


Lokma aldım hamurdan, benim huyum çamurdan..
Tuttuk, bir yazımızda "İlk insan bizim Yenice köyünde yaşamıştır.. Neslinden gelenler Haymana kütüğüne kayıtlıdır.." dedik, antropoloji dünyasını karşımıza aldık.. Akademisyenler örneklerimize "geçerliliği yoktur.." diye itiraz ettiler..
(Spottan devam ediyoruz)
Kendimce akademik sayılan tezime en ciddi itiraz da yakın silah arkadaşım Kemal'den geldi.. O da ilk insanın kendi köyünden çıktığını iddia edenlerden..
Gerçi Kemal'in elinde kuvvetli bir delil yok lakin ikimiz bir akademik jürinin önüne çıksak.. Ben delillerini sayıp döksem.. Kemal hiç ağzını açmasa..
Sıra kendine geldiğinde sadece soyunup vücudunu gösterse.. O haklı çıkar!
ooo
Çünkü ilk insanın kullandığı postun orijinali hala Kemal'de duruyor.. Hilkaten bir kıllı vücut ki alıp Ararat dağının tepesine koysan, üzerine tipiyi bela edip kırk gün tutsan; üşümeden geri gelir..
Yolumu keserekten "Yazdığın o yazıyı düzelt yoksa fena olur.." diye tehdit etmesi postuna güvenmesinden..
Düzeltmesine düzelteceğim de Kemal'den çekindiğimden değil, bilime olan saygımdan.. Bilimle inatlaşmak bana yakışmaz.. O yüzden buyrun okuyun.. İlk insan nasıl halkedilmiş, öğrenin:
İnsan insana benzemez..
İnsan gözü aynı türden iki böceği birbirinden ayıramaz.. Aynı türden kuşların da farkını kolay göremez.. Lakin insanın kendisi farklıdır.. Kimi uzun kimi kısadır.. Kimi siyah kimi beyazdır..
Aynı ülkeden, aynı soydan olanlar bile çeşit çeşittir.. Bunun sebebi vardır.. Nitekim Cafer-i Sadık hazretleri bu farklılığı;
- "Hak Taâlâ, Adem'i altmış çeşit topraktan yarattı.. O yüzden insanlar birbirine benzemez.." diye açıklar..
Hazret'e göre Adem'in başı Türkistan toprağından imal edilmiştir.. Gözleri Beytülharem toprağından, yüzü Kabe toprağından alınmıştır..
Kulakları için Turisina, alnı için Medine, dudakları için Berberi, dili için Buhara, dişleri için Harzem toprağı kullanılmıştır..
Adem'in boynu Huten, kolları Yemen, parmakları Hıtay, göğsü Horosan, karnı Irak, sırtı Beytülmukaddes, zekeri yani üreme organı Hindistan, hayaları Kostantiniye, uylukları Hamedan, dizleri de Kırım toprağından yapılmadır..
İlk insan olarak bilinen Adem'den gelen nesiller bu toprakların rengine, türüne göre şekil vermişler.. Bu yüzden birbirine benzememişler..
ooo
İnsanın yaradılışında ana malzeme çamurdur ancak gün gelip de iki ademoğlu kavga ettiklerinde birbirlerine "Lokma aldım hamurdan, senin huyun çamurdan.." demesinler diye başka işlemlerde yapılmıştır..
Nitekim "Tarif-i Beyan-ı Ademiyet ve Makalat-ı Şerif Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli.." adlı eserde, ilk insan için altmış çeşit çamur kullanıldığı kabul edilir, ancak malzemeden kaçınılmadığı şöyle ifade edilir:
- "Ayrıca gözleri ibret, alnı sücud, dili zikir, dudağı tesbih nuruyla; göğsü iman, dizleri rüku, gönlü tevhid, sakalı tazim nuruyla yoğruldu.."
Çeşitlemenin sebebi..
İlk insanın yaratılmasını konu alan "Mirat-ı Makasit.." adlı eserin "Beyan-ı fıtret-i ademiyet" kısmında insanların tiplerindeki farklılığın altı çizilir.. Eserde şu ayrıntılara yer verilmiştir:
- "Topraktaki renk sebebiyle ademoğlunun kimi beyaz, kimi siyah, kimi kırmızı, kimi de sarı oldu.."
İşin bu tarafı özellikle yazları vücutlarını yakmak için saatlerce güneş altında kalarak kendilerini telef eden hanımları ilgilendirir..
Eğer vücutlarındaki farkı meydana getiren toprak bizim Hasandere'nin kili gibi beyazsa onlara güneş fayda etmez.. Vücutları asla kararıp Barbara Carrera kıvamına gelmez..
Tam aksine; hünkar beğendi yaparken tavaya atılan soğan gibi önce pembeleşip, sonra kızarır.. Aynı esere göre;
- "Toprağı otsuz ve çimensiz yerlerden alınanlar kösedir, sakalsızdır.. Çayırlı çimenli yerlerden alınanlar kıllıdır.."
Bu da bizim Kemal'in durumunu açıklar.. Kemal Yıldırım Maçkalı'dır.. Maçka yeşillik, çayır çimen bir yerdir.. Onun toprağı böyle bereketli olduğundan Kemal durduk yerde post sahibi olmuştur..
İnsanoğlunun huyunu suyunu ayıran da yaratıldığı topraktır.. İlk insan yaratılmadan önce Şeytan yeryüzünde dolaşmaya çıkmış.. Gezip tozmuş..
Onun ayak bastığı yerden alınan toprak kötü, basmadığı yerden alınan toprak ise iyi insanlara maya olmuş..
ooo
Yine "Mirat-ı Makasit.." adlı eserin "Beyan-ı fıtret-i ademiyet" kısmında bu toprakların nasıl kullanıldığı beyan edilir..
İnsan yaratılmadan evvel alınan topraklar kırk gün meleklerce yoğrulmuş, kırk gün de güneşte kurutulmuştur..
Yoğrulmaya hazırlanan toprağı ıslatan da yağmur suyudur.. Tam 39 gün gam yağmuru bir gün de neş'e yağmuru yağmış.. O sebepten insanlar çoğunlukla gamlıdır..
Tıp bilimi bu hallere "Depresif" der..
Hakan Taşıyan, Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, İnterli Hakan ile bütün Fenerbahçeliler bu gruba girerler..
İnsanoğlu çok dertlenir, arada bir de neşelenir.. Yine modern tıp işin aslını bilmediğinden bu durumu "Hipomani.." diye adlandırır..
Mesela Mehmet Ali Erbil'in toprağına gam yağmuru değmediğinden, kuyruğu ile oynayan kedi yavrusu gibi hep neşelidir..
Bir de iki yağmurdan birden nasibini alıp bir dertli, bir neşeli olanlar vardır.. Modern tıbbın "Manik-depresif" diye tabir ettiği bu duruma örnek vermek icap ederse; Sezen Aksu'yu, Nebil Özgentürk'ü bir de yeğeninin düğününde oynamak için nazlanan Feride Hala'yı sayabiliriz..
Adı geçen bu teyze; davetlilerin "Feride halaaa kalk oynaaaa, Nurettin'in toyundaaaa!" diye ısrarla el çırpmalarına rağmen nazlanmıştır..
İsteksiz isteksiz yerinden kalpıp "Valla oyun bilmirem, ha böyle ha böyle oynirem.." bir iki salınmış, ancak sonra kendini müziğe kaptırıp oturmak bilmemiştir ki tam anlamı ile bir "Manik-Depresif" halidir..
Bana da uyar..
SONUÇ: İlk insanın nasıl yaratıldığını anlattım.. İşin aslı budur.. İlk insanın nereli olduğuna dair bir yazım daha olacak.. Zihinleriniz aydınlanacak..