kapat

21.02.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )


Önce Türkiyemiz sonra 'Makamım'

"İşin uzmanına danışayım" dedim...

Stres ve Başaçıkma Yolları (20 bin + baskı)

Bedenin Dili (20 bin + baskı)

Türk Kültürü'nde Ekip Çalışması ve Liderlik (basıldığı gibi tükendi)

Kitaplarına imza atmış, davranış psikolojisi dendiğinde akla gelen en önemli isimlerden Prof. Acar Baltaş'ı aradım, sordum...

"Hocam olan oldu! Ama Cumhurbaşkanı ile Başbakan'ın bir şekilde birlikte yaşama mecburiyeti var. Bu durum büyük bir şirketin yönetiminde olsa, size de şu durumun içinden çıkmamıza yardımcı ol" diye danışsalar ne tavsiye edersiniz?

Prof. Baltaş'ın bu soru üzerine söylediklerini aynen aktarıyorum...

* DUYGUSAL ZEK... BOYUTU!
Büyük bir şirkette...

En tepedeki yöneticilerin böyle bir davranış sergilemesi...

Alp dağlarının tepesinde deprem olma ihtimali kadar azdır!

Büyük şirketlerde, profesyonel anlamda duygusal zekâ örneği veremeyenler...

O üst kademelere giden yolda elenirler!

Profesyonel davranışın en kısa özeti, olgun insan davranışıdır.

Bunun sosyal hayata yansıyan iki büyük özelliği vardır:

1. Kriz yaratmaz, kriz çözer.

2. Öyle bir davranır ki... Kriz olmaz. Krizi olmadan önler!

"Duygusal Zekâ" denen olay bu işte..

Profesyonel olan...

Duruma göre veya o anki duygularına göre hareket etmez, karşısındakinin dilini konuşmaz. Kendi dilini konuşur, karşısındakine ayak uydurmaz.

Bu açıdan her iki lider de kötü sınav verdi.

* ÖNEMLİ OLAN HAKLI KALMAK!
Bizim olayımıza gelecek olursak...

Cumhurbaşkanı, veriler açısından yola çıkınca, haklı!

Yazılı olmayan bir şeyi talep etmiyor ki!

Böyle bir hakkı var.

Peki...

Üslubu uygun mu?

Hayır!

Yeri uygun mu?

Hayır!

Zamanı uygun mu?

Hayır!

İşte bu da çok büyük fark yaratır.

Yani farkı üslup yaratır.

Kriz profesyonel olmayan bir davranış sonrası doğar.

Profesyonel davranışın en önemli bir özelliği...

İlk adımın işin sonu düşünülerek atılması!

Profesyonel, ilk adımını atarken, gideceği yolun sonunu hep gözönünde tutar, oraya kilitlenmiştir...

Çünkü...

Önemli olan haklı olmak değil, haklı kalmaktır!

Haklı kalmanın şartı da neyi nasıl söylediğinizdir!

* İŞ NASIL ÇÖZÜLÜR?
Beraber yaşama mecburiyeti varsa...

Her iki tarafın da kendisine soracağı bir soru var:

"Ben bu ilişkiden ne elde etmek istiyorum?"

Amacım ne?

Ülkem için amacım ne?

Beraber çalıştığım insanlar için amacım ne?

Kendim için amacım ne?

Sonra bunları sıralayacak!

Eğer öncelik olarak ülkeyi birinci sıraya koyacak olurlarsa...

Mutlak mutlu edecek çözüm yok!

Çatışma varsa zaten mutlak çözüm olamaz.

"En az rahatsızlık yaratacak çözüm nedir" diye bakacaklar ve çözümü kendileri üretecekler.

Kendi egolarını geri çekip ülke menfaatlerini ön plana alacaklar.

Her iki tarafta da "Bu makama bu nasıl yapılır" açıklamaları var...

Yöneticilik pozisyonları, ego rehabilite edilecek pozisyonlar değil...

Onlardan beklenen...

Duygularıyla işin sonuçlarını ayırabilmek.

Öncelikleri doğru belirlerlerse, sonuç kendiliğinden ortaya çıkar.

***

Bizim gibi işin profesyonelleri açısından bakıldığında...

Bu olay tam bir kitaplara geçecek vaka!

İletişim tarz ve sürecinin nelere mal olabileceğine dair uluslararası literatüre girecek örnek!

İşin en acı tarafı, dünyanın kitaplarda "case study" diye işleyeceği bu vakanın bizim ülkemize maliyetinin, en iyimser tahminle 5 milyar dolara patlaması!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır