kapat

27.02.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Superbahis
Zaten bölünecekti
Başbakan Bülent Ecevit 20 yıl önce 12 Eylül yönetimine karşı çıkardığı muhalif ve demokrat Arayış dergisini konu edinen yazı dizimizi değerlendirdi

Sabah'ın "Bülent Ecevit'in Arayış Yılları" başlıklı yazı dizisi büyük ilgi gördü. Dizi yayınlanmaya başlayınca o döneme ilişkin yeni bir çok bilgi ve belge bize ulaştı. Bu bilgi ve belgeler arasında "MİT'in Arayış'ı dinlemek için nasıl yan binada bir büro kiraladığından", Bülent Ecevit'in cezaevinden 1982 Anayasa Tasarısı'na ilişkin hiç yayımlanmamış yazıları da bulunuyor. Peki 12 Eylül dönemi ve Arayış konusunda Başbakan Ecevit ne diyordu? İşte Ecevit'in değerlendirmeleri:

CHP'liler sizi "Neyi arıyor, aradığı her şey parti programında var" diye eliştiriyorlardı. Bugün ise CHP bir arayış içinde. Bu arayışa CHP o dönem girseydi, durumu bugünkünden farklı olur muydu?

Tabii ona şüphe yok. Aslında 12 Eylül olmasaydı CHP bölünecekti. Daha önce bölünme olmuştu. Başka bölünmeler de olacaktı. Daha sağlıklı, daha tutarlı, daha çağdaş bir CHP olabilecekti. Eğer öyle bir CHP yapılanması ve doğrultusu ortaya çıkabilseydi, belki 12 Eylül müdahalesi de olmayabilirdi. O dönemin daha ağır nedenleri var. Ancak şunu insafla söylemek gerekir: Kendi içinde kavgalar ve mücadeleler vardı ama CHP dışarda barış simgesiydi, kavgaların tam dışında kalmıştı. Tarihsel açıdan, eski CHP açısından çok övünülecek bir durumdur. Ama ideolojik bakımdan düşünce bakımdan yerine oturamamıştı. Onun için ayrı bir oluşuma gereksinim vardı. Tabii CHP'nin kendisi o ayrımı gerçekleştiriyordu ama buna fırsat kalmadan 12 Eylül oldu.

Demirel ile ortak bir demokrasi mücadelesi için bir temasınız oldu mu?

Anayasa hazırlığı aşamasını cezaevinden çok dikkatli izliyordum. Her gün birkaç saat çalışıyordum cezaevinde. Düşüncelerimi arkadaşlarıma iletiyordum. Onlar da bu fikirleri olanak bulabildikleri ölçüde dile getiriyorlardı. O sırada Demirel ile bir görüşme girişimim oldu. Fakat reddetti.

Demirel o gün o önerinizi kabul etseydi bugünkü hukuk sistemi, demokratik sistem daha farklı oluşabilir miydi?

Tabii... Ama fazla da abartmamak gerekir. Ne de olsa bir askeri yönetimdi, yaptığına kolay kolay karşı çıkılamayan bir yönetim vardı. Ancak bedeli göze alarak bireysel çıkışlar olabiliyordu. Ancak demokrasiye dönüş sürecinin fazla uzamaması gerektiğini askerler de biliyorlardı. O zaman Türkiye'nin NATO içindeki saygınlığı çok ciddi sıkıntı içine girebilirdi. Askerler düşünceleri demokratik olmasa bile Türkiye'nin saygınlığına önem veren bir kesimdi. O dönemin fazla uzamaması gerektiğine içtenlikle inanıyorlardı. Ben de o kısa sürenin gerçekten kısa olması için elimden gelen çabayı gösteriyordum.

ESKİ CHP'LİLERİN TEPKİSİ

Bülent Ecevit CHP'den bıkmıştı
Partide bölünme havası yoktu ama Bülent Ecevit'in CHP'den bıktığı ve kurtulmak istediğine ilişkin değerlendirmemiz vardı. Kendisinden CHP'den ayrılacağı izlenimi edinmiştik. Kendisinden başka hiçkimsenin CHP'den umudunu kesmesi mümkün değildir. Çünkü partiyi yönetemiyordu; herkesi dışlamıştı. Koca partiyi tek başına yönetmek istiyordu. İhtilalden hemen sonra ilk yaptığı açıklama, "CHP misyonunu bitirdi" şeklindeydi. 80'den önce CHP'den ayrılmak istediği izlenimi verecek şekilde, "CHP sosyal demokrat parti olmaz" düşüncesini dile getiriyordu.

Görüşlerine saygı duyarım ama...
Yani şöyle düşünmek lazım: 12 Eylül olmasaydı bölünme olur muydu? Nasıl söyleyeyim... Şahıslar bize Atatürk'ten emanet kalmadı. Bizim hatamız, kusurumuz şahısları öne çıkarmak. Ondan sonra millet şahıslara bakıyor ve karar veriyor; o zaman da haksızlık oluyor. Ecevit'in görüşlerine saygı duyarım ama bu konular üzerinde tartışılması gereken konular. 12 Eylül'ün en büyük kabahati iki büyük partiyi AP ve CHP'yi kapatmasıydı. Demokrasi sisteme oturmuştu. Şimdi ise sistemsizlik hakim.

Veli ÖZDEMİR


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır