|
|
'Bize çelme takıyorlar'
ANAP lideri Yılmaz güvenlik sendromunun özgürlük yolundan saptıracağı uyarısında bulundu ve "Demokrasinin yönetilebilirliğini göstermek zorundayız" dedi
ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, ülkenin kalkınması, ilerlemesi, huzuru ve güveni için attıkları adımların çelmelerle karşılandığını belirterek, "12 Eylül öncesinde yaşanan siyaset kurumunun tıkanmışlığı tuzağına düşülmemelidir" dedi.
Yılmaz, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan ve 5 polisin şehit edilmesini kınayarak başladı.
GÜVENLİK VE REFAH
ANAP olarak gelecek yönetimi stratejisini hayata geçirmeye çalıştıklarını ancak Türkiye'nin bugün değil geleceğini, bugününü dahi göremez hale getirilmek istendiğini söyleyen Yılmaz, 2001'i giderek derinleşen sıkıntı ve endişelerle karşıladıklarını belirtti. Yılmaz şunları söyledi: "Görüldüğü gibi, ülkemizin kalkınması, ilerlemesi, huzuru, güveni için atığımız her adım çelmelerle karşılanmaktadır. Türkiye'yi gelişmiş dünyadan tecrit etme ve sadece kendi iç sorunlarıyla uğraşan bir devlet haline getirme gayretleri son dönemde zirveye ulaşmıştır. Önümüzdeki haftalarda bu gayretin yeni tezahürleriyle karşılaşmamız mümkündür. Bu belirsizlik demokrasiden ekonomiye tüm hedeflerimizi olumsuz etkilemektedir."
Demokrasilerin hürriyet, güvenlik ve refah dengesi üzerine kurulu olduğunu anlatan Yılmaz, zaman zaman Türkiye'nin güvenliği hürriyete tercih etmek zorunda bırakıldığını da vurguladı. Yılmaz,şöyle dedi: "Türkiye son dönemde içeride ve dışarıda meydana gelen bir takım hadiselerle yeniden bir güvenlik sendromuna sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu gelişmenin toplumu ve ülkeyi götüreceği yer otoriterleşmedir. Bunun sonucu ise, Türkiye'nin demokrasi ve özgürlük yolundan saptırılmasıdır. İster içeriden ister dışarıdan yürütülsün, Türkiye'nin provokasyonlara karşı fevkalade dikkatli ve müteyakkız davranması şarttır. Birileri bir takım olaylarla bazı hedeflere ulaşmak istiyor olabilirler."
Yılmaz, bu noktada esas görevin devlet organlarına düştüğünü, demokrasinin yönetilebilirliğini göstermek zorunda olduklarını kaydederken de, "Öncelikle olayların sorumluları, kararlılık ve serinkanlılık içinde belirlenip yakalanarak adalete teslim edilmelidir. Demokratik hukuk devletinin asayiş ve güvenlik sorunlarını çözdüğünü ortaya koymak mecburiyetindeyiz. Bu noktada temel görev, hükümetindir, meclisin, siyasi partilerindir. 12 Eylül öncesi yaşanan siyaset kurumunun tıkanmışlığı tuzağına düşülmemelidir" diye konuştu.
"EKONOMİ AMİRAL GEMİ"
Davos toplantılarındaki temasları konusunda da bilgi veren Yılmaz, Türkiye'nin dışarıdan bakıldığında daha kolay kavranabildiğini kaydetti. Davos'ta Türkiye'nin Avrupa'nın parlayan yıldızı olarak nitelendirildiğine işaret eden Yılmaz, ekonomik alanda sorunların çözümünün Türkiye'nin tüm sorunlarının çözümünün temelini oluşturduğunu söyledi. Hükümet olarak ekonomik program başta olmak üzere tüm taahhütlerini hayata geçirmeye kararlı olduklarını kaydeden Yılmaz, "Ekonomi programı hükümetin amiral gemisidir. Ekonomi politikamız başarıya ulaşmadan diğer politikalarımızın başarı şansı yok" dedi.
|
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|