|
|
METİN MÜNİR(mmunir@sabah.com.tr
)
|
  
'Fransız' Fatma duyulmak istiyor
Ermeni tasarısının ardından Hükümet Fransız şirketlerine karşı misilleme uygulamaya başladı. Tarım Bakanlığı, valiliklere Fransız menşeli gıda maddeleri ithalatını imkansız hale getirmek amacıyla "kontrol belgesi" verilmemesi konusunda talimat gönderdi. Emir o kadar titizlikle uygulanıyor ki Novartis adlı İsveç firmasının İspanya'dan ithal ettiği mallar Fransız menşeli olduğu için Türkiye'ye sokulmuyor. Aralarında Özmaya'nin da bulunduğu bazı ünlü şirketlerin gümrükten mal çekemediği haberleri geliyor. Fransız şirketleri kamu ihaleleri dışında tutuluyor. Bunlar, en çok, Türkiye'nin hukuk devleti olmadığını, bir defa daha, kendi kendine ve dünyaya kanıtlamasından başka hiç bir şeye yaramayacak.
Fransa, Türkiye'ye en çok yatırım yapan beş ülke arasındadır. Türkiye'nin en büyük 500 şirketinden 100 tanesi Fransız'dır. Fransız şirketlerin yüzde 85'i ortaklıktır. Gerçekte, bunlar "Fransız" değil, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine ve yabancı sermaye ile ilgili mevzuata uygun olarak kurulmuş Türk şirketleridir. Bu firmaların, dış politika mülahazlarıyla, farklı muameleye tabi tutulmaları, zarar etmelerine neden olacak zorlamalara tabi tutulmaları yasalara aykırıdır. Gümrük Birliği, GATT, Dünya Ticaret Örgütü gibi uluslararası anlaşmalara da ters düşüyor.
Fransa'ya misilleme
Hükümet "Fransız" şirketlerine misilleme uygulayarak, Türkiye'deki yabancı sermaye yatırım ortamını da zehirliyor ve tehlikeli bölge haline getiriyor. Türkiye'nin yabancı sermaye yoksulu olmasının en büyük nedeni yatırımcılara güven vermemesidir. Hükümetin son kararları zaten az olan bu güveni daha da azaltacaktır. Peki bu şirketlerde çalışan "Fransızlar" ne düşünüyor. İşte Alcatel mühendislerinden Fatma Alagül'ün düşünceleri:
"Alcatel'in dünyanın en büyük telekomünikasyon sirketlerinden biri ve Fransızlar'ın da payı olan bir şirket olduğu doğru ama , işte en önemli nokta: Alcatel çalışanlarıyla, ülkeye sağladığı milyonlarca dolar katma0değerle, bir Türk şirketi. Bizler bu ülke için çalışıyoruz. Kimsenin bize Fransız muamelesi yapmaya hakkı olduğuna da inanmıyorum.
Bizler de herkes gibi Fransızlar'ın sözde Ermeni soykırımı yasasını imzalamasını siddetle kınıyoruz. Alcatel çalışanları olarak diyoruz ki "Fransa'ya bir takım mesajlar gönderirken kendi kendimize zarar vermeyelim, akla karayı iyi ayırt edelim."
"Sırf Fransızlar bize karsı çok büyük bir yanlış yaptılar diye onların yerine bizlerin cezalandırılmasını, bu ülke için çalışan biri olarak çok büyük bir haksızlık olarak görüyorum. Çünkü bizler Fransız degiliz.
Bizim cezalandırılmamız ne Fransa'yı ne de Fransızlar'ı ilgilendirir. Kimseye de bir sey sağlamaz ama çok sey gotürür: Şirkette çalısan bir çok insan işsiz kalır, ayrıca ülkeye bu kadar katma değer sağlayan böylesine büyük bir şirketin önünü kapayarak ona dolayısıyla da kendi ekonomimize zarar vermiş oluruz. "
Dinleyen var mı?
|
 |
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|