KISA adı GSM olan "Global Mobile System", "Gezgin Haberleşme Sistemi" anlamına geliyor. Bu sistemle çalışan telefonları günlük hayatımızdan çıkaramayız. GSM'lerin çalışması "baz istasyonu" adı verilen verici-alıcı sisteme bağlı. Baz istasyonlarının elektromanyetik dalgalar yayarak halk sağlığını olumsuz etkilediği iddiaları tartışılıyor. Bilim bu iddiaları doğrulamış veya yalanlamış değil. Amerika ve batılı ülkelerde "risk" olasılığına karşı alınmış önlem, "risk yönetimi"nin harekete geçirilmesi. İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Savunma Araştırmaları Uzmanı Doç. Dr. Levent Sevgi, bir makalesinde "olası olumsuz etkilere karşı risk alma"yı, "arabaya binmekle kaza yapma, İstanbul'da yaşamakla deprem, hazır gıda tüketmekle kanser, köpek ısırmasıyla kuduz olmak" arasındaki ilişkilere benzetiyor. Aynı makalede şöyle deniyor:
"DÜZ alandaki birkaç yüz kişilik yerleşim birimine tek baz istasyonu yeter. Ancak İstanbul'da Beyoğlu ve Altıyol benzeri yerlerde bu olası değildir. Çünkü hem çok sayıda kullanıcı vardır, hem yüksek bina aralarındaki dar sokaklarda tek antenle kapsama mümkün olamaz."
"BAZ zıtlaşması" bir yana bırakılıp batılı ülkelerde yapıldığı gibi bizde de "cep telefonu kullanımının önlenemeyeceği" gerçeğini kabul eden akılcı, uzlaşmacı bir "risk yönetimi" uygulamaya konmalı. Bu yapılırken de "pilot il" olarak cep telefonunun en yaygın kullanıldığı İstanbul seçilmeli.