kapat

23.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
LEYLA UMAR(lumar@sabah.com.tr )


Nazım Hikmet aşığı Rus elçinin gözleri doldu

Mavi Akım Projesi'ne karşı çıkılmasına üzülen Büyükelçi Lebeder, Nazım Hikmet aşkını anlatırken gözyaşlarını silmeye gerek görmedi

Ankara'ya her gidişimde Rus Büyükelçisi Alexander Lebeder'le sohbet etmek alışkanlık haline geldi.

Bir soğuk savaş uzmanı olarak tarihe adını yazdıran ve ABD ile SSCB'nin birbirleri aleyhine propaganda yapmamaları için iki tarafın başkanlarıyla birlikte imza atan Büyükelçi Alexander Lebeder'i pek neşeli bulmadım. Şakaları ve kahkahalarından eser yoktu. Nedenini sormama gerek kalmadan, "Bugünlerde Mavi Akım'a karşı anlayamadığım bir saldırı var. Basında Mavi Akım yerine Azerbaycan Projesi'nin gelmesi destekleniyor. Oysa Azerilerinki petrol, bizimki doğalgaz, apayrı şeyler" diyor.

MAVİ AKIM'A KİM KARŞI?
Büyükelçi Lebeder "Aslında bu proje uluslararası bir proje" diyor ve ekliyor: "Japonlar deniz altından gazı taşıyacak boruları imal etti. İtalya'nın ünlü ENİ firması çok üstün bir teknikle bu boruları denizin dibine yerleştirdi. Rusya (Gazprom) büyük fedakârlıklarla gazı Samsun'a kadar getiriyor. Bugünlerde Mavi Akım'ın çevreye etkisi hakkında son raporu verecek olan uzmanı beklerken birdenbire siyasal partilerden karşı görüşler ve suçlamalar ortaya atılıyor. Basın yolsuzlukları ön plâna çıkarıyor. Rusya dahil, dünyanın hemen hemen her ülkesinde yolsuzluk maalesef var. Ama Türkiye'nin doğal gaza, Rusya'nın paraya ihtiyacı olduğu bir anda unutuluyor, bunu anlamakta güçlük çekiyorum."

Büyükelçi Lebeder'in mavi gözleri birdenbire parlıyor. Herhalde Mavi Akım terimi ona gözlerini anımsatıyor ve konuyu geçirdiği göz ameliyatına getiriyor: "Biliyorsunuz" diyor, "vaktiyle dünyanın en önemli göz hastanesi Rusya'daydı. Bütün dünyadan bize görme özürlü hastalar akın ederdi. Ama geçirdiğimiz maddi sıkıntılar fabrika gibi çalışan göz hastanemizi ufalttı. Bu arada bir gözümü kaybetmek üzereyken Dr. Bekir Aslan görmeyen sol gözümü çok zor bir ameliyatla iyileştirdi. Sizin aracılığınızla bu büyük doktora tekrar tekrar teşekkür ediyorum"

NAZIM HİKMET'E TAPARDIM
Gözünü kazanmanın sevinciyle Mavi Akım'ın şokunu bir arada yaşayan Büyükelçi'den tam ayrılırken, kolumdan tuttu, "Bir dakika" dedi ve anlatmaya başladı: 15-16 yaşlarındaydım. Nazım Hikmet her hafta sınıfa gelir, harikulâde Rusçasıyla bize kendi şiirlerini okurdu. Bütün dünya ona hayrandı ama bizim, daha doğrusu özellikle benim, müthiş sevgi ve saygım Nazım'ın sadece olağanüstü şiirleriyle sınırlı değildi. Nazım ölünceye kadar komünistliğinden ödün vermeyen bir anti-Stalinistti. Rusya'daki yaşamında bu yüzden çok zorluklarla karşılaşmasına rağmen Stalin'in adını duyduğu her yerde göğsünü gere gere anti-Stalinistliğini haykırdı.

O devirde kimsenin cesaret edemediği bu seçimi Nazım'ı yücelttikçe ona sevgimiz bir nevi tapmaya dönüştü.

Büyükelçi Lebeder bunları anlatırken gözlerinden akan yaşları silmeye gerek görmedi.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır