Beyaz Enerji operasyonu sadece bu noktada mı duracak, yoksa Enerji Bakanlığı içindeki diğer kurumlar olan TPAO ve BOTAŞ'a da uzanacak mı?
Örneğin, TPAO müfettişlerinden Metin Oktay Çetinkaya'nın 29.09.2000 tarih ve 4/9 sayılı raporu acaba ne oldu? Bu raporda, "görevini kötüye kullanmak suretiyle ihaleye hile ve fesat karıştırdığı, TPIC kaynaklarının bazı çalışanlara aktarılmasına ve haksız menfaat temin etmelerine yol açarak kurumu zarara uğrattığı, üçüncü kişilerin sebepsiz zenginleşmelerine sebebiyet verdiği kanaatine varılmıştır" dediği, TPIC Başkanı Erdal Ahıska için ne gibi işlem yapıldı?
Ahıska'nın yardımcıları Necat Özet ve Yavuz Tengiz ile ilgili raporda belirtilenlerin hangileri yerine getirildi? Bu ikili müfettişe, Türk kanunlarına göre TPIC'i soruşturamazsınız demişler..
Raporda, maaşları dışında banka hesaplarına para yatırılan ve bu suretle haksız kazanç sağladıkları belirlenen Aydın Ercan, Sabri Beleli ve Arzu Nalbur (Turan), bu son ikisi özel bir şirketten de maaş almışlar, şimdi neredeler?
Bitmedi değerli dostum Tantan.. Bitmedi ve bitmeyecek de.. Şimdi TPAO çalışanlarından gelen bir mesajı özetleyelim:
"TPAO Batman Bölge Müdürü Talat Atalay ve kurduğu alt kadrosu ile birlikte yaptığı yolsuzluklar, bundan 4 ay önce müfettiş raporları ile belirlendi. Ama savcılığa suç duyurusunda bulunulmadı. Teftiş Kurulu Kararı ile görevinden alınan Atalay, yeniden göreve getirildi. TPAO Genel Müdürü Osman Demirağ, hakkında hiçbir işlem yapmamakta direniyor. Bizim bu insanlarla uğraşacak gücümüz yok. Tek güvencemiz sizsiniz, size inanıyor ve güveniyoruz.."
Mektubun özeti bu Tantan. Onlar bana, ben de sana güveniyorum.. Nerede acaba bu Talat Atalay ve adamları? Savcılığa suç duyurusunda bulunuldu mu? Görevden alındı mı? Bir sor bakalım Enerji Bakanı'na.. Yoksa bir ANAP'lı milletvekili mi devreye girdi?
Sevgili Tantan, önümde bir başka rapor daha var.. 26 Şubat 1997 tarihini taşıyor. TPAO'nun, Mısır'da AMOCO'ya ait olan ve hiçbir işe yaramayacağı 1995 yılındaki denetim raporu ile açıkça görülen bir sahayı satın alıp, buraya 32 milyon 762 bin 881 doları nasıl gömdüğünü anlatıyor.
Denetim raporları, "Aman buraya para yatırmayın" diyor, ama bizim TPAO 32 milyon doları toprağa gömüyor.. Sonra sevgili Tantan, iş bununla da bitmiyor.. Bu açık soygundan sorumlu olan zatlardan biri, TPAO'dan istifa edip Amoco'ya geçiyor, diğeri zamanın Cumhurbaşkanı'na yakın bir isim, o ise görevine devam ediyor.. Ne kadar ballı börek değil mi? Kimse de hesap sormuyor.. Kazakistan'daki kepazeliklere ve devletin 300 milyon dolarının buharlaşmasına ne kadar benziyor.. Kazakistan dedik de aklımıza geldi, "Bu dava konusunda mahkemeye rapor veren ODTÜ'lü öğretim üyesi bilirkişinin, sanıklardan bazıları ile ilişkisi nedir? Ayrıca bunların döneminde TPAO'ya rapor yazıp karşılığında kaç para almıştır?" Sor Tantan.
BP-Amoco'ya da sor bakalım Tantan, bu yaptıkları "etik mi?" Sonra Kimdir bu adam açıklasınlar sana.. Ayrıca, TC yasalarına göre, bu kişinin BP-Amoco'da çalışması suç değil mi? Bal gibi suç.. Ama nedense gerek Enerji Bakanı, gerekse TPAO kulağının üzerine yatıyor..
BP'cilere birşey daha sor: "Niye iç yazışmalarınızda, iskontolar faturalarda görünmeyecek olup, iskontolardan doğan alacak, bayinin ay sonlarında keseceği hizmet bedeli faturası ile hesabına alacak kaydedilecektir" ifadesini kullandınız? Senin uzmanların bunun yol açtığı vergi kaybını hemen bulabilirler..
Habur'a da uzan Tantan, Habur'a. Sor bakalım: "Özel petrol şirketlerinden alınan teminat ve peşinatlar niye iade edildi? Buna karşı çıkan bazı kişiler niye görevden alındı? Şirketin 1999 denetim reporu nerede?"
Bunlar buzdağının görünen kısımları sevgili dostum Tantan.. Bir da bunun görünmeyen kısımları var.. Elimize geçerse onları da sana duyuracağız..