Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan dün Ankara'da gazetecilere bir açıklama yapıyor: "Telefonla randevu sisteminin uygulamaya girmesinden sonra SSK hastanelerinde kuyruklar ve izdiham yarı yarıya azalmıştır..."
Sayın Bakan'ın SSK hastanelerinin kapılarında eziyet çeken, hastabakıcılardan, hemşirelerden, doktorlardan hakaret gören, haftalar sonrası için bile muayene sırası verilmeyen hastaların içler acısı halini görmeden böyle bir açıklama yapmasını mazur karşılıyoruz.
Çünkü; Ankara'da bakanlık koltuğunda oturup, SSK hastanelerinin kapılarında davul zurna ile karşılanırsanız tabii ki gerçekleri bilemezsiniz, halka yapılan zulümü göremezsiniz...
*
Gelelim halka mucize gibi sunulan telefonla randevu sistemine; sizi yanlış bilgilendirmişler Sayın Okuyan...
Telefonla randevu sistemi hizmete girdiği gün devre dışı kaldı... İstanbul'da binlerce SSK'lı randevu için telefonunu çevirdiği Göztepe, Okmeydanı, Samatya hastanelerinden ya cevap alamıyor, ya da teybe bağlı mekanik bir ses "Randevu sayısı doldu, yarın arayın" diyor...
Halka cep telefonu numaranızı verecek kadar görevinize bağlı olduğunuzu, SSK'yı düzeltmek için çabaladığınızı biliyoruz... Sizden ricamız; sıradan bir vatandaş gibi İstanbul'daki SSK hastanelerinin telefonunu çevirin... İstanbullular'ın neyle karşılaştığını görün...
Mazeret üretmeyin, asfalt döküp yolları düzeltin!
BÜYÜKŞEHİR Belediyesi'nin sorumluluğunda olan ana caddelerin çukurlardan ay yüzeyine döndüğü yolundaki eleştirime, açıklama geldi... Basın Danışmanlığı aracılığı ile gönderilen açıklamada, 2000 yılında İstanbul genelinde yollara 66 trilyon lira değerinde 3 milyon ton asfalt döküldüğü belirtiliyor ve ardından "araç yoğunluğunun yarattığı tahribatla, alt yapı çalışmalarının neden olduğu çukurların" caddeleri bu hale getirdiği ekleniyor...
Doğrudur...
Doğrudur da; şimdi asfalt bozulmasın diye araçları caddelere çıkarmayacak mıyız? Kanalizasyon, yağmur suyu, elektrik, doğalgaz, telefon alt yapılarını yapmayacak mıyız?
Bence yapılacak tek şey; Ali Müfit Gürtuna'nın bürokratlarını masa başından kaldırması, İstanbul'da tur attırması... Çünkü bu kente ahkam kesen değil, hizmet yapan gerekiyor...