kapat

23.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Hukuk mu?

Kimseye kızmayalım, en büyük özelliklerimizden birisi bir mala aç kurt gibi saldırmak. Sonra gerçeği görüp popomuzun üstüne oturuyoruz.

Bu olaylarda kim suçlu? En son gariban halk, herkes suçlu. Halkın suçluluğu, tepkisizliği... Kurbanlık koyun gibiler, heyecanla önlerine uzatılan kağıdı imzalıyorlar. Ne zaman olay kitleniyor, o zaman kağıtları okumaya veya bir hukukçuya okutmaya başlıyorlar. Bu yalnız decoder konusunda değil, her işimizde böyle.

Kulüpler açgözlü... Kim fazla para verirse onun peşinden gidiyorlar. Bu malın değeri belli. Daldaki elmalar değil, eldeki elma önemli. Ele zamanında geçen para değerli, mışlı, mişli geçecek para değil...

Futbol Federasyonu acemi. Tehlike gelmeden önlem alamıyorlar veya işlerine gelmiyor. Üç büyük kulüple diğerlerinin arasında uçurum gittikçe açılıyor. Burada hatalı olan küçükler. Bağırıyorlar, çağırıyorlar ama icraata gelince "tıs." Şöyle bir düşünelim, Galatasaray Jardel'e 30 milyon dolar gömüyor, Hagi'yi, Taffarel'i, Popescu'yu, Ilie'yi, Filipescu'yu alıyor... Emre'yi, Okan'ı takımda tutmaya çalışıyor, Türkiye gol kralı Serkan'ı alıyor. Avrupa'ya çıkıyor, en tepedeki iki kupayı da alıyor. İyi futbol oynamaya çalışıyor. Yani para harcıyor.

İşler yürümeden duruyor
Öbür taraftan G.Birliği'ne bakıyorsunuz tesis yapıyor, burası güzel... Ama transfer yapıp şampiyonluğa oynayacak bir takım kuruyor mu, hayır. Futbolcu yetiştirip satıyor, satarken de bedavaya vermiyor. İyi paraya okutuyor. Aldıklarını da repoda katlıyor. Ondan sonra çıkıyor, "Galatasaray istediği çok parayı alamaz, bizden ayrılamaz, aynı havuzda olalım" diye basbas bağırıyor. Pes doğrusu... Bu iki örneği çoğaltabiliriz. Sen şampiyonluğa oynayan takım yarat, kombine biletlerini bir sezonluk sat, liginde şampiyon olacak 8-10 takım olsun, o zaman havuzdan ve adaletten bahsedebilirsin.

Bu olaylardaki en önemli unsur hukuktur. Hani bazı Türk büyüklerimiz ülkemizde hukukun üstünlüğünden bahsederler ya, benim bir türlü göremediğim... Türkiye'de hukukta bir olay var. Yürüyeni, ileriye gideni durdurma olayı... Buna biz yürütmeyi durdurma kararı diyoruz. Bu yürütmeyi durdurma kararları muazzam(!) şekilde ve sistemde alınıyor. Olay İzmir'de cereyan etmişse, Van'ın Bahçesaray mahkemesinden bir yürütmeyi durdurma kararı alabiliyorsunuz, mesela yani... Onun için de işler yürümeden duruyor.

Ligleri başlatmasınlar
Ben yetkili olsam bu işlerin hepsi tam çözülmeden, Türkiye zaten bir decoder çöplüğü olmuşken, yeni çöplükler doğurmadan bütün hakların çok açık, net ve Türkçe kelimelerle (Arapça kökenli olunca sakız gibi her tarafa çekiyorsun) belirlemeden ligleri başlatmam. Çünkü hayla-huyla, yaparızla ederizle yeni bir anlaşma, bu sefer olayın üç ay sonra yeniden durmasına neden olacak. Olan da tavırsız, köşesinde oturup bağırmayan, sesi çıkmayan o gariban halka olacak. Ama bazen onlara bakıyorum 2-3 yılda bir böyle tokat yemekten hoşlanıyor gibi bir halleri var!

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır