kapat

25.02.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Finansinvest
'Bürokrasi ve siyasi kadro değişmeli'
Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp: Krizden sonra siyasi kadro ve ekonomi bürokrasisinin değişmesi gerek.

Bunun için aceleci davranmalı. İçe ve dışa güven verecek, hissi olmayan, yeni bir program yapmak lazım"

Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, 22 Kasım 2000 ve 19 Şubat 2001 krizlerinden sonra Türkiye'nin yeni bir program ve yeni bir ekiple gerek iç gerekse dış piyasalara güven vermesi gerektiğini söyledi. Demiralp, "Bir değişiklik olması lazım. Türkiye, önemli günlerden geçiyor" dedi ve SABAH'a şu değerlendirmelerde bulundu:

* Yenilenmiş Ekip: Halka bir moral vermek gerekiyor. Hem siyasi hem de bürokratik kadroda belirli değişikliklerin yapılması artık kaçınılmaz. Talepler de bu doğrultuda. Geç kalınmaması lazım. En geç bu hafta içinde isimlerin belirlenmesi zorunluluğu var.

* Yangın Çıktı: Programın, para ve kur politikası bölümünde, bir başka deyişle makine dairesinde yangın çıktı. Bu, diğer tüm dengeleri etkiledi. Şimdi, maliye politikalarını yeni duruma göre düzeltmek gerekecek.

* Eski Program Yok: Temeli olmakla birlikte artık bir program ortada yok. Döviz ve faizlerin oturmasını beklemek lazım. Bu iki gösterge netleşmeden, makro ekonomik hedefler belirlenemez, model kurulamaz. Sıkı para politikası çok önem kazanıyor.

* Güven Ortamı: Hükümet, enflasyonu ne kadar zamanda düşereceğine karar verecek. İç ve dış piyasalara güven verecek yeni bir programı anlatmak gerekecek. Doğrusu, geçen yıl, Haziran-Ekim arasını Türkiye iyi kullanamadı.

* Bankaların Durumu: Bankalar, karanlıkta el yordamı ile yol almaya çalışıyorlar. Pazartesi piyasanın nasıl oluşacağını, dövizin, faizin ne olacağını anlamak istiyorlar. Böylesi bir ortamda bankalara, "Kendi ayaklarınızın üzerinde durun, başınızın çaresine bakın" diyemezsiniz.

* IMF Tarafı: Cottarelli de şaşkın. O da gidişatı öğrenmeye, itibarını kurtarmaya çalışıyor. Türkiye bir karar verecek. Yüksek enflasyonla mı olayı çözecek yoksa en kısa zamanda mı? İkincisini yapmak gerek. IMF ve Dünya Bankası da bunu bekliyor.

* Merkez Bankası'nın Konumu: Merkez Bankası, teoriden uzak, kriz durumuna uygun pragmatist çözümler üretmeli. TL tarafı kısmen çözüldü. Döviz tarafı da çözülmeli.

* Uluslararası Destek: ABD Başkanı'nın telefonu önemli. Türkiye, bölgesinde tüm dengeleri etkileyebilecek, gelişmekte olan piyasalara referans olabilecek özellikte bir ülke. Böyle bir ülke yalnız bırakılmaz.

* Kamu Bankaları: Türkiye'nin, kamu bankaları sorununa kesin olarak neşter vurması gerekiyor. Son olay, kamu bankalarının taahhüt kapatmada ne kadar zorlandıklarını ve sistem için sorun teşkil ettiklerini gösterdi. Bu sorunun yanında bir de Fon bankaları sorunu da var. IMF bu kez mali sektör tarafına ve para politikasına ağırlık verecektir.

* Ne Yapılacak?: Hissi olmadan, piyasa kuralları neyi gerektiriyorsa onu yapmak lazım. Bu hafta iyi kullanılırsa, hata yapılmazsa, durum kontrol altına alınabilir.

"Vicdanen rahatım"
Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, büyük emek verilerek hazırlanan ve uygulanan ekonomik programın geldiği nokta nedeniyle üzgün olduğunu, ancak vicdanının da rahat olduğunu belirtti. Demiralp, "Uygulanan politikaların sonucu başarılı olmayabilir ama ben vicdanen rahatım. Kapasitemi de zorlayarak kendimi bu işe verdim. 20 ay gibi uzun sayılabilecek bir süre Hazine Müsteşarı olarak görev yaptım. Bir siyasi beklentim de yok. Olmadığı için, programı koruma adına gerekirse en yakınlarımla bile kötü oldum. Bu, işin bir gereği idi" yorumunu yaptı.

OKAN MÜDERRİSOĞLU


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır