kapat

23.02.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Battı balık yan going

Sonunda devlet 'Kara çarşamba'da kendini akrep gibi soktu bitirdi. Sakın kimse çıkıp da, "Bu işi Sezer yaptı" demesin. O bir bahaneydi. Sezer'in haklı olduğu çok yer var. Belki de Mesut Yılmaz merdivenden kayıp ayağını kıracaktı. Veya Ecevit nezle olup hapşırmaya başlayacaktı ve yine bu günleri görecektik. Ekonomik olarak devlet inanılmaz hatalı işler yaptı.

Sen özel bankaların ellerini kollarını bağla, karaciğer, böbrek, dalak çalış, adamları komaya sok, diğer taraftan devlet bankalarını serbest bırak, istediklerini yapsınlar, arada sırada kasalar da boşaltılsın. Ondan sonra da, "Ben devletim" diye ortaya çık. Sezer'in istediği fazla bir şey yok ki; sadece bu bankaların denetlenmesini istiyor. Yerden göğe kadar da haklı. Hükümetin şu aşamada yapacağı tek bir olay var. Hani deprem vergilerini bir gecede çıkartmak için, Demirel'i Çankaya da uykusuz bırakıp, sabah saat 07.00'de imza attırdılar. Aynı işlemi üç gün içinde yapıp Ziraat'i Vakıfları ve Halk Bankası'nı birleştirip, aynı çatı altında toplamaları gerekir. Ondan sonra da özelleştirir misin, bilemem.

Devlet diyor ki; ben sahaya çıkayım arada sırada top oynayayım. Sonra duruma göre düdüğü alıp hakemlik yapayım. Arada bayrak kaldırayım, o meredi üfleyeyim. Sonra diyor ki: "Bir de kaleye geçeyim bana penaltı at." Kafası bozuluyor, "Sen geç kaleye" diyor "Bir de ben sana atayım." Ardından da diyor ki, "Yöneticilik yapayım." İşin en kötüsü de teknik direktörlüğe soyunmaya kalkıyor. İşte o zaman tam festival. Aynı son A.Gücü maçındaki G.Birliği gibi oluyorlar. Hani şu Ümit çıkıp, Babangida giriyor ya. Zaten adamın ismi de bi tuhaf. İşte devlet çarşamba günü Babangida'yı oyuna sokayım derken, sabah kâbustan bir uyandık ki, hepimiz anangida olmuşuz. Olsun, ne de olsa babamız; zaman zaman annemizin hatırını soracak tabii. Ona boynumuz kıldan ince.

Hangisi daha zeki?
Aziz Yıldırım, akıllı adam. Kıvrak bir hareketle Türkiye Kupası finalini, memleketi Diyarbakır'da oynamak isteyen Yıldırım'a tecrübeli İlhan Cavcav şöyle cevap verdi: "Bu finali Türkiye'nin neresinde isterseniz orasında oynarız. Ama önce bana İzmir Atatürk Stadı'nda oynanacak finalin hasılatın yarısını çek olarak yazın. O zaman hay hay". Boşuna akıl akıldan üstündür dememişler.

Hakan+Jardel=70 milyon $
Faruk Süren ve ekibinin ekonomiden anlamadıkları net bir şekilde ortaya çıktı. Hakan'ın gidiş sebebi ne? Transferde vaat edilen paranın biçimi. Sen Hagi'yi çağırıyorsun, 3.5 milyon $ veriyorsun. Hem senelik hem de kemiksiz. Yatsa da alıyor, oynasa da. Hakan'ı çağırıyorsun. Ona maç başına para teklif ediyorsun. Yani resmen adama küfür ediyorsun ve hatta diyorsun ki, "Yersen arkadaş. Yemezsen güle güle." Hakan da yemiyor. Ve bence de son derece haklı. Şimdi burada duralım. Bir matematik hesabı yapalım. Hakan gitti. Sana getirisi belli değil. Çünkü Hakan'a yapman gereken geriye dönük ödemelerinde açıklar var. FIFA bunlara çok önem veriyor. Hakan ne zaman gitti? Temmuz'da. Hangi aydayız? Şubat. Yani sekiz ay geçmiş ve Hakan'dan kasana 5 kuruş bile girmedi. Hakan'ı satınca da kamuoyundan korktun, gittin eski Alman tankları gibi Jardel'i aldın. Verdin 35 milyon $. İkisini üst üste koyarsan kaybın 70 milyon $. Nasıl bir ticari anlayış ve kulüp yönetimi bu? Bana anlatır mısınız?

Bomba da nasıl bomba?
Bilgili ve ekibi ateşle oynamaya devam ediyorlar. Bence ateş kelimesi yanlış. Ellerine pimi çekilmiş, patlamaya hazır bombaları alıyorlar. Sergen ve Oktay'ı gelecek sene geri alacaklarmış. İkisi de iyi futbolcu. Kimsenin diyecek bir şeyi yok. Ama nereye kadar? Oktay ile Sergen'i alıp Mekke'ye götürüp şeytan taşlatsalar, bir de günah çıkartsalar, sonra da mukavele yapsalar acaba eski huylarından vazgeçerler mi? Bence zor. Belki de, Süleyman Seba döneminde yapılanların onlara göre ne kadar yanlış olduğunu kamuoyuna anlatacaklar. Ama bir şeyi unutuyorlar. Evliliğinde bile olsa, çıktığın kapıdan bir daha girmeyeceksin. Eski keyfi yakalayamazsın. Bu konuda sayın Bilgili de tecrübeli.

Futbolda kulüplerle, evlilikler arasında fazla bir fark yok. Birinde futbolcular kulüple akit yapıyorlar, diğerinde de karşı iki cins. Bu şu demektir: Yönetime gelirken Avrupa'yı titretecek bir takım, tabanca gibi yabancı transferler, müthiş bir teknik adam vaadleri veren yönetim, parasızlıktan mecburi U dönüşü yaptı. Yani göz boyama.

Dikkat et Bülent Yavuz
Eğer F.Bahçe yarın Beşiktaş'ı da geçerse önünde tek engel kalacak: G.Saray. Aziz Yıldırım o meşhur G.Saray maçına, rakibini boğmak içindiğer kale arkasını da hazırlıyor. MHK o maçın hakemini şimdiden hazırlamalı. Mesela, iki gözlemciden de 10 alan ve kupadaki F.Bahçe-G.Saray maçını yöneten Metin Tokat! Ne dersin Bülent Yavuz? Gözlemcisi de sen olursun. Yalnız dikkat et Bülent Yavuz. O maçta yapılacak bir kural hatası, A.Gücü-G.Birliği maçındaki gibi kolayca hasır altı edilemez.

Kulübeye Fatih Terim fotoğrafı
G.Saray sahada da ateşle oynamaya başladı. Onlara göre bütün hakemler kötü, kendileri çok iyi. İşte bütün tehlike de burada. G.Saray eski G.Saray değil. Değişen onlar, yoksa hakemler aynı. Mesela Deportivo maçındaki Alman hakem Strampe maçı çok az hatayla yönetti. Bir de Lucescu yedek futbolculara sallamış. Sen onları geldiğinden beri düzgün kullanamıyorsun. Saha içiyle kulübenin balansını bir türlü tutturamadın. Ve özellikle rekabeti yaratamadın. G.Saray'ın geçtiğimiz üç yıldaki en büyük özelliği, giren ile çıkanın farketmemesiydi. Sakın sakatlık veya cezaların arkasına sığınmayın. Komik duruma düşüyorsunuz. Ben sizin yerinizde olsam, yedek kulübesine Terim fotoğrafı koyarım. Veya minyatür bir büstünü. O G.Saray'ın bu kadrosuyla bile sezon sonunu başarıyla getirirdi. Ne dersin Lucescu, iyi fikir değil mi?

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır