kapat

04.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Mıh, at, nal ve vatan kurtaran yiğit..

Başlığı açmamız icap ederse "Bir mıh bir nal, bir nal bir at kurtarır.." diye başlarız ve "Bir nal bir yiğit, bir yiğit bir vatan kurtarır.." diye de bitiririz.. Yiğitten kendimi kastetmiyorum.. Başka havalardayım..

Önümüz bayram.. Madem deniz kenarına kaçacak parayı bulamayıp buralarda kaldınız.. Madem kendinize astronot kıyafeti gibi birşey uydurup kayağa gidemediniz.. Oturun oturduğunuz yerde..

Şapkası olan alıp önüne koysun, olmayan gazete kağıdından şapka yapıp onunla idare etsin.. (Hanımlar postişlerini de bu amaçla kullanabilirler..) Herkes önüne koyduğu şeye gözünü dikip;

- "Acaba paçayı nasıl kurtarırız.." diye düşünsün..

***

Rahmetli Özal başımızda olsaydı birşey icat eder, paçayı kurtarma formülünü önümüze koyardı.. O da yok.. Baba kendini yeni villasına kapamış kimseye akıl vermiyor.. Olanı kendine saklamakta..

Şu sıralar yine kıpraşmaya başladı zaten.. Belli ki uyumlu koalisyon hükümetimiz ile hasımlarına bakıp, planlar yapmaya başladı..

- "Bilgim var, tecrübem var, çekirdeksiz üzümüm.. Beni bir daha deneyin.." diye er meydanına çıkması yakındır.. Yani ondan bize hayır yok..

Yaratıcılık şart..

Rahmetli Özal, ekonominin kuyruğu sıkıştığında "Yaratıcı olun.." diye başlayıp akıllar verirdi.. Sektörler ilanı kestiğinde o tersini yapar;

- "İlan verin, reklam yapın.." diye milleti gaza getirirdi.. İşe de yarardı..

Özal'dan kalma formüller bir lokanta sahibinin aklına yatmış ki bu krizin ortasında kendince bir kampanya yapmış.. İlanla müşteri arıyor..

Hem de Şamdanlar'ın, Lailalar'ın, Havana'daki mekanların sesini kestiği bir ortamda..

Verdiği reklamda kendini ve mekanını anlatmaya şöyle başlamış:

- "Sizi hergün seher sekizden gece ortasına kader restoranımızda gözleyirik.."

Güzeeel! Demek ki hizmeti akşamüstü değil seherde başlatarak onsekiz saate yaymış.. Hedef ciroyu büyütmek.. İlan, mekanı tarifle devam ediyor:

- "Bizim restoran demek; lezzetli yemek, tez ve mihribancasına hidmet demektir.."

Servis çabuk.. (Hidmet) dediği (Hizmet).. Eski yazıda (Dal) ve (Zal) harfleri birbirine benzer.. Arada bir noktalık fark var.. O nokta yazarken atlanıldığında kelime dallanır..

Arapların (Ramazan)'a (Ramadan) dedikleri gibi.. Devam ediyorum:

- "Burası, dostlarla eğlenmek isteyenler, çok meşgul olanlar, ve tez hizmet arzusunda olanlar üçün restorandır.."

***

Açık sözlülüğü severim.. Demek ki dostlarıyla yiyip içip eğlenmek isteyenleri bekliyor..

Haaa! Eğer niyetiniz bu değilse başka.. Arkadaşınızı yemek bahanesi ile bir restorana götürüp, muhabbetin ortasında hır çıkaracaksanız, diyelim.. Masadaki şarap şişesini adamın kafasına ekleştirmeyi planlayanlar başka yerleri seçsin..

Ne bileyim, Le Cıgar'a gitsin.. Down Town'a, Mezzaluna'ya gitsin.. Buralar sapa olduğundan polis gelmeden kaçması kolay olur..

Tanıtım devam ediyor:

- "Burası ailevi restorandır.. Burada dostluk muhiti ve misilisiz temizlik vardır.. Bizim restoran hemişe hoş teessürat demektir.."

(Hemişe)'den kasıt (Sıkça) oluyor.. Zaten ilandaki son cümleden de bu anlaşılıyor:

- "Bizim restoranına bir defa gelseniz, bura hemişe gelmek arzusunda olacahsınız.."

Kanaat Helacısı..

İşte söylemek istediğim bu.. Hem krizin ortasında ilan verme cüreti hem de kendine güvenden kaynaklanan bir yaratıcılık.. Bu konuyu iş dünyasının "hemişe" düşünmesi lazım..

Nitekim, ......'da umuma açık tuvalet işleten Paytak Osman Bey de bir girişimci olarak böyle düşünmüş; kurusundan, sulusundan arttırdığı paralarla gazete reklamı vermiş..

Reklam "Kanaat helacısı Paytak Osman" diye başlıyor.. Müşteriye "rahatlama konusunda" içten temenniler sunduktan sonra indirimli fiyat veriliyor:

- "Büyük 100 bin lira, küçük 50 bin lira.."

İlanın sonunda da ahaliyi derinden vuracak olan promosyon açıklanıyor: "İki büyük yapana bir küçük bedava!"

Bu kriz ortamında kaçacak fırsat değil..

***

İlanı verenin lakabına bakıp, sakın ola ki icraatını küçümsemeye kalkmayın.. Paytak Osman, yiğit lakabıyla anılır dediğimiz hür girişimcilerden biri.. Çağı yakaladığı ilanın dibine kondurduğu (www.jackal17.bizland.com) nottan da belli..

Internet'ten bağlantı kurup, önceden rezervasyon yapma şansınız var..

Internet marifetiyle Paytak Osman Bey'e ulaşıp, fiyat alabilirsiniz.. İşletemenin hizmete uygun saatlerini öğrenebilirsiniz.. Hatta grup indirimi isteyebilirsiniz..

Bu iki ilanı sizlere ulaştırırken isim ve mekan vermemeye özen gösterdim.. Sebebi de maliyecileri tahrik edip, bu firmaların başına sarmamak için.. Yoksa çekindiğimizden filan değil..

ooo

Ben bu yazıyı yazarken Nebil aradı.. Hükümette değişiklik olmuş, Amerika'dan gelen Kemal Derviş bakan yapılmış.. Zekeriya Bey istifa etmiş..

Gidenlere Allah selamet versin.. Gelirken de itiraz etmemiştim, gittiklerinde de etmem.. Ancak vatan kurtaracak yiğit aranırken gözümüzü illa ki Amerikalar'a dikmek şart değil..

Bu vatan topraklarında da nice yiğitler var.. Mesela bana ulaşan bir kartvizitten biliyorum.. Bursa'da mukim Bahtiyar Hakkı Yaratanakul kardeşimiz..

Üşenmeyip, kartvizitine fotoğrafını da bastırdığından temiz yüzlü bir insan olduğunu biliyorum.. Yalnız kravatının düğümünü biraz büyük tuttuğundan karizmayı hırpalamış..

Kravatın düğümüne biber dolmasını değil, yaprak sarmasını model almalıydı.. Her neyse, kartvizitinde aynen şöyle yazıyor:

- Bahtiyar Hakkı Yaradanakul.. Makina Mühendisi, Dokuz Eylül Üniversitesi 1991.. (Bu mezun olduğu tarih)

Karta yazılı özellikleri de şöyle:

- "Özel Öğretmen, İktisadi İlimler Teknik ve Sosyal Bilimler Araştırmacısı, bilim ve fikir adamı.."

Eskilerin, yiğidi tarife ne hacet, dedikleri türden bir durum.. Acaba Amerika'dan gelen Kemal Derviş Bey, Bursa'da hizmet vermeyi bekleyen Bahtiyar Hakkı Bey ile birlikte çalışmaz mıydı?

Böylece, vatan kurtarma yolunda "Türk-Amerikan Sentezi" yakalanmaz mıydı?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır