kapat

20.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Superkupon
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )


Uçan kaykaylar ve benzinsiz arabalar...

ABD'nin taze Başkanı 2'nci Bush'u da iyice şaşırtan yeni bir icat çıktı ortaya; yerden yarım metre yükseklikte uçarak giden bir kaykay...

Bir yıl sonra piyasaya çıkacağı söylenen uçar kaykayın, bakalım dünya politikalarına etkisi ne olacak?

Şayet uçar kaykay satmak; halen yıllık satış toplamı 850 milyar dolar olan silah ticaretinden daha avantajlı olursa; silah üretemedikleri için, durumu şoven babalanmalarla idare eden ve her yıl dışardan milyarlarca dolarlık silah alan bazı Arap ülkelerine bile; silah satmak yerine, uçan kaykay satmak önerilebilir...

Ve artık sadece, ilkellikle çağdışılığın simgesi haline gelen ve içerdeki kamuoyunu etkilemeyi amaçlayan, şoven babalanmalar da, törpülenmeye uğrayabilir...

Bakalım Saddam'la Kaddafi'nin durumu ne olacak uçan kaykay önünde?

Almanya'da da, benzin yerine hidrojen enerjisiyle giden yeni bir araba icat edildi...

O da 4 yıl sonra çıkacakmış piyasaya...

Acaba hidrojen enerjisiyle giden arabaların etkisi ne olacak dünya politikalarına?

Herhalde petrol fiatlarıyla diledikleri gibi oynayan OPEC ülkelerinin; ABD petrol şirketlerinin desteğindeki fiyakaları, bir hayli bozulacak...

Uçan kaykaylar ve hidrojen enerjisiyle giden otomobiller... Bu arada nükleer enerji santralleri de, iyice sakıncasız duruma sokulursa...

6 milyar nüfuslu dünyamızın, 5 milyar yoksulu; hızla zenginleşmeye başlamaz mı?

Bize kalırsa başlar...

5 milyar insanın yoksulluğuna, büyük ölçüde kendi siyasal yöneticilerinin; içerde yatırımlar yapmak yerine, dışardan boyuna silah almaları neden oluyor...

Bir de buna petrole ödenen dövizleri ekleyin...

İçerdeki mesleksiz halk yığınları; olmayan yatırımlarla çağdaş bir üretime nasıl geçebilecekler de, nasıl kalkındırabilecekler kendilerini?

Oysa 21. Yüzyıl, değişen ve çok daha ucuzlayacak olan enerji kaynaklarıyla, "ulus-devlet" modellerinin aşıldığı ve yoksul halk yığınlarının, şimdiye dek görülmedik bir refaha kavuşmaya başladığı bir yüz yıl olacak...

Globalleşme sürecinin gerçek anlamı bu..

Görüyorsunuz yeni keşfedilen bir uçan kaykay, neleri yelpazelemeye başlıyor insan düşüncesinde...

Ve biliyorsunuz ki, insanlığın ortak tarihi -biraz değişik bir değerlendirmeyle- 2'ye ayrılıyor:

Mezarlıklara girenlerĞUluslararası ansiklopedilere girenler..

Örneğin dedemin büyük dedesi birincilerdendi; Edison da ikincilerden..

İnsanlığın mezarlıklara girmiş bölümünden çok; uluslararası ansiklopedilere girmiş bölümü getirdi Uzay Çağı'na insanlığı; ta taş devrinden bu yana..

Artık besbelli ki, 2050 yılından sonra doğacaklar; şimdiden öngörülemeyecek mucizelerle donanmış bir hayat yaşayacaklar...

Kandehar'da doğmuş olmakla, Londra'da doğmuş olmak arasında hiç bir fark kalmayacak...

Bana, Tevfik Fikret'in bir dizesini anımsatmak için:

"İnan Çetin, ezeli bir şifadır aldanmak" mı diyorsunuz?

Eh öyleyse, 2050'den sonra bir daha doğun da, görün..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır