kapat

31.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )


Maaşlı gazeteciliğe dair

Birkaç gün önce, gazetelerde, bir grup gazetecinin şu anda hapiste olan bir işadamından maaşa bağlandığı iddiası yer aldı.

Bu çirkin iddia üzerine, Gazeteciler Cemiyeti, haklı ve yerinde bir tepki ile "Böyle bir iddia varsa, belgeleriyle ortaya konulmalıdır" dedi.

Fakat gördük ki, ortada belge falan yok...

Veyahut da, belge var da ortaya konulamıyor.

Neyse ne!..

Peki ben bu konuya neden değiniyorum?

Gazetecilik yapmakta iken, kişisel maddi çıkar amacıyla mesleğini kötüye kullananların her zaman varolabileceği bilinciyle, aslında şunu söylemek istiyorum:

Eğer elimizde kesin kanıtlar yoksa, gazetecilik mesleğini zedeleyen, mesleğin onurunu ve ahlakını çürüten iddiaları ortaya atmak gazetecilik falan değildir.

Biliyorsunuz, Nurettin Sözen'in belediye başkanlığı zamanında da, çok sayıda gazetecinin maaşa bağlandığı iddiaları ortaya atılmıştı...

Ama sonra bütün bu iddialar havada asılı kaldı.

Benim inancım şudur:

Mesleklerine sahip çıkamayan toplumlar, "yetişkin ve olgun toplumlar" olmakta zorlanır.

Temel prensip, bir ülkenin mesleklerine sahip çıkmaktır.

Bir mesleği, bir insan grubunu toplu olarak töhmet altında bırakacak iddialar, yersiz, çocukca ve psikolojik rahatsızlıkları dışavuran davranışlardır.

Kaldı ki, Türkiye gazetecileri, binbir demokratik sınavdan alnının akıyla çıkmış, topluma hizmeti sürdürmekte kararlı, genel anlamda geniş halk kitlelerinin yanında dururken, devletin çarpık, çağdışı ve antidemokratik uygulamalarına her zaman karşı durmuş ve ülkesinin geleceğinin yanında yer alabilmiş insanlardan oluşmaktadır.

Suçluyu açığa çıkartalım...

Ama bir mesleği de karalamamaya özen gösterelim.

Bonservis işkencesi
"Kızım Pelin Çizgin 1986 doğumlu olup 4-14 yaşları arasında Tekelspor'da lisanslı jimnastikçiydi.

2000 yılının ilk 6 ayında ise kürek branşı ile ilgilenen bir sporcu. 2000 yılının sonbaharında Anadolu Lisesi hazırlık sınıfına başladı. Ailevi durumlar nedeni ile maddi ve manevi imkanlarımız artık Cevizli'ye spor yapmak için gitmesine izin vermez oldu. Çocuğumuz sporu çok sevdiği ve devam etmek istediği için Tekel'den bonservisini talep etmek gafletinde bulunduk. İlgili kişiye durumu daha önce anlatmış, o da durumumuzu anlayışla karşıladığını, istediğimiz zaman bonservisimizi alabileceğimizi söylemişti.

Ancak nedense devamlı ertelediği için 8 Ocak 2000 Pazartesi günü bizzat kendimiz gidip yüzyüze konuşup işi neticelendirmeyi düşündük. Kulüp Başkanı ve aynı zamanda Ambalaj Fabrikası Müdür'ü olan Feride Metal ile görüştük. Odasına emrinde çalışanları toplamış bir vaziyette bizi yanına çağırttı ve daha konuşmamıza bile fırsat vermeden sinirli bir tavırla bağırarak, "Bonservis için geldiyseniz hiç uğraşmayın, hiçbir şekilde alamazsınız. Gittiği kulüp o kadar istiyorsa, 1 buçuk milyar lirayı bastırsın alsın" dedi.

Netice olarak benim kızım sporculukla alakası olmayan, bir kulüp başkanı olarak atanmış bir insanın keyfi ile mi yapacağı sporu seçecek. Ayrıca bir devlet kuruluşu olan Cevizli Tekel Ambalaj Fabrikası, onun ve ailesinin çiftliği, çalışanlar da köleleri mi?"

Şule Çizgin - İstanbul

Yaşar Okuyan'ın dikkatine
"Benim size bu yazıyı yazmama neden olan kişi Barış Manço adlı Denizcilik Şehir Hatları işletmesinde çalışan Hüseyin Mert adında bir garsondur.

27 yıldır kendi sigortasını yatırdığı halde ya da kendi sigorta pirimini yatırdığını zannettiği kişilerce dolandırılan Hüseyin Mert, 1963 yılından beri çalıştığı 8 gemide, sigortasını sözde yatıran kişilerin hiçbiri bugün malesef hayatta değil.

Öyle ki bugün 65 yaşında çay servisi yapan bu saçları bembeyaz olmuş yaşlı adamın kendisiyle ilgili gerçeği öğrenişi bundan iki ay önce Denizcilik İşletmeleri'nin onu İnci Burnu ya da yeni adıyla Barış Manço gemisinde sigortalı yapışıyla ortaya çıkmış.

Sanki hayat bu adama kazık atanların ömründen çalarak onlara bir ders verirken, Hüseyin Mert'e de sana emeklilik yok, bundan sonra ölene dek çalışacaksın demiş ve bu yaşlı adamı her şeye yeniden başlamak zorunda bırakmış. Sizden ricam konuyla ilgili Sayın Bakan Okuyan'ın bir yardımı dokunabilir mi?"

H. Kemal - İstanbul

Pamuk eller cebe Canımıza yetti artık
"Ülkemizin güzide okullarından Kartal Anadolu Lisesi depremden büyük hasar görmüş ve bir yıldır başka bir okul bünyesinde ders yapmaktadır.

Öğretmeni, idarecisi, öğrencisi okullarının bitmesini sabırsızlıkla beklemekte ve büyük sıkıntılarla geçirdikleri bir yılı ancak yaşayan bilir demektedirler.

Onurlu, gururlu bir şekilde devletten görev bekleyen bu okulun yarım kalan binasını bitirelim.

Ödeneğimizin çıkarılmasıyla birlikte iç düzenin sağlanması için eğitim-öğretime gönül vermiş yardımsever vatandaşları oldukça zor durumda bulunan Kartal Anadolu Lisesi'ne yardıma çağırıyoruz."

Kartal Anadolu Lisesi, Okul Aile Birliği

Türk gibi olmak Yurtta infial
Fransız Cumhurbaşkanı Chirac'ın, dün yurtta infial uyandıran sözde Ermeni soykırım yasa tasarısını imzaladığı saatlerde, bana gelen bir faks mesajını yorumsuz yayınlıyorum. Kemal Çağın adlı okurumuz, "Kadıköy İskele Sokak'ta oturan, üç aydan üç aya eline 38 milyon ihtiyarlık maaşı geçen ve bu para ile geçinmeye çalışan Ermeni yurttaşımız Anriyetta Hanım'a nasıl yardımcı olabiliriz" diye soruyordu.

Vurgunun böylesi...
Ankara'dan Banu Şen, marketlerde yaşanan fiyat karmaşası ile ilgili başından geçen şu olayı anlatıyor:

"Köşenizde bazı marketlerde yapılan küçük rakamlar gibi gözüken ama toplanınca ciddi rakamlara ulaşan vurgunlardan bahsettiniz. Yazınızdan sonra, alışkanlığım olmasa da bu konuya dikkat etmeye başladım. Ama geçen gün sizin anlattığınız olay benim de başıma geldi. Tansaş'a bir cips almak için gittim. Etiket fiyatı 500 bin lira olan cips için, 600 bin lira ödemem istendi. Bu farkın nereden kaynaklandığını sorduğumda cevap veremediler. Bizi aydınlatmaya devam edin."

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır