyün, yücelin...

*

Bunları yapmak için önce birbirinizi, sonra bizleri sevin...Yaşlı dedeleri, beli eğik nineleri, ağlayan bebeleri, çaresiz babaları, boynu bükük anaları kucaklayın...

Var gücünüzle haykırın; "Artık korkmayın! Zor günler, uzun geceler bitti" diye bağırın...

Bağırın ki; yalnız bizler değil, bütün dünya duysun...

Milyarlarca insan Türkiye'nin yüzünü aydınlığa, çağdaşlığa döndüğünü anlasın...

Gelin yemin edin; bayram sabahı Türkiye'nin miladı olsun...

Bir hışımla geldi, geçti...

Temizel'le DSP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde tanıştım... Birkaç yazar arkadaşımla birlikte bir akşam yemeğinde buluştum... Dürüstlüğüne, aldığı devlet terbiyesine söyleyecek sözüm yok...

Ama...

Bunlar yetmedi, yetemezdi... "657 sayılı yasaya bağlı olarak yıllardır çalışan bir bürokrat" kimliğinden kurtulamadı, çemberi kıramadı...

Ekonomik sistemi Maliye Bakanı olduğu dönemde tıkamaya başladı...

Getirdiği yeni vergilerle esnafı canından bezdirdi, "Nereden buldun" yasasıyla kamuoyuna, her işadamını, bürokratı "potansiyel kara paracı, rüşvetçi, köşe dönücü" gibi gösterdi...

Sıcak parayı ürküttü, sermayeyi küstürdü, sonuçta sistemi kilitleyip istemeden de olsa faturayı halka kestirdi...

Ve sonuçta bunun bedelini Ecevit'in rüzgarına rağmen Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışında üçüncü kalarak partisine ödettirdi...

*

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, Zekeriya Temizel'in Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanlığı'na getirildiği dönemdeki kadar bankalara el konulmadı... Ne ekonomide radikal değişikliklerin gündeme geldiği 24 Ocak 1980 sonrasında, ne de 1994'de yaşanan kriz sırasında...

"Başka el konulacak banka kalmadı" dediği günün akşamı bir bankaya el konuldu... Sistemin kendi kendini rehabilitesine imkan sağlanmadı... Tasarruf sahipleri ürkütüldü... Yabancı para küstürüldü...

Ve ne acıdır ki; bütün bu yaşananlar sonunda Türkiye'de namusu ile çalışıp kazanan işadamlarına, bürokratlara bile "Götürücü" denildi..

Sayın Temizel onurlu davrandı...

Kendine yakışır bir şekilde görevini bıraktı...

Dilerim; emeklilik günleri mutluluk içinde geçer... İstifası hem kendisi, hem partisi ve hem de ülke için yeni bir fırsat olur...

ELEŞTİRİ

Sitelerdeki Brütüsler!
Düello edebilmek yürekliliğini gösteremeyenler, internet sitelerinde pusu kuruyor... Düne kadar önlerinde esas duruş gösterdikleri, "Baş üstüne" dedikleri, hatta yalakalık ettikleri kişileri şimdi arkadan kurşunluyor... "Çamur at izi kalsın" ilkelliğini ilkesi yapıyor...

Ve ne yazık ki; bilimin hediyesi olan bu siteler kin kusma, hakaret etme, hatta küfür etme yeri halini alıyor...

Habercilik adına kurulan siteleri tenzih ediyorum... Çünkü onlar hizmet üretiyor, kamuoyunu bilgilendiriyor... Eleştirse bile ismini kullanma yürekliliğini gösteriyor, nezaket çizgisi dışına çıkmıyor...

Ama ya karalayanlar, hukuksal boşluğu fırsat bilip insanların itibarlarını ayaklar altına alanlar, nefret duygularıyla hareket edip aşağılayanlar, belden aşağı vuranlar... Onlar prim yapıklarını zannediyor... Hatta "Yazılamayanları bu site yazar" gibi sloganlarla kendilerine itibar yaratma çabasına girişiyor..

Oysa yazdıkları fikir değil, küfür...

Bu sitelerin sahiplerini, yazarlarını iyi tanıyın... Eleştirdikleri kişi, kurum veya medya kuruluşları ile geçmişteki ilgilerine, ilintilerine bakın.. Mutlaka başarısızlıkları nedeniyle işlerine son verilenler, eli sıkılıp "Güle güle" denilenler... Bunlar ekmek yedikleri çanağa tükürenler... Brütüs gibi arkadan hançerleyenler..

İĞNE
Damadın elini sıkıp, gelini öpmeye kalkıyorsanız,

DOĞRU SÖZ

* HANİ KRİZ VARDI? Bayram tatiline çıkanlar dün Kaynaşlı gişelerinde 15 kilometrelik konvoy oluşturdu...

* NETEKİM DOĞRU:

Kenan Evren: "Benim bir ayda elektriğe verdiğim para, asgari ücretten çok..."

UYUMAYIN!

* ŞİŞLİ Meşrutiyet Mahallesi Yeni İlhan Sokak'ta elektrik voltajı 160-170'lere düşüyor. Elektrikli ev aletlerimiz sürekli arızalanıyor.

Muammer Oğuzhan

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır