kapat

25.02.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

OKAY GÖNENSİN(ogonensin@sabah.com.tr )


O adamı bulun!

Bir vatandaşın çığlığı fakstan geliyor:

"Ben emekli memurum. 3 aylığım olan 1.300 Doları 1 Martta alacaktım. Üç aylığım oldu 900 Dolar. PKK bana bu kadar zarar vermedi. Koyu Ecevit'çiydim! Yeminle, oyum artık HADEP'in."

Bu çığlık ülkenin dört bir yanından yükseliyor. En çarpıcı ve sert olanı aktardık. Bu çığlıkların tümü bir umudun tükenişini gösteriyor. Ülkeyi dibe vurduran bir yönetim hiç kimse için umut olamaz.

Ülke bu yönetime güvenmiştir, bu güvenin gereğini yapmıştır. Ama yönetim yapması gerekenleri yapmamıştır. Bu ilişkide kandırılan taraf bütün Türk halkı olmuştur.

Güven yoksa inanç da yoktur. Yönetim bundan sonra gelecek "tedbirlere", taleplere halkın "inanması"nı bekleyemez.

Hamaset kurtarmıyor

Ankara'da, dün öğleden sonra Başbakanlık binasında toplantılar yapılırken, faturanın ekonomi bürokratlarına çıkarılacağı yolunda bir hava esiyordu.

Ülkenin dibe vurmasının sorumluluğu siyasi sorumluluktur. Başarısızlığın faturasını bürokratlara yükleyerek yola devam etmeye çalışmak sadece yokolmuş güvenin daha da gerilemesine, eksiye geçmesine neden olur.

Merkez Bankası Başkanı ile Hazine Müsteşarının değişmesi kesinlikle tek başına çözüm değildir.

Bütün ülke yönetime güvenmenin bedelini öderken bazı siyasi sorumlular kameralara "ben ne yaptımsa vatanım ve devletim için yaptım" nutukları atmaya devam ediyordu.

Hamasi nutuklarla vaziyeti idare etme döneminin çoktan bittiğini en güzel gösteren görüntüler de bunlardı. Ülke dibe vurmuş, insanlar şaşkın, birileri hâlâ "vatan-millet" nutuklarıyla kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar!

Ekonomik istikrar programı başarısız olmuştur ve bedelini, bu yönetime inanmış ve güvenmiş olan bütün ulus ödemektedir. Siyasi sorumlular ise hâlâ, ekonomik programın kendilerine düşen bölümünü, yapısal reformları yapmadıkları için bu noktaya gelindiğini gizlemeye çalışmaktadırlar.

1980'de, yine ekonomi en olumsuz günlerindeyken, varolan yapıyla ilerlemeyeceğini gören Başbakan Süleyman Demirel "birini" bulmuş ve direksiyonu ona teslim etmişti.

Bu kişi Turgut Özal'dı. Özal 24 Ocak 1980 programını hazırlamış, tedbirleri yönetmişti. Sokaktaki kan ve siyasi kriz ortamı sürerken yapılan askeri müdahalenin başındakiler de hemen Özal'ı göreve davet etmekte tereddüt etmediler.

Aynı adamlarla olmaz...
Şu anda da en aşağı noktadaki güvensizliği ve inançsızlığı giderebilmek, bundan sonra atılacak adımlara, alınacak tedbirlere daha farklı bakılmasını sağlayabilmek için yönetim "o adamı" ya da "o adamları" bulmak ve işleri teslim etmek zorundadır.

Birkaç gündür kulislerde dolaşan ve ekonominin yönetimine talip olan siyasilerin ne yazık ki hemen hepsi "denenmiş" ve başka başarısızlıklara imza atmış isimlerdir.

Eğer siyasi yönetim, "kendi içimizden çözüm bulacağız" diye ısrar eder, bu yapıyla ya da olumsuz anılar uyandıracak isimlerle yola devam etmeye kalkışırsa güven ortamı bir daha asla kurulamaz.

Ancak, Demirel nasıl Özal'ı bulup getirdiyse, bugünkü yönetim de kendi başarısızlığını kabullenerek kamuoyuna, bütün ülkeye ve hatta dış dünyaya isimleriyle güven verecek kişileri bulmalıdır.

Bu kişiler Türkiye'de vardır. Kötü politikacıların ön safları fazlasıyla doldurmaları nedeniyle arkada kalmış, sesi fazla duyulmayan, ama nitelikleri belli insanların göreve çağrılmaları ilk yapılması gerekendir.

O adamlar vardır. O adamları bulun ve göreve getirin. Şu andaki psikolojik ortamı ancak böyle değiştirebilirsiniz. Aynı adamlar ya da eski 'aynı adamlar'la devamda ısrar etmek, havayı daha da bozacaktır. Hatta en kötü senaryoları gündeme getirecektir.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır