|
|
Başımdan aşağıya çikolata döktürürdü
İhlas Holding'in patronu Enver Ören'in gönderdiği çikolatalar için Seren Serengil, "Herhalde okunmuştu, onları yiyen TGRT'den ayrılamazdı" diyor
SEREN Serengil, 'Abi' diye hitap ettiği Enver Ören'i anlatırken "O dünyanın en iyi patronudur" diyor. İhlas Holding'in patronu Enver Ören, Serengil'in canlı yayınlanan ve gece geç saatlere kadar devam eden "Bu Gecenin Hatrına" adlı programını, eşiyle birlikte hiç kaçırmadan izlermiş. Beğenisini de sık sık dile getirip, "Eşim senin programını çok seviyor. Uykusuzluktan ölsek de oturup izliyoruz" dermiş.
Serengil, Enver Ören ile arasındaki bağı anlatırken, "Benim ilişkim diğer sanatçılarla olan ilişkisinden daha farklıydı. Çünkü beni çocuğu gibi severdi" diyor. Peki TGRT'nin yıldızlarına, yaptıkları anlaşmaların dışında sık sık pahalı jestlerde bulunan Ören, kızı gibi sevdiği Seren Serengil'e de hediyeler aldı mı?
"Enver Abi diğer sanatçılara olduğu gibi bana cipler, evler hediye etmedi. Ben sadece hakkım olan parayı aldım. Her zaman vermiş olduğu sözü tuttu. Paramızı bir gün bile geç almadık. Her türlü isteğimizi dinler, elinden geldiğince yapmaya çalışırdı. Diyelim ki dizi yapmak istiyoruz; hemen kabul ederdi."
'O BENİM TERAPİSTİMDİ'
Seren Serengil, Enver Ören'in kendisi için bir terapist olduğunu söylüyor:
"Problemlerimi ona e-mail atarak anlatırdım. O da bana e-mail ile yanıt verirdi. Sonra buluşur, dertleşirdik. Terapist gibiydi. Onun yanından konuşup ayrıldığım zamanlarda her zaman kendimi çok mutlu ve hafiflemiş hissediyordum." Serengil çilolatayı çok severmiş. Enver Ören de bunu bildiği için Seren'in her çekimine çikolata gönderirmiş:
"Ben çok sevdiğimi bildiği için her program çekimine iki-üç kilo çikolata gönderirdi. Yardımcıları o çikolatayı başımdan aşağıya dökerdi. Herkes o çikolatadan yerdi. Zaten onu yiyen de ayrılamazdı kanaldan. Bence o çikolatalar okunmuştu. Kendisine gidip, 'Bana teklif var' dediğimde, 'Sen bizim kızımızsın bir yere gidemezsin' derdi. Ben de hiç sesimi çıkarmaz, kabullenip, odadan çıkardım."
İhlas Finans'ın içine düştüğü zor günlerde İsviçre'de tatilde olan Serengil, Enver Ören'i telefonla aradığını da belirtiyor. Bir saatlik telefon konuşmasında karşılıklı ağlamışlar. Şimdi Serengil, Enver Abisi için kendi adına neler yapabileceğini düşünüyor ve "İki-üç ay hiç para almadan TGRT için bir şeyler yapabilirim" diyor.
'Dizinin senaryosu Enver Ören'e aittir'
Serengil, Kerem Alışık ile oynadığı 'Şükran Büfe' dizisine ilişkin şöyle diyor:
"Canlandırdığım Şükran, ortadirekten bir kadın. Kocası hayalperest ve hep batan bir adam. Sonunda kadın kocasından boşanıyor ve bir büfe açıyor. Öykü bunun üzerine kuruluydu. Enver Abi, 'Diziye güçlü bir adam katılsın, kızı kurtarsın' dedi. Ben de onun yazdığı notları yönetmene verdim. Senaryo böylece değişti. O güçlü ve zengin işadamını Salih Güney oynadı. Dizide Şükran ile bir düğünde karşılaştılar. Sonra kadının oğlu trafik kazası geçirdi. Bu zengin işadamı karşılık beklemeden ona yardımcı oldu. Bence bu karakter Enver Abi'nin kendisiydi. Çünkü onun baktığı, ihtiyaçlarını karşıladığı, çocuklarını okuttuğu aileler var. Her ay Enver Abi'den yardım isteyen insanlardan 100-150 mektup gelirdi. Ben bu ailelerden üç tanesiyle tanıştığım için biliyorum."
AYDA 40 MİLYAR ALIYORDU
TGRT'de iki buçuk yıl boyunca "Bu Gecenin Hatırına" adlı programı sunan Seren Serengil, ayda 40 milyar lira alıyordu. Ayrıca anlaşma gereği ayda 20 bin dolar da kıyafetleri için Canan Yaka'ya ödeniyordu. Serengil'in makyözü ve kuaförü de TGRT dışından geliyordu.
|
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|