MGK dün uzaydan etkin bir şekilde yararlanılması için alınması gereken tedbirler üstünde de durmuş!.
Kara tren hızındaki bir siyasi yapının fantezisi olmalı bu.. Şaka kaldıracak halde olsak iyi bir espri olurdu ama bana küfür gibi geldi, elimde değil..
Gazeteciler, hayatlarını yüksek sesle yaşayan insanlardır. Ama öfke anlarında bağırmanın doğuracağından korktuğumuz yanlışlar, bizi kriz dönemlerinde bağımsız davranmaktan alıkoyuyor. Siyasetçiler bu duyarlılığı kötüye kullanmasın.
Devletin zirvesindeki kavga ekonomiyi uçuruma sürükledi. Ülke yangın yerine dönmüşken Başbakan yurt dışındaki bir toplantıya gitti. Daha çok çalışmaya mahkum olduğumuzun bilincini halka vermesi gereken hükümet, 9 günlük bayram tatili ilân etti.
Doğrudur, bu kafayla dünyada güvenli bir yer bulma olanağımız kalmayacak, bizi ancak uzay paklar!
Üstelik, Atatürk "İstikbal göklerdedir" dediğine göre Atatürkçü bir çıkış olur!
Duvara toslayan program kötü bir program değildi. Kötü olan, inanç, ufuk ve cesaret eksiği idi. Geri kafalılık, hükümeti IMF'ye verdiği taahhütlerde hep geç bıraktı.
Büyük paralar eden kuruluşları bu dayaktan sonra bedavaya özelleştirmeye kalksak dönüp bakan olmayacaktır.
Merkez Bankası Başkanı'ndan sonra dün de Hazine Müsteşarı istifa etti. Bu bürokratlar "Yeni programa yeni ekip" dediler.
Onlara şükran borçluyuz. Ama siyasi sorumlular "hanedan" gibi yerlerinde otururken onların gitmesi neye yarayacak?
"Başarısızlığın bedeli olmalı" düşüncesindeki insanların sayısı azalınca her şey daha iyiye mi gidecek? Gitmez..
Hastalığa doğru teşhis koymak lâzım: Felâket bürokrasiden değil siyasetten geldi.
Ekonomik program bir buçuk yıl, siyasi bir sahip bulamamaktan çöktü. Koalisyon liderleri dün Merkez Bankası'na ve Hazine'ye kurtarıcı aradılar. Kurtarıcı asıl kendilerine lâzım. Niçin o şansı siyasete tanımıyorlar?
Kendini yenilemeyen bu hükümetin içte ve dışta güven ve umut yaratması olanaksızdır.
Başarısız bakanlarını değiştirmeyen bir hükümet, maddi ve manevi kredi alamaz. "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için" anlayışı şövalyelik değil, suç ortaklığıdır.
Liderler, değişim şansını milletten ve kendilerinden esirgemesinler. Unutmayalım..
"Hayat oyunu, iyi bir ele sahip olmak değil, kötü bir eli iyi oynamaktır."
Adı Mülâyim!
Geçen hafta yaşanan tartışma yüzünden yarım kalan ve dün yapılan MGK toplantısı ile ilgili haberi bir ajans "Gerginlik yumuşadı" diye verdi.
Adın ne?. / Mülâyim.. / Sert olsan ne yazar?
Durum o fıkrayı andırıyor.
Toplantıdan sonra Cumhurbaşkanı, kurul üyelerine öğle yemeği vermiş. Yakınlaşma zorlukları yenme amacının şartı olan işbirliği ruhunu uyandıracak mı?
Ekonomik felâketin, suçlulara dayattığı bir ateşkes mi bu, yoksa kötü tecrübeden ders alan bilgiler kazandığımızın müjdesi mi?
Dileriz ikincisidir..
Çünkü bizi asıl, kavgaların yarattığı gönül yorgunluğu bitiriyor!