kapat

31.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )


Uyuyan devi uyandırmak!

Ermeni anıtını da dikiyorlar ya...

Tüy diker gibi!

Diksinler.

Her şeyde bir hayır vardır, bunda da mutlaka -görmeyi becerebilecek olursak- bir hayır vardır.

Sadece Fransızlara kızmakla kalacaksak pek bir mesafe alamayacağımız belli.

"Ne yapmak gerek" diye sormak lazım.

"Neden" diye sormak lazım, cevabını verip öyle davranmak lazım.

Biz bugüne kadar kendi aramızda tepişeceğimize Avrupa'nın en güçlü ekonomilerinden biri olmayı becerseydik, işler böyle olmazdı.

Biz içeride bütünleşemedik, dünya Türkiye'yi bölmek için elbirliği etti.

Biz birleşip, dışarıda kendimize bir düşman belleyip, tek yumruk olmadık.

Yarışmadık!

Kendi kendimize "Büyük ülkeyiz" demekle kaldık.

Devi uyutan bizleriz!

Şimdi bu devi uyandırma vaktidir.

Dev uyandırmak liderlik gerektirir.

***

Fransa'da ortak paydası Türk düşmanlığı olan Ermeni diasporası...

Kaç kişi?

500 bin ila 600 bin arası.

Avrupa'daki Türk sayısı kaç kişi?

3.5 milyon!

Tek yumruk olarak hareket etsek...

Bu üçbucuk milyonun KDV'si...

Sessiz protesto yürüyüşü yapacak olsa...

Hangi şehirde yaparlarsa yapsınlar...

O şehirde bu yürüyüşten haberdar olmayacak tek kişi kalmaz.

Devi uyutan bizleriz!

Şimdi bu devi uyandırma vaktidir.

Dev uyandırmak liderlik gerektirir.

***

Liderin en önemli bir görevi de uyananın canavar değil, dev olmasını sağlamak.

Vitrinleri taşlayan bir kızgın güruhtan bahsetmiyoruz.

Ellerinde "Fransa sen kendi katliamlarına bak" pankartları taşımaktan da bahsetmiyoruz.

"Biz katilsek siz daha büyük katilsiniz" tavrı, onları haksız çıkartmaz.

Sessiz dev bir protesto yürüyüşünün mesajı "Bunu haketmiyoruz, siz insanlık ayıbı işliyorsunuz, siz ne yaptığınızı bilmiyorsunuz" frekansında olmalı.

Fransız halkı, ne derece doğru iş yaptığını kendi sorgulamalı.

En küçük şiddet, fikri sabit haline gelmiş,"Bunlar zaten barbar" seviyesizliğini destekleyecektir.

Biliyorum...

Karakterimize, yapımıza ne kadar ters gelse de...

Haksızlığa uğramış olduğumuzu hiddetlenmeden vurgulayabilmemiz gerek.

"Bir bomba da bu heykele koyarız" mantığıyla uluslararası sahaya çıkamayız.

***

Aslında nasıl biliyoruz, sahaya çıkmayı, aslanlar gibi...

Galatasaray'a verdiğimiz desteği...

O heyecanı, bir milli meselede yaşamayacak mıyız?

O maçlara gelen kitleyi Paris'te toplayamayacak mıyız?

Şimdi devi uyandırma vaktidir.

Dev uyandırmak liderlik gerektirir.

Avrupa'nın kalbini fethedecek bir 'Fatih' aranıyor!

Bürokrasi kalem oynatmıyor

Ankara'da manzara şu...

Bürokrat televizyondan izliyor: Bakanlıktaki yan komşusu genel müdür yardımcısı yaka paça götürülüyor.

Bu sırada yorum; "Bir hortumcu daha ele geçti" diye.

Sonra, kelepçeler çözülüyor. Bazen hakim karşısına çıkarak, bazen çıkmadan bürokrat serbest bırakılıyor. Bu bir, iki, üç, beş, on, yirmi bürokrat şeklinde aynı senorya tekrarlanıyor.

Manzara böyle olunca Ankara'da hiçbir bürokrat hiçbir belgeyi imzalamıyor. Hepsinin beyninin arkasında bir "Neme lazım!" şüphesi var. İşte bu neme lazım şüphesi Türkiye'yi kilitliyor.

Oysa görüştüğüm bürokratların bir çözümü yok değil...

Diyorlar ki:

- Bu iş kelepçeler, yaka paça götürmeler şeklinde olmasa "hortumcular yakalandı" şeklinde ekranlara yansımasa; "Bilgisine başvuruldu" şeklinde olsa olay bambaşka bir üslupta algılanacak.

O zaman bilgiyi de vereceğiz, imzayı da atacağız. Ama şu şartlarda yok yere "İşte yolsuzluğa katılan bürokrat" damgasını yemektense "Türkiye dursun" noktasına geldik.

Sizce de bir üslup değişikliği ile bu ikilemi ortadan kaldırmak gerekmez mi?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır