


Beriki Türkler
Beriki Türkler, "öteki Türkiye"de yaşayanlardan hem çok farklı, hem de hiç farksızlar. Kurban Bayramları da yok, Ramazan Bayramları da.
Bu yüzden cumaları ya da pazartesileri birbirine ulayarak kuyruklu tatil yapma işini keşfetmiş değiller.
Keşfedecekleri de yok.
Çünkü Müslüman değiller.
(O da yetmezmiş gibi bir de) Ortodokslar.
Yani Türkler'in tarih boyunca en çok savaştıkları "düşman"la bir de "din kardeşi" durumundalar.
Bu kendileri için de çok kafa karıştırıcı.
Ama buralara gelen ve onları tanıyıp bir anda kanı kaynayan Türkiye Türkleri'nin kafası daha çok karışıyor:
Sen hem "gavur"la din kardeşi ol, hem de Türk'ün "kan kardeşi"...
***
Gagavuzlar'ın kendi meclisleri (Halk Topluşu), kendi devlet başkanları, kendi özerk yurtları var. Kendi dillerinde gazete çıkartıyorlar, kendi okulları var.
Moldova'nın güneyindeki Gagavuzya'da köy ve kasaba adları Türkçe: Çadır, Çeşme, Taşlık, Ördekburnu, Tuzla, v.s.
Tarıma dayalı bir toplumsal düzenleri var. Denizle bağlantıları yok. Üretim tümüyle doğal koşullara bağlı. Toplumsal yaşamın yeknesaklığı, tekdüzeliği gençleri göçe zorluyor.
Gagavuzlar 'sonsuz bir şimdi'yi yaşıyor gibiler. Geleneklerine bağlılıklarının; tarihlerini, göreneklerini, en önemlisi dillerini yüzlerce yıldır canlı tutmalarının tek nedeni bu.
Geçmişi gelecekle değiştirmek, eskiyi yeni ile değiş tokuş etmek istemiyorlar.
Eski derken "en eski"den yani , Orta Asya zamanlarından zaten vazgeçmeye hiç niyetleri yok.
Gerçi "yakın geçmiş"ten de kopmak istemiyorlar.
Nitekim eski Sovyet coğrafyasında Lenin'in heykellerini kaldırmayan tek ulus bunlar.
Bunun bir başka izahı daha olabilir.
Gagavuzlar buralara göçtüklerinde Şaman idiler. Lenin'den vazgeçememeleri belki de putseverliğe yatkın olmalarından.
Ama yine de Lenin'in heykellerini kaldırmak istemeyişlerinde, yerine dikecek değerde başka bir şey bulamamalarının payı büyük.
"O bizim geçmişimiz" diyorlar ve akıllarına gönüllerine yatacak yeni bir şeye rastlayıncaya kadar geçmişe sahip çıkma kararlılığından vazgeçmeye niyetli görünmüyorlar.
Geçen Pazar yapılan seçimlerde öteki bölgelerde Komünist Parti'nin oyları yüzde 60'lardayken, Gagavuzya'da bu oranın yüzde 80'i aşması bundan.
***
Gagavuzlar'ın, Türkler'le benzerliği öteki Türkiye'dekilerin birbirlerine bezerliklerinden daha çok.
Türkü seviyorlar. "Bunda şaşılası ne var?" diyorlar ve ekliyorlar:
"Türk'ü seven türkü sever."
İşte seçim sırasında çaldıkları plaktan bir dize:
"Ben bir Gagavuzooluyum, dağda gezerdim.
Çalıya çırpıya kelle dizerdim.
Esen rüzgârdan izler seçerdim.
Kimsem yoktu, balkanda gezerdim.
Demir topuzla kelle ezerdim."
***
Gagavuz kardeşlerimizin Demir Perde'den ve ana dillerinden asla vazgeçememesinin asıl nedeni acaba ne?