Ödemeler sisteminin kilitlenmesi enflasyonla mücadeleyi bir kenara bıraktırdı. Parasallaşma başladı
Yirmibeş yıldır süren kronik yüksek enflasyonu düşürme programını uygularken bir yol kazası oldu. Astronomik yüksek faizleri gördük. Yetmedi devalüasyonu yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Ödemeler sistemi ilk kez bu kadar uzun süreyle kilitlendi. Ekonomik politikaları uygulama açısından tam olarak iflas ettik.
Kazadan dolayı kendilerini sorumlu hisseden Merkez Bankası Başkanı ve Hazine Müsteşarı istifa ettiler. Bu iki bürokrat aynı zamanda programı en çok sahiplenen ve uygulamaya çalışan iki isimdi.
Ancak hükümet veya siyasilerden herhangi biri programı sahiplenmediği gibi, kazadan kendilerini de sorumlu hissetmiyorlar. Bu nedenle de, hükümet kanadında bir değişiklik veya istifa yok.
* Kontrol altında- Geçen hafta krizin patladığı, yangının çıktığı haftaydı.
Yapılması gereken de, önce yangının kontrol altına alınması ve söndürülmesiydi. Sonra neler yapılacağının belirlenmesi,yeni oyun planının hazırlanması ve uygulamaya konmasıydı.
Hafta sonu bürokrasi ve hükümet için önlem alma açısından bir fırsat yarattı. Cumartesi günü bankacılarla yapılan görüşmenin etkisi ve Merkez Bankası'nın bankacılık sisteminin likidite ihtiyacını karşılaması, faize bir üst limit getirmesiyle mali piyasalardaki yangın kontrol altına alındı. Henüz söndörülemedi ancak etrafı çevrildi ve halka daraltılıyor.
Dünkü en olumlu gelişme TL işlemlerinde yaratılan rahatlık ve faiz lerin düşmesiydi. Merkez Bankası yüzde 150'den para satarken bankalar kendi aralarında yüzde 100 civarında işlem yaptılar. Piyasa likidite yönünden çok rahatladı. İşlem hacminde ciddi artış oldu.
Döviz ayağında ise çok az işlem gerçekleşti. Asıl işlemler yine serbest piyasadaydı. Burada 10-20 bin liralık fiyat marjıyla dolar işlemleri 850 bin lira civarında gerçekleşti. Merkez Bankası da gösterge kurunu 1 milyon liranın altına indirdi. Ancak işlemlerin az oluşu gerçek talebin henüz piyasaya yansımadığı şeklinde yorumlanabilir. Dalgalanmanın devam edebileceği öngörülebilir.
* Bedeli ne?- Bu yangını kontrol altına almanın bir de bedeli var. O da enflasyonun yükselmesi.
Likiditenin artması, devalüasyonun yapılması, faizlerin asronomik düzeylere çıkması, başka bir şeyi daha, mal ve hizmetlerin fiyatının da yükselmesini gerektiriyor. Yani son bir yıldır devam eden enflasyon düşüşü şubat ayında sürebilir. Daha sonra ise yukarıda sayılan etkenlerle enflasyon tırmanışa geçebilir. Nisan'dan itibaren zaten geçen yılın aynı ayları düşük olduğundan enfllasyon düşüşünde matematiksel bir zorluğumuz vardı. Üstüne döviz, faiz, programın yarıda kalması eklenince enflasyon daha da yüksek çıkabilir.
Hangi orana çıkar derseniz, şimdiden kestirmek güç. Ancak çok büyük bir krizle karşı karşıya olduğumuz için, enflasyonda da ciddi sıçramalar görülebilir. Belki fikir verebilir, 94 krizindeki sıçrama yıllık bazda yaklaşık bir kattı.
* Siyasi yenilenme şartı- Ekonomide piyasaların istikrara kavuşmasıyla tahribatın boyutu kestirilebilir olduktan sonra, sıra ikinci aşamaya, yanı yangın söndürüldükten sonra ne yapılacağına gelecek. Yeni bir ekonomik politika dizayn edilecek. Edilmeli.
Bu aşamada yeni ekonomi yönetimi de işbaşında olacak.
Ancak, sadece bürokratların çabası ve bürokrasinin yenilenmesi yetmez. Yetmediğini gördük. Programın bir de siyasi sahibi ve olayın siyasi tarafında yenilenme olmalı.
* Sonuç- "Yenilince ümitsizliğe kapılma, her başarısızlıkta bir zafer arzusu yatar" Germain Martin