kapat

27.02.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kurban Bayramı
ERDAL BİLALLAR(ebilallar@sabah.com.tr )


Halk Bankası tefeciyi geçti!

Halk Bankası, dünden itibaren esnafa verdiği kredilerde temerrüt faizini yüzde 1000'e çıkardı... Yani tefecinin insafsızlığını, IMF'nin vurdumduymazlığını gölgede bıraktı... Atatürk'ün esnafa destek olması için kurduğu banka bugün esnafın yüreğini söken, kanını emen kurum halini aldı...

Varsayalım küçük bir esnafsınız 1 milyar lira kredi aldınız, gününde ödemediniz; yandınız! 1 milyar liralık borca uygulanan günlük gecikme faizi 30 milyon; ayda 900 milyon lira.. Siftah edemeyen, kirasını ödeyemeyen, öğle yemeğini sefertası ile getiren esnafın bu parayı ödeyebilmesi mümkün mü? Tabii ki ödeyemeyecek... Her ay 1 milyar lira katlanan faiz sonunda kepengi indirtecek... İş icraya gidecek, esnaftan mal bildirimi istenecek... Hangi malı bildirsin ki? Raftaki, tezgahtaki mal zaten toptancının... Sonuç 10 gün hapis... Üstelik tecilsiz... Hapse giren borçtan kurtulsa iyi.. Allah'a can borcundan evvel, Halk Bankası'nın önüne koyduğu borç miktarını mutlaka ödeyecek...

Dün konuştuğumuz Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefaletleri Birlikleri Merkez Birliği Başkanı Suat Yalkın, Halk Bankası yönetimine "Bu düşmanlık niye?" diye soruyor, ardından ekliyor:

"Artık 20 milyon esnaf olarak başımızın çaresine kendimiz bakacağız... Gücümüzün ne olduğunu bilmeyenlere kanıtlayacağız... Çünkü bunlarda artık utanmak sıkılmak kalmadı..."

*

Suat Yalkın haklı... Krizin bitirdiği esnafa son indirici yumruk "Benim" dediği bankasından geldi... Hem öylesine bir yumruk ki; dünyası değişti... Ankara'da oturanlar, koltuk kavgası yapanlar artık uyanın... Rejimin, düzenin çimentosu olan esnaf çatlıyor... Son bir hafta içinde konuştuğum yüzlerce esnaf sokağa dökülmek için fırsat kolluyor...

Benden uyarması...

İspiyonculardan Tantan da rahatsız!
VALİDEN kaymakama, belediye başkanından emniyet müdürüne kadar kızdığı, kin duyduğu bürokratları yalan yanlış iki satır mektupla İçişleri Bakanlığı'na ispiyonlayanların neden olduğu müfettiş kabusunu dile getiren yazım üzerine dün İçişleri Bakanı Saadettin Tantan aradı...

Yazdıklarıma katıldığını, bu uygulamanın günahsız, suçsuz kamu çalışanlarının onuru ile oynamak anlamı taşıdığını söyledi ve ekledi:

"4483 sayılı yasa bu uygulamayı emrediyor... Gelen ihbarları, şikayetleri değerlendirmek zorundayız... Üstelik teftiş süresi 1 ayla sınırlı... Bu yüzden müfettiş sıkıntısı çekiyoruz..."

Peki; ne olacak? İspiyoncuya, "Çamur at izi kalsın" tavrına seyirci mi kalınacak...

Tantan "Hayır" dedi...

Adalet Bakanlığı ile 4483 sayılı yasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi konusunda görüşmelerin sürdüğünü müjdeledi...

Kısacası; Tantan'ın da şikayetçi olduğu haksız teftiş kabusu yakında bitecek.. Dürüst kamu çalışanları rahat edecek, sadece Abdülhamit döneminin jurnalcileri üzülecek...

Bayrağa saygı
SAÇ sakal birbirine karışmış... Hepsi ya birinin canına, malına ya da devletin varlığına kastetmiş... Polis yakalamış, ibret olsun diye sıralayıp medyayı çağırmış... Amaç; topluma ders olması, kanunları çiğneyenin ne hale geleceğinin ispatlanması.. Tamam da; neden Türk Bayrağı'nın önünde? Neden Hilal'i pis bir surat gölgeliyor? Neden Yıldız'ın önünde bir suçlu dikiliyor... Emniyet Genel Müdürü bu duruma hemen müdahale etmeli.. Türk Bayrağı'nın suçluların çirkin yüzleri ile gölgelenmesini, kirletilmesini engellemeli...

ELEŞTİRİ
Yanlış yerde bağırıyoruz!

ONBİNLER tribünlerde bağırıyor... Bazıları ise kendini parçalıyor... Hakeme koro halinde küfürler, karşı takımın seyircisine ağıza alınmayacak sözler... Tel örgüler olmasa sahaya inecekler belli ki tuttuklarını öpecekler... Sinirler gerilmiş, sanırsınız ki onbinlerce kişi birer saatli bomba hepsinin pimi çekilmiş...

Peki kim bu insanlar?

Onlar, ayda 300 dolara ter dökenler... 200 doları emekli maaşı olarak alıp, "Allah büyüklerimize zeval vermesin" diyenler... Bakkala görünmemek için yolunu değiştirenler... Ve en önemlisi "Dalgalı kur uygulaması" sonucu bir gecede yüzde 40 fakirleşenler... Kısacası; tabağından yemeği, boğazından lokması, cebinden parası alınırken boyun eğenler, tepki göstermeyenler...

Düşünüyorum; tribünlerde tek yürek olan onbinler, hakemin çıkardığı sarı karta gösterdikleri tepkiyi, onları bir gecede yüzde 40 fakirleştirenlere, deveyi hamudu ile götürenlere, sırtlarından geçinenlere gösterseler Türkiye çok daha iyi ve ileri bir noktada olmaz mı?

Yani nerede susacağımızı, nerede ve ne zaman bağıracağımızı bilsek kişi başına milli gelirimiz 3 bin doların altında değil de, 10 bin doların üstüne vurmaz mı?

İĞNE
Eğer okumak için ödünç aldığınız derginin, gazetenin bulmacasını dolduruyorsanız

SİZ ADAM OLAMAZSINIZ

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır