Kim bu adamlar?
Aklına esince, gücü yetince gece yarıları başkalarının kapısına dayanma hakkını kendinde bulan bu zorbalar kim?..
Kalın ve uzun paltolarını korkunç ve zalim bir tank gibi kullanmayı seven bu adamlar neden çoğaldılar?
Kadınların onlar isterse "fahişe," onlar istemediğinde "rahibe" olmaları gerektiğine kim inandırmış bu adamları?
Neden yalnızca onların öfkesi haklı?
Neden yalnızca onların özürü geçerli sayılıyor?
Neden yalnızca onlar "yanlış" yaptığında hoşgörülüyor; neden yalnızca onların "yamuk"ları en yukarıdan düzeltiliyor?
Hiç düşündük mü bunu?
Kim bunlar?
Yoksa biz miyiz bu adamlar; abilerimiz, babalarımız, dostlarımız mı?
Şimdi düşünmeye başlamanın tam zamanıdır...
"Devletluların" yakını, akrabası, danışmanı, şusu busu olduklarını söyleyerek zorbalıklarını onaylatma gücünü nereden alıyorlar?
Bu nasıl bir düzen?
Artık siyasal rejimimizi anlamak için önce sosyal rejimimizi gözden geçirmek zorundayız.
En yalın noktadan kalkarak bunları düşünmeye başlamanın tam zamanıdır artık...
Neden bu toplum garibanlara arka çıkma geleneğinden çarketti de; önüne geleni hırpalayanlara yaltaklanır oldu?
Nerede teslim olduk bu kalın ve uzun paltolu adamlara?..
Huysuzluklarını, mutsuzluklarını, alçaklıklarını ahlakçılılık sanan bu adamlar nasıl başımıza bela oldu?
Sıkışınca kalın ve uzun paltolarının cebinde silah varmış gibi davranmayı gururuna yedirebilen bu zavallılardan mı ahlakı öğrenecek bu toplum?
Bu toplum neyin doğru neyin yanlış olduğunu kafayı bulunca dünyayı kendisinin yarattığını sananlardan mı öğrenecek?
Onlara mı sorulacak neyin şehvet, neyin iffet olduğu? Daha neler!..
Büyük saydıkları karşısındaki boynu büküklüklerinin acısını "küçük" gördüklerinden çıkartan bu yaratıklar geldikleri deliğe geri döndüklerinde... İşte ancak o zaman bu toplum "ikinci bahar"ını yaşayabilecek...
Kameralar karşısında şov yapmayı seven bu tiran müsveddelerine direnme zamanı gelip geçiyor...
Şükrü Sina Gürel'in özel hayatı üzerine kopan tartışmalara bakarken aklıma Greenspan geldi.
Reagan, Bush ve Clinton'la çalışan Alan Greenspan dünya para piyasalarını etkileyen kararlarıyla olduğu kadar, ihtiyatlı karakteriyle de tanınıyor.
Bugün 74 yaşında olan Greenspan yıllar önce NBC'nin Beyaz Saray muhabirlerinden Andrea Mitchell'e tutulmuştu.
Ağır adam tabii... Evlenme kararını "uygun" ve "doğru" buluncaya kadar çok zaman geçti. Tam 12 yıl...
12 yıl Greenspan ve Mitchell, ilişkilerini "yaramaz sevgililer" gibi sürdürdüler. Kimse de "Vay canına! Doğru düzgün bir ev hayatı olmayan, sevgilisiyle o konser senin bu konser benim dolaşan bir adam bu büyük kararları nasıl alır?" diye sormadı, heyecana kapılmadı, ortalığı ayağa kaldırmadı...
Dahası...
Bürokrasinin ileri gelenleri onu özel hayatı konusunda çarçabuk bir karar vermesi için zorlamadı. Ama o çok sık olarak Başkan'ları kendi görüşü doğrultusunda karar vermeye zorladı!
1996'nın sonlarında evlenme teklifi zamanının geldiğini düşünmeye başladı Greenspan ve birkaç denemeden sonra "duygularının samimiyetine inandırdı" Andrea Mitchell'ı...
Serbest piyasayla devlet düzenlemeleri arasında kendi para politikasını ayakta tutmaya çalışan, ruhu hesap kitap kesilmiş Merkez Bankası Başkanı'nın ağzından "Nasıl bir düğün istersin? Büyük mü olsun, küçük mü?" lafını duyunca anlayabilmişti Mitchell, 12 yıllık ilişkisinin bir evliliğe dönüşmek üzere olduğunu...