kapat

31.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Superkupon
Kel kalmaktan korkuyorum
Tekrar karısını aldatırsa bunu "ölümüne inkâr" edeceğini, karısının kendisini aldatmasını ise asla affetmeyeceğini söyleyen Rafet El Roman'ın en büyük korkusu kel kalmak...

Saf görünümünün oyun mu yoksa gerçek mi olduğunu bir türlü anlayamadığım Rafet El Roman hâlâ benim için bir soru işareti. Çünkü bir insan karısını aldattıysa, hele ki bunu bir de başka memlekette yaptıysa, pekala saklayabilir, bu kadar deşifre olmazdı diye düşünüyorum. Bunun için Rafet El Roman'la modadan başlayıp, aldatma öyküsüne uzanan keyifli bir sohbet yaptık.

İlk albümünden sonra albümlerin aynı lezzeti vermedi gibi.. Bunun nedeni sinemanın size daha cazip gelmesi mi?

Aslında devamlı şarkılar yapıyorum ama bu arada sinema da yaptım. Sinemayı seviyorum. Sinema yapacak kadar da bu işin içinde bulunduğumu düşünüyorum. Müziğe 16 yaşımda başladım. İnsanlar bana "sanatçı" desinler diye de ilk şarkımı yapmadım.

Karınız nasıl görünmeli?

Kadınımda rahat ve gevşek kıyafetleri seviyorum. Şapka da çok severim. İlginçlik olsun diye abuk sabuk yapılan kıyafetleri hiç beğenmiyorum.

Siz kendinize nasıl bakarsınsınız? Neler yaparsınız?

Tabii kendime ara sıra bakarım. Kilo aldığım vakit hemen diyete başlarım ve 10 tane mekik... Fakat şu sıralar en büyük sıkıntım saçlarım... Her halde fazla şapka taktım o yüzden de saçlarım dökülüyor. Kel kalmak hayatta tahammül edebileceğim en zor şey...

Eşiniz iki çocuktan sonra kilo sorunu yaşadı mı?

Hanımım çok iyi kilolarıyla. Bir baksanız iki çocuk annesi olduğunu kimse söylemez.

Eşinizi eleştirir misiniz?

Eleştiri değil de dikkatli bir şekilde uyarırım. Kırmadan. Mesela, "spor yapalım mı ya da bu aralar biraz diyete başlasak mı" diye sorarım.

Madem bu kadar düşüncelisiniz de neden karınıza başka bir kadını sevdiğinizi söylediniz?

Asla sevdiğimi söylemedim. "Beni affedebilir misin?" diye bir şarkı yaptım. Bir sabah şüphelenmiş. Bana sordu, ben de iyi bir yalan kıvıramadım. İtiraf etmek zorunda kaldım. Ama bu çok basit bir flörttü.

Nasıl yani?

Bana şehri gezdirdi. Beraber yemekler yedik, eğlendik. Ama orada kaldı.

İtiraf ettikten ve olay tatlıya bağlandıktan sonra her şey eskisi gibi oluyor mu peki?

Tabii ki olmuyor. Bir kırıklık mutlaka kalıyor.

Yeniden böyle bir olay yaşasanız yine itiraf eder misiniz?

Hayır etmem... Böyle bir şey olsa artık şiddetle inkâr ederim. Doğrunun olduğu yerde söylenen yalan mübahtır.

Karınız da sizi aldatabilir. Siz de onu affedebilir misiniz?

Allah korusun. Biz erkekler böyle bir şeyle karşılaştığımızda kudururuz...


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır