kapat

16.02.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
"Türkü söylemek muhalif olmaktır"
Türkü dünyasında büyük bir rekabet olduğunu söyleyen Yavuz Bingöl, "Tarih boyunca türkü söylediği için asılan, işkence gören geleneğin temsilcisiyiz" diyor

Yavuz Bingöl; toprak kokan türkülere yeniden hayat veren, toprak rengi gözleriyle hüznün aslında güzel bir duygu olduğunu bizlere hatırlatan 2000'lerin yeni barış elçisi. Üstelik bu ülkenin tek barış elçisi Zülfü Livaneli'nin UNESCO'ya önerdiği, belki de gönül rahatlığıyla bayrağı devredeceği tek sanatçı.

Yetmişli yılların popüler halk ozanı Şahsenem Bacı'nın en büyük eseri o. Ahmet Telli'nin şiirinde de söylediği gibi "Sen Türkülerini Söyle" başlığı altında türkülerimize yeniden hayat veren Yavuz Bingöl'ün sanatçı kimliği dışında bir insan hayatına sığdırdığı bir çok başarısı var; onlardan biri de Türkü Sinem.

MÜTEVAZI BABA
Türkü Sinem; kökleri sağlam topraklardan beslenen bir ailenin kızı. Babasının aynı yaşlarda yaşadığı baba korkusuna karşılık o, şimdilerde "baba sevgisini" sınırsızca yaşamanın sarhoşluğunda. Yavuz Bingöl her konuda olduğu gibi babalık mesleğindeki başarısını mütevazı tavırlarıyla görmezlikten geliyor.

Piyano ve bağlamanın eşsiz dostluğunu keşfeden, müzikte sınırlar çizmenin kompleksine kapılmayan bir sanatçının, baba-kız ilişkilerinde aşırı saygıdan dertlenmesi çok da şaşırılacak bir durum değil. Özellikle ülkemizde çirkin ama başarılı her kişinin peşini bırakmayan "karizmatik" sıfatı, bu sefer kurallarını yıkmış, eli yüzü düzgün birine yapışmış, kalmış.

*Geçenlerde BKM'de verdiğiniz konserde yeni bir müzik programı sunan genç bir arkadaşımız "Yavuz Bingöl pop müzik albümü hazırlıyor" şakası yaptı. Sizi tanıyanlar bunun şaka olduğunu hemen anladı. Pop müzik gerçekten size bu kadar uzak bir müzik türü mü?

Aslında son iki albümümde, ben de çok eleştiri aldım, anonim türküleri azalttığım için. Son albümde kendi ürettiklerimi de insanlarla paylaşmak adına türküleri azalttım. Son yıllarda bestelerimin çoğunu da piyanoyla yapmaya başladım. Bu yüzden pop müziğe yakın bir müzik bile yapmaya başladım.

*Türkülerin evrensel olabilme ihtimali nedir? Çünkü evrensel kabul edilen tek dil İngilizce...

Müziğin dilini çok evrensel buluyorum. Doğru ekiple yola çıkıldığı zaman düşlediğim gibi olabilir. Ama dünyada Türk Müziği'nin yaygınlaşması biraz da siyasi ilişkilerimiz, Avrupa Birliği'ne, Türkiye'nin komşularıyla ilişkisine bakar.

'Mahsun bana hâlâ kırgın'
*Sanatçı için "okul diplaması" ne önem taşır?

Okumuş olsaydım ne olurdu benden? Şu anda Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nda 700-800 milyon maaşla korno çalıyordum. Okumanın bir zararı olduğunu düşünmüyorum, ama faydasının da.

*Türkü dünyasındaki rekabet sizi neden rahatsız ediyor?

1994 yılında türkü albümüyle milyon sattıktan sonra insanların birazcık önü açıldı. Bunu kimse dile getirmiyor. Çok umurumda değil aslında ama insan zaman zaman sırtının sıvazlanmasını istiyor. Benim arkadaşımsın, ne olur adımı ağzına alsan...

*Prestij'den ayrılma sebebiniz şirketin geleceğini önceden tahmin etmeniz miydi?

Çok yoğun, çok kalabalık yorucu bir şirketti. Anlaşması bitmeden ayrılan bir çok sanatçının aksine anlaşma vaktim doldu ve ayrıldım. Tabii bu ayrılıktan Mahsun kırıldı. Belki de kısmen bu kırgınlık devam ediyor.

'Devrimciydik ama sosyalizmi bilmezdik'
15 yaşında İzmir Gültepe'de lastik yakıp, nöbet tutan, ama sosyalizmi bilmeyen çocuktuk

*"Türkülerin her zaman politik ve mualif bir yanı vardır" demişsiniz. Mualif olduğunuz bir politik görüş var mı?

Var tabii. Politik görüşlerini sanatının önüne çıkaran biri değilim. Ama zaman zaman bunun altını çizmem gerektiği dönemler oluyor. CHP kökenli bir aileden geliyorum. 1980 öncesi kendi kuşağımı biraz kayıp görüyorum. 16 yaşındayken, 12 Eylül ile tanıştım. 15 yaşındayken İzmir Gültepe'de lastik yakıp, belinde silah, nöbet tutan, o halkı koruyan ama sosyalizmin 'S'sini bilmeyen çocuktuk.

Yılmaz Erdoğan'ın şiirinde olduğu gibi hiçbir mahkeme tutanağında adım geçmedi, ama devrimciydik ve halkı kurtaracaktık biz sözde.

Türkü söylemek başlı başına bir muhalefet diye düşünüyorum. Tarih boyunca türkü söyleyen bir çok insanın asıldığını, işkence gördüğünü, cezaevlerine atıldığını görüyorsunuz. Öyle bir geleneğin temsilcileriyiz biz.

*Türkülerin her zaman bir mualif yanı varsa ve Ahmet Kaya da yargısız infaza mahkum edildiyse, bunun korkusunu bir an olsun hissetmiyor musunuz?

Bu senin için de geçerli. Kanal D'deki o canlı yayında o cümlenden dolayı mesela bunlar olabilir. Ahmet Kaya kaybetmiş olduğumuz bir insan. Ben fazla yorum yapmak istemiyorum, ama sonuçta o geceye ilişkin söyleyebileceğim çok kötü şeyler söylemediğiydi. Yurt dışına gittikten sonra biraz ipin ucu kaçtı. Ahmet Kaya benim için kocaman yürekli ama çocuk ruhlu bir insandı.

*'Hiçbir mahkeme tutanağında adım geçmedi' dediniz ama "Düşünce Özgürlüğü 2000" adlı kitapla ilgili böyle bir olayınız var?

Beni ve Yılmaz'ı (Erdoğan) rahatsız eden, bizi yayıncı gibi göstermesi. Biz beraat ettik. Burada iyi niyetimiz su istimal edildi. Yavuz Bingöl, Yılmaz Erdoğan gibi toplumun her kesimi tarafından sevilen insanların imzalarını kullanacaksan ipe sapa gelen yazılar topla, bir şey olsun.

*Herşeye rağmen başarınızın sırrı?

Fazıl Say'ı düşünün. Dünya müziğinin içinde ve Türkiye'de yaşamayan bir insan. Olaylara Türk Müziği gibi bakmayan, görmeyen bir insan. Dilini ve müziğini ilerletmiş, Avrupalılaşmış artık. Başarı ancak böyle yakalanılabilir.

* Türkü yorumlamak için ille de o türkünün hikâyesini bilmek önemli midir? İyi bir yorumcu olmak yetmez mi?

"Kırmızı gül demet demet" türküsünü çocukluğumdan beri severek söylerdim. Bir gün öyküsüyle tanıştım, girdim stüdyoya okudum. Karşıya çabuk geçer böyle okunan türküler.


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır