Anlatılanlara göre; kadın zengin erkek tavlama kursu açmış. Kurslarla erkekleri elde etmenin yollarını kadınlara öğretiyormuş. Öğütler vererek kadınların koca bulmalarına,hem de zengin koca bulmalarına yardımcı oluyormuş... Örneğin hep jartiyer giyerek, erkeklerle diz temasında bulunarak ve iç çamaşırımızın rengini ortalık yerde fısıldayarak erkekleri elde edebilirmişsiniz.
Bunları öğrenmek için kadınlar 5 milyar ödüyorlarmış.
Hani bunları öğrenmek için bu kadar para ödemeye ne gerek var? Hiç anlamadım. Bunlar bir masal gibi değil midir? Yalancı bir masal... Daha da kötüsü bu uğraşta saçı başı dağıtan kadınlar yok mudur?
Hırsla zengin koca arayan, gönülden sevdiği erkekleri elinin tersiyle iten ve ten, yürek kokusuna göre değil, para kokusuna göre yol bulan kadınlar çok vardır. Ve herhalde bu da insanlık tarihinin en eski masallarından biridir. Kadınlar para ve kariyere çok önem verirler. Tabii ki kendileri için değil erkekleri için. Ne önemi vardır ki bir kadın için kariyerin, iyi bir işin? Nasıl olsa bunlara sahip bir erkek bulma olasılığı vardır.
Eminim bu haberi çok okuyan olmuştur. Yalnızca kadınlar değil, erkekler de ilgiyle okumuşlardır. Zengin erkekler "nasıl kadınların avı olmam" düşüncesiyle haberi saklamış bile olabilirler.
Tüm bunlar ne feci değil mi?
Kadınlar ancak erkekleri ayarlayarak ve onlara yama olarak bu dünyada varlıklarını kabul ettirirlermiş gibi...
Erkekler öyle oturmuş, kadınlarla filan ilgilenmeyen, iş güç, kariyer, para peşinde, kadınlar da onların peşindeymiş gibi.
Zengin erkek tavlama konusundaki hanımefendinin söylediğine göre, "işin sırrı zaten vitrinde" imiş. Hep erkekler der ya; vitrinlik kadınlar. İşte galiba kadıncağız "vitrinlik kadın" nasıl olunur onu anlatıyor. İngiltere'deki kadınlar ne yaptılar bilmiyorum ama eğer siz böyle akıl verenlerle karşılaşıyorsanız ve bu akıllara ihtiyaç duyuyorsanız kendinizi ikinci sınıf görüyorsunuz demektir. Bu bayatlamış önerilerle gülüp geçmenin dışında uygulamaya filan kalkıyorsanız da aklınızdan kuşku duyarım. Ve baştan böyle bir konumu kabul ediyorsanız, siz aldatılmaya, hor görülmeye ve aşağılanmaya karşı da bir tek söz söyleyemez ve karşı koyamazsınız.
Çünkü ancak kendini aşağıda ve ona muhtaç gören birileri bunları yapabilir.
Tüm bunları yazmamın tek bir nedeni var o da şu: Gerçekten de zengin koca peşinde gezen çok kadın var. Bu adam beni ne yapsın? diye düşünmeden, kariyerin ve paranın peşine düşenler çok. Zengin adam hevesini aldıktan sonra da ne yapacağını şaşıran kadınlar pek çok. Kendi kazdığın kuyuya düşmek değil de nedir bu? Bir düşünün.
Yakışıklı adamlar iyi değildir,
Yakışıklı ve iyi olan adamlar escinseldir,
Yakışıklı, iyi ve heteroseksüel adamlar evlidir,
Çok yakışıklı değil ama iyi olan adamların parası yoktur,
Parası olan, çok yakışıklı değil ama iyi adamlar, bizim onların parası peşinde olduğumuzu düşünür,
Yakışıklı ama parasız adamlar bizim paramızın peşindedir,
Parası olan, çok iyi değil ama nasılsa heteroseksüel olan adamlar bizim yeterince güzel olmadığımızı düşünür,
Bizim güzel olduğumuzu düşünen heteroseksüel, biraz iyi ve paralı adamlar korkaktır,
Biraz yakışıklı, biraz iyi, biraz parası olan ve heteroseksüel adamlar utangaçtır ve asla ilk hareketi yapmazlar,
Asla ilk hareketi yapmayan adamlar, inisiyatifi biz ele aldığımızda otomatik olarak bize olan ilgisini kaybeder,
Şimdi...
Erkekleri kim anlayabilir ki?