
Şüpheli övgü
Enflasyonla mücadelenin sıkıntıları feryatları arttırınca IMF'nin kodamanları Türkiye'ye methiyeler düzmeye başladı.
Hükümetin kararlılığını ve Türkiye'nin performansını öve öve bitiremiyorlar..
Gerçek bir takdir mi bu, yoksa iktidarın baskılara dayanamayacağı korkusuyla başvurdukları bir yağlama-yıkama taktiği mi?
Bilmiyoruz ama açık bir gerçek var ki onu da dün Rahmi Koç söyledi:
"Ekonomik programın dışına çıkmak hem IMF ile ilişkilerimizi bozar hem de düşme trendine giren enflasyonu yeniden yükseltir."
En vahşi adaletsizliği, en büyük ahlâksızlıkları enflasyonun yarattığını bizden iyi bilen toplum yok.
Buna rağmen "vazgeçelim" diyenler, enflasyonlu dönemin hangi erdemini özlüyorlar?.
Çetin Altan yıllardır bıkmadan yazıyor:
Türkiye, çürümüş ülkeler sıralamasında baştan dördüncü sırada..
Gelir dağılımı adaletsizliğinde en kötü durumdaki beş ülke içinde.. Tanzanya bile bizden iyi.. Yaşam kalitesi açısından ise Yunanistan'ın 65 basamak altında..
Bu karne utançtır.. Sebebi de enflasyonla yaşamayı seçmemizdir.
Enflasyona savaş açan bu hükümet, kendini ateşe atarak kahramanlık yaptı. Ama kurtaracağı toplum destek olmazsa dayanamaz.
Yenilgi Türkiye'yi, dünya nimetlerine kapanmış, kendi içinde birbirini kazıklayan bir karmaşa ülkesi haline getirir.
Bütün iddiamızı, geleceğimizi kaybederiz.
Enflasyon uyuşturucu alışkanlığı gibidir.
Eski tedavi yöntemi, hastayı bir odaya kapatmaktı. Hasta pehrize alışırsa kurtulur, başını duvarlara vura vura kendini öldürürse etraf ondan kurtulurdu.
Çağdaş tedavi, azalan dozlarda uyuşturucu vererek hastayı bağımlılıktan uzaklaştıra uzaklaştıra kurtarma yöntemine dayanıyor.
Hükümet, üretici sektörleri programa zarar vermeden destekleyecek "ince ayar" tedbirleri ile işte bu tedavi yöntemine yöneliyor.
Ama bu, ölçü kaçırılarak asla hezimet ricatına dönüşmemelidir.
Yetkisiz mahkeme
Devletin Nazım Hikmet'e itibarını iade edecek kararnameye, MHP'li bakanlar imza koymuyor..
Türk şairi olarak bize onur kazandıran Nazım'a ölümünden bunca yıl sonra vatandaşlığını geri veremiyoruz.
Neden bu korku?.
Mezarını Rusya'dan Türkiye'ye getirmek isterler diye mi?. Ölüsü buraya gelirse komünizm hortlar diye mi?
Yoksa komünizm gibi çağdışı kalmış ideolojiler, yaşamak için "düşman"ı da canlı tutmak zorunda olduklarını sandıkları için mi?
Bilmiyoruz.. Ama MHP'li bakanların direnme gerekçeleri ayıplıdır ve içine girdiklerini iddia ettikleri değişimi yalanlamaktadır.
Elli yıl önceki şiirlerini okuyup şairi yargılıyorlar. Mahkeme gibi karar verecekler..
"Hiç bir şey gideremez iç sıkıntımı
Memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.."
"Ey benim sevgilim,
Karlı bir çam ormanında nefes almanın
Bahtiyarlığına benzer seni sevmek.."
Sonunda "hayır" derlerse, bu karar TC Hükümeti'nin kararı olacak.
Ne kadar utandırıcı bir azap!.