kapat

04.03.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Büzülmeyin! İçinize kapanmayın!

Bugün arife, yarın bayram. Hatırlıyor musunuz, geçen kurban bayramında beklentiler neydi? Geçen bayrama ülkede her sınıftan, her gelirden, her kaliteden insan; arzular, iştahlar, harcamalar, ihtiraslar tramvayına binmiş olarak girmişti.

Hatırlayın... Hatırlayın...

Geçen bayramı bir düşünün.

İştahlar neydi?

Arzular, beklentiler....

Hayaller neydi?

Tablo şöyleydi:

Depreme dayanıklı ev almak.

Apartmana doğalgaz getirtmek.

Kablolu TV bağlatmak.

Otomobili yenilemek.

İthal otomobil almak.

Çocuğu özel okula göndermek.

Kredi kartlı hayata geçmek.

Ailede babanın bir cep telefonu var. Anneye de, üç çocuğa da, hatta dedeye, nineye ve hatrı kalmasın diye kaynanaya da ayrı ayrı cep telefonu almak.

Evi de bilgisayara kavuşturmak.

Çocukları da internete girebilecek ve bilgi arayıcısı kılabilecek imkanlarla, fırsatlarla donatabilmek.

Yazın tatile çıkmak.

Özel doktora gidebilmek.

Sağlık sigortası yaptırabilmek.

Özel hastaneye gidebilmek.

Borsa'dan bir tüyo almak.

İşleri büyütebilmek...

Sınıf atlamak.

Köşeyi dönmek...

***

Eksiği var, fazlası yok. Geçen kurban bayramı aynen böyleydi. Her kesimden insan; sınıf atlayan, çıta yükselten , iştah kabartan, arzu ateşleyen, ihtiras tetikleyen bir havada girmişti bayrama. Bu yıl ise krizli bir bayrama giriyoruz. Sağdan, soldan, çevreden bana soruyorlar; "Krizde ne yapmalı? Nasıl davranmalı?" diye... Ben de; "uzmanına sormalı..." diye cevap vereceğime, uzmanları bulup kendim konuştum. Ve şu reçeteyi çıkarttım:

Paranın üzerine yatmayın.

Alışverişinizi kısmayın.

Arzularınızı frenlemeyin.

İştahınızı köreltmeyin.

Alışveriş yapın.

Siz ne kadar çok alışveriş yaparsanız, krizi aşmaya o kadar yardımcı olursunuz. Çünkü yapılan her alışveriş, satın alınan her hizmet, o malı ve hizmeti üreten işyerinin ayakta kalmasına yardımcı olacak, duran çarklar dönmeye başlayacak.

Esnafsanız...

Tüccarsanız..

İthalatçı iseniz...

Fabrika sahibiyseniz...

Malın üzerine yatmayın...

Fiyatları ucuzlatın...

Fiyat kırın...

Daha kırın..

Malı satmaya bakın.

Dükkan kirasını indirin...

Ev kirasını indirin...

Kâr oranlarını düşürün.

Dolara hücum etmeyin, "devalüasyon yapılmadan önce paramı dövize çevirmiştim, ben ne akıllıyım, krizden kurtuldum" diye boş hayallere kapılmayın. Eninde sonunda bu kriz kazığından, yüksek para sahibi uyanıklar ve içerden bilgi sızdırmış oyuncular hariç, herkes payını almıştır, alacaktır.

İthal malı satın almayın.

Yerli malı alın.

Yerli fabrikalar yaşasın.

Yerli işletmeler yıkılmasın.

Patronsanız işçi atmayın.

Ücretini azaltın, maaşını kesin, çalışma saatini uzatın, ama insanı işten atmayın.

***

Büzülmeyin..

İçinize kapanmayın...

Depresyona girmeyin...

İşten atıldıysanız, yeni iş arayın. Dün razı olmadığınız işe ve ücrete bugün razı olun. Bir cevheriniz varsa, emeğiniz, aklınız, bilginiz bir işe yarıyorsa, kriz geçince daha yüksek ücretle iş bulabileceğiniz umudunu yitirmeyin.

Kahveye, meyhaneye düşmeyin.

Yaşım geçti demeyin.

Yeni kurslara gidin..

Yeni meslekler, beceriler öğrenin.

Aile dayanışmasını yükseltin. Karı-koca birbirinize düşmeyin, birbirinizi suçlamayın, birbirinizi destekleyin. Çocukların ütopyasını tahrip etmeyin. Evin reisi erkektir, dolayısıyla eve parayı erkek getirir eski anlayışından vazgeçin, siz de çalışmaya başlayın.

Evin oğlu iseniz...

Siz de aileye destek olun.

Evin kızı iseniz...

Siz de iş aramaya başlayın.

***

Ankara'da politikacı iseniz.

Milletvekili iseniz..

Bir dairenin başı iseniz...

Senin adamın, benim adamım iğrenç kayırmasından vazgeçin. Devleti torpilli, beceriksiz, iş bilmez adamlarla doldurmaktan vazgeçin. Bayramda devletin verdiği makam arabalarına binmeyin, özel işinizde bu araçları, devletin benzinini, şoförünü kullanmayın.

Ordunun generali iseniz...

Batık ekonominin güçlü ordusu olmaz, unutmayın. Orduların birinci görevinin ekonominin güçlenmesi, ülkenin zenginleşmesi olduğunu unutmayın. Ordu harcamalarını gözden geçirin, "silahtan, tanktan, toptan, uçaktan şu kadar tasarruf yaptık, örnek olsun..." diye halka moral verin.

Gazeteci iseniz...

Halkın alabileceği ucuz gazete yapın, gazetelerin içini zenginleştirin. Doldurma gazete yapmayın. İşsiz kalmış gazeteci iseniz genel yayın müdürlerini kıskançlıktan çatlatacak yeni projeler yaratmaya bakın. Basın sektöründe, bu yıl sonuna kadar, her 10 çalışandan 6'sının işsiz kalacağını unutmayın.

Gazeteci iseniz, gazetecilik yapın, bankacılık yapmayın.

Bankacı iseniz...

Gazetecilik, cep telefonculuğu, petrol istasyonculuğu yapmayın. Bankanızı hortumlamayın ve hortumlatmayın.

Fabrikatörseniz..

Holding sahibi iseniz...

Tek yol ihracat deyin...3 üretiyorsanız, 2'sini dış pazara satmaya bakın ve bunu başarın.

Nice krizsiz bayramlara!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır