kapat

04.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


Haydi deniz kenarına, parka..

Tam Sertab'ın şarkısındaki hale geliyoruz ya..

"Yırtık pırtık blucin.. Haydi, haydi, gidelim parka.."

Bugün Pazar, yarından itibaren bir hafta bayram tatili.. Dolar krizi dış turizmi çökertmiş. Türk parasının bir daha pul olması da iç turizmi..

Kaldık mı İstanbul'da..

İşte size bir tatil tavsiyesi..

Bakın hava ne güzel..

Parka gidelim.. Hem de deniz kenarına..

Kuruçeşme'ye.. Bedrettin Dalan'ın bu kente kazandırdığı güzelliklerden biri var. Cemil Topuzlu parkı.. Yemyeşil ağaçlar.. Çimler.. Gölge.. Güneş.. Emsalsiz boğaz..

Belediye de sizi düşünmüş.. Piknik masaları yerleştirmiş ağaçların altına..

Gelin karşılıklı oturun, sıraya oturur gibi.. Serin damalı örtünüzü.. Çıkarın haşlanmış yumurta, kuru köfte, zeytinyağlı dolmanızı.. Çocuklar oynasın.. Siz temiz hava alın.. Denizi seyredin.. Geçen vapurlara bakın.. Boğaz'ın kolyesi köprülerden geçenleri izleyin..

Bakın şu köşeyi balık tutanlara ayırmış belediye.. İnanmazsınız.. Çok ucuz fiyatla olta kiralıyor, denemek isteyene.. Bedava da yem veriyor.. Tam karşıya bakan şu öte köşede bir mucize var.. Belediye Kültür Müdürlüğü bir ressam getirmiş oraya.. Hani şu TRT 2'de resmi yaparken, nasıl yapıldığını anlatan tatlı adam gibi.. İsteyenlere çok ucuz fiatlarla tuval ve boya da veriliyor.. Ressam karşının, Çengelköy'ün resmini yapıyor anlatarak.. Bir tuval ve boyaları alın, siz de başlayın onunla isterseniz.. Ya da canınızın istediği resmi yapın..

Amatör müzisyen misiniz?.. Hokkabaz, hünerbaz, taklitçi, mimci.. Onu da çözmüş belediye.. Kültür müdürlüğü başvuruları izlemiş, ayıklamış.. Programlamış.. Minik şovunuzu parkın ortasındaki podyumda yapabilirsiniz tatil günü akşama kadar.. Hem millet eğlenir, hem de, bu keyfi izlemeye gelen birkaç televizyon kamerası sizi yakalarsa, bakarsınız aniden şöhret de olabilirsiniz?..

Spor mu?.. Boğaz'ın kenarında yürümek yetmiyor mu?..

İşte size bir pota.. Bir voleybol sahası.. Koşun.. Koşun.. Toplar belediyeden.. Siz oyuncu bulun..

Temiz hava alın.. Keyif alın.. Yaşayın.. Yaşamanın, hayatta olmanın asıl mutluluk olduğunu hissedin..

Yaşıyorsam, savaşırım, savaşırsam başarırım deyin..

Size bu güzel keyfi bedava sağlayan Belediyeye de teşekkür edin, akşam üzeri evinize dönerken.. Çöplerinizi toplayıp, ağzını bağladıktan sonra, belediyenin kapaklı kutularına atarken..

***

Herşey bittiği zaman hayal kur..

Ben de öyle yaptım..

Sakın ola, bunlara inanıp Kuruçeşme parkına inmeyin.. Orada öyle piknik masaları filan yok.. Ayakta dolaşırken birşey atıştırırsanız belki kızan çıkmaz ama, maazallah mesela bir bir kutusunu ağzınıza götürdüğünüz görülürse hapı yuttuğunuzun resmidir..

Manzara mı?.. Boğaz mı?.. Güldürmeyin beni sakın..

Sırf Dalan'ın parkını silmek için Nurettin Sözen burayı gemi bağlama yeri yaptı. Ardından gelenler adeti sürdürdüler..

Sonbahardan beri Denizcilik İşletmelerinin Akdeniz seferi yapan dev gemileri burada sıra sıra bağlı duruyor. Deniz kenarı parkı ile denizi ayırmak, insanların ruhunu karartmak için..

Parkta insan yok. Gelmesi de istenmiyor. Önünde sıra sıra çöp kutuları.. Kapakları açık.. Etrafları leş.. Köpekler yiyecek bir şey bulmak için darmadağın etmişler.. Belediyenin çöp kutusu, mikrop ve koku yuvası.. Görüntü insanı kusturur..

Balık avlama köşeleri, spor tesisleri, amatör müzisyenler podyumu, resim yapmak isteyenlere, tuvaller ve boyalar mı?..

İnandınız mı?.. İnanmıyorum.. Bu kadar saf olamazsınız..

Size bir hayal mi yazdım o zaman..

Hayır..

Los Angeles, Venice Beach'te bir Pazar sabahından yarım saat naklettim o kadar..

Benim Boğaz'ım o Venice Beach'e on kafa atar..

Peki niye ora öyledir de, bura böyledir?..

Çünkü orada, Belediye var.. Çünkü orada, kendi hakları, kendi yaşamları, kendi mutlulukları için Belediyeleri zorlayan insanlar var..

Bende belediye yok.

Niye yok?..

Önüne konanı, konduğu kadar yemeğe alışmış bir sürüyüz de ondan..

Kimse darılmasın, kızmasın..

Biz böyle yönetilmeye layık olduğumuz, biz böyle yönetilmeyi hakkettiğimiz için böyle yönetiliyoruz..

Bu sabah Kuruçeşme'ye Cemil Topuzlu Parkı'na gidin.. Boğaz yerine Samsun Vapuru'nun kıçını seyredin ve bu yazdıklarımı hatırlayıp, Venice Beach'i hayal edin..

Sonra kendi kendinize sorun?..

Ben bunları hak etmemek için ne yaptım?..

Hiçbirşey yapmadınız dostum.. Hiçbirşey yapmadınız..

Sorun o zaten.. Hiçbirşey yapmadınız..

Bizim ülkede sivil toplum örgütleri, hep "Olmasın" diye ayağa kalkarlar. Olmasın, yapılmasın, dursun..

Siz hiç "Şunu yapın" diyen bir eylem hatırlıyor musunuz?..

Eeee..

Pazar keyfi sizin neyinize..

Picamanız üstünüzde, terlikleriniz ayağınızda kalsın.

Televizyon neyinize yetmez ki?..

Hem hayalse eğer, aptal kutusunda daniskası var..

BİZİM DUVAR
Hırıstiyanlara'a yılda bir gün

ama bize her gün Kriz'miş...

Hakan&Utku

EĞER
.. çocuğunuzu ünlü birine evlatlık vermek zorunda kalsanız

(Nilüfer hariç.. O zaten aldı)

kimi seçerdiniz?.

.. tarihin üç ünlü müzisyeni ile bir gece geçirmeniz mümkün olsa, kimleri davet ederdiniz?.

.. bir ev aleti icad etme şansınız olsa, neyi icad etmek isterdiniz?.

SEVDİĞİM LAFLAR
Gözlerinizi hedefinizden ayırırsanız, engelleri görmeye başlarsınız.

Pazar Neşesi

Pazar Neşemiz bu hafta adını saklayan bir okurdan geldi..

Serdar, barda mahzun mahzun oturan arkadaşına sordu:

"Dün akşam, o muhteşem kızıl saçlıyla çıkmıştın.. Nasıl geçti?"

"Beni evine götürdü" dedi arkadaşı..

"Eeeeeef!.."

"Cavit, buluzumu çıkar, dedi."

"Eeeeef!.."

"Cavit, sütyenimi çıkar, dedi."

"Eeeeeef!.."

"Cavit, geri kalanı da çıkar, dedi."

"Eeeee.. Sonraaaaf?.."

"Sonra sabaha kadar Cavit'le seviştiler" dedi, iç çekerek, Temel!..

Hakan&Utku'dan tatil keyfi...
"Uzaaay.. Uzaay duy sesimizii..."

Son MGK toplantısında çok şükür korkulan olmadı. Başbakan toplantıyı terketmedi. Havalarda anayasalar uçuşmadı, kimse kimseyi nankör kedi olmakla suçlamadı.

Sadece kimsenin aklına gelmeyecek bi karar çıktı. Uzaydan etkin bir şekilde yararlanılması için gerekli tedbirlerin alınması kararlaştırıldı. Şimdi herkes insanlık için küçük MGK için büyük bu adımı çözmeye çalışıyor. Herhalde MGK yaşadığımız gezegenden ümidini kesti ve gözünü yükseklere dikti. Ee bu durumda ne yapmalı, MGK'ya yardım etmeli.

İşte, içinde dostluk mesajımızın yer aldığı bir ses kaydının uzaya yollanmasıyla başlanmalı. Evrene seslendiğimize göre mesajı Evren Paşa okumalı. "Netekim biz dostuz benim uzaylı hemşerilerim" mesajının ardından ünlüler korosundan Türkiye'yi en iyi anlatacak şarkı "Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar, yeryüzünde sizin kadar yalnızız" kayıda eklenmeli.

Uzay Bakanlığı acilen kurularak Uzay Bakanı olarak Mustafa Topaloğlu görevlendirilmeli.. Samanyolu'ndan Berkant sorumlu tabii.. Rakipsiz.. Ay Dede, Onur Erol'a bırakılırsa, bir kaç ameliyatla bakarsınız gençleşir.. Güneş'ten de 40 yılın aydınlıkçısı Doğu Perinçek sorumlu olursa bu bakanlık iş yapar.

Uzaylılarla iyi ilişkiler kurmak için bize iyi bir aracı heyet lazım.. Mustafa Topaloğlu başkanlığında kurulacak bu heyete dünyayı kurtaran adam Cüneyt Arkın ve tabii Reha Muhtar kesin olmalı. Uzaylılara soracak o kadar çok sorumuz var ki bu işi en iyi Reha abimiz yapar.

Bu heyet işini iyi yaparsa en kısa zamanda Uzay Birliği'ne gireriz. Ondan sonra AB bizi almış almamış kime ne? Jüpiter'le, Neptün'le ticari ilişkiler geliştiririz. Güneş'le işbirliği yapıp ülkenin enerji darboğazından çıkmasını sağlarız. IMF yerine Andromeda'dan kredi isteriz.

Kara Deliklerin sırrına vakıf uzaylılardan Karaoğlan'ın sırrını araştırmalarını isteriz.

Niğde Aksaray semalarında yıllardır gezinen uçan dairelerin rahatlıkla inebilmesi için İncirlik Üssü'nü tahsis ederiz. Böylece daha sık gelen uzaylılar en kısa zamanda Uzay-Yol hükümetini kurup memleketi yönetmeye başlarlar. Şimdiki hükümetin de uzaylılardan farkı yok nasılsa.

Futbol takımlarımız artık Afrika pazarı yerine Uzay Pazarı'na yönelebilirler. Ucuz, yetenekli ve dört beş bacaklı futbolcular transfer edilir. 5+1 kuralına gerek kalmaz. Mustafa Denizli de maçlara hesap makinesiyle çıkmaktan kurtulur.

Heybeli'ye kurulacak istasyondan her gece mehtaba seferler düzenleyebiliriz. Ay'da Ocakbaşı, Dedikodulu Meyhane gibi gerekli tesisleri bir an önce kurup tesislerin masraflarını Ay'a ayak basan Amerikalılardan ayak bastı parası olarak çıkarabiliriz.

Maliye Bakanlığı'na uzaya taşırız. Böylece bütçedeki delikler, ozon deliklerinin yanında devede kulak kalır.

Tüm çabalarımıza rağmen uzaylılar sesimize yanıt vermedi diyelim. O zaman da üzülecek bi şey şey yok. Sonunda uzayda akıllı canılılar olduğunu ispatlamış oluruz, fena mı?

hakanutku@hotmail.com

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır