


"Kurban"
Geçen yıl Almanya'da "ilginç birşey" oldu... Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti'nin Bilim Bakanlığı "bir konuda" araştırma yaptırdı.
Konu:
"İslami sermaye gruplarının Türkiye ve Almanya'daki faaliyetleri."
Araştırmayı yapan "kuruluş" ise:
"Türkiye Araştırmalar Merkezi."
"Ekleri ile birlikte 160 sayfayı bulan araştırma" Haziran-2000'de tamamlandı.
Bu araştırmada açık, açık vurgulandı ki:
- ..........Türkler'den nakit veya ziynet olarak para toplanmakta... Bunun karşılığı olarak ise... Almanya'da ve Türkiye'de hiçbir hukuki değeri olmayan sertifikalar verilmektedir. (Raporun "giriş" bölümü... Sayfa 3)
***
Diyeceğimiz o ki...
"Olayı" Alman devleti gördü.
Ama biz "seyirci kaldık."
Devletin hiçbir yetkilisi "olaya müdahale etmedi."
Ve sonuç:
"Avrupa'da 850 bin Türk'ten, sekiz milyar mark toplandı."
Avrupa'daki Türk basını bu olayı dün "850 bin kurban" diye verdi.
***
850 bin vatandaşımız "nasıl kurban edildi?"
"Bilim Bakanlığı için hazırlanan raporda" bu husus anlatılıyor.
Bazı holdingler, Almanya'ya "koordinatör" yollamışlar.
Bu koordinatörler, "bazı islami örgütlerle" işbirliği yapmış.
Ve sonra "saadet zinciri" işlemeye başlamış.
***
Şimdi, saadet zinciri kopunca...
"Parasını kaptıran" uyanmış ama...
Ne fayda?
Parasını isteyene "holdingin verdiği yanıt" ise:
- Bize yeni bir ortak bul... Yeni ortak, holdingimize para yatırsın... Ondan alacağımız paranın bir kısmını sana verelim.
***
"İslami sermaye raporundan" bazı alıntılar:
... Para toplayanların çoğu henüz tabela holding olmanın ötesine geçememiştir.
... Bu holdingler, Avrupa'daki "islami çatı örgütlerini" kullanmaktadırlar.
... Olay, devlet denetiminin tamamen dışındadır.
***
"Aynı raporda" bu holdinglerin "örgütlenmeleri" konusuna da girilmiş.
Örneğin, holdingler "Köln'de yedi şube açmışlar."
1999 itibariyle Almanya'da "toplam otuz şube."
Paralar toplanmış.
Sonrası ise...
Bugün "paramı isterim" diye feryat eden onbinler... Yüzbinler.
Köln'de "ortak hareket edelim" diye toplantı düzenleyenler.
***
Aşık Nesimi Çimen "Sivas-Madımak Oteli'nde yakılan" bir halk ozanımız.
Bir şiirinde der ki:
Daha sabah olmadı mı?
Bu halk hala uyanmıyor.
Henüz çile dolmadı mı?
Bu halk hala uyanmıyor.
***
Korkak tavşan gibi sinmiş,
Gözlerinin feri sönmüş,
Canlı cenazeye dönmüş,
Bu halk hala uyanmıyor.
***
Kusur sadece halkta mı?
Halkı "uyarmayanın... Uyandırmayanın" hiç mi suçu yok?