kapat

18.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
ALİ BAYRAMOĞLU(abayramoglu@sabah.com.tr )


Çocuk ve devlet

Önceki gün televizyonlar bir haber geçiyor; Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde ateş yakarak yasadışı gösteri yaptıkları gerekçesiyle 29 çocuğun gözaltına alındığından, çocuklara kötü muamele yapıldığından söz ediyordu.

Bu çocukların yaşları 9 ile 19 arasında.

Yanlış okumadınız... Gözaltına alınan çocuklar arasında 9 ve 10 yaşında olanlar da vardı.

Haberin zaman zaman siyasi işlevi de oluyor, neyse ki. Nitekim yayınlanan haberler ve baronun başvurusu üzerine bu çocukların bir kısmı serbest bırakıldı. Ama bir kısmı hala içeride, tümüne yönelik kötü muamele iddiaları da ortada.

Günlerdir "siyasetin sıfır noktası" dediğimiz şey de tam olarak budur. Bir bölgeye, bir soruna, hatta çocuklara bile asayiş gözlüğüyle bakmak, baktıkça onları gerçekten asayiş öznesi haline çevirmek işte budur.

Çocukların ateş yakıp gözaltına alınmaları "bölücü" faaliyetle ilgili... Ama "bölücüler"in yaşı 9 ve 10. Bu, bir yandan şaka gibi geliyor insana... Ama diğer yandan bir bölgeye, bir bölge insanına resmi bakışın ve asayiş mantığının ulaştığı noktayı gözler önüne seriyor.

Sadede gelelim...

Evet, Güneydoğu'da çocuk meselesi çok önemli bir sorundur. Ama bu, bir güvenlik sorunu değil, bir sosyolojik sorundur. Temelinde de, yıllar süren çatışma ortamının yarattığı göç, daha doğrusu eskisinden oldukça farklı özellikler taşıyan "yeni göç dalgası" bulunmaktadır.

Nasıl?

Gönüllü ve tedrici olan "eski göç dalgası"ndaki en önemli özelliği, köyün ulaşılabilir olmasıydı. Geçimlik üretimiyle köy, hem göç edenin arkasında bıraktığı çoluğun çocuğun, yaşlının açlıkla karşılaşmadan yaşabilmesini sağlardı. Hem göç edene, gönderdiği erzakla destek olurdu. Köy, başarısızlık halinde ya da yaşlılıkta dönülebilecek bir yer olarak güvenceyi oluştururdu. Bu yapı, yıllarca, modern sosyal güvenlik ve sosyal hizmet kurumlarının olmadığı kentlerde sorunları hafifleten bir nitelik taşımıştı.

Doğu ve Güneydoğu'da köyler boşaldıkça, yerleşim birimi olmaktan çıkarıldıkça köyün ulaşılabilirliği ortadan kalktı. Köyle ilişkiyi kesen bu "yeni göç dalgası" zorunlu bir göçe dönüştü. Diyarbakır gibi bölge şehirlerinde yapılan gözlem ve araştırmalar, çok sayıda çocuk ve yaşlının da bu kervana katıldığını gösteriyor.

Peki sonuç?

Sonucun merkezinde "çocuklar" var:

Bir kere yeni güç dalgasının yükü, yetişkinleri kuşatan işsizlik de gözönüne alınırsa, "sokaklara çalışan çocuklar"ın sırtına biniyor. Ailelerine çalışan küçük çocuklar bakıyor. Mevsimlik işçi pazarına çocuklar sürülüyor.

Öte yandan bu yeni dalga yoksulluğu yerleşikleştirdikçe, sürgün duygusunu besliyor ve bu, çocuklarının siyasi ve sosyal değerleri öğrendikleri ana çerçeve oluyor...

Bunlar, başta Prof. Dr. Sema Erder'inki olmak üzere bölgede yapılan çeşitli araştırmaların bulguları.

Bu gerçekleri ne gören var ne de görmek isteyen...

Sorunun, devlet politikası haline gelen tebeşir dağıtma, eşya ve ekmek gönderme gibi kampanyalarla çözüleceğini ummak ise bile bile yatılan bir rüya. Rüya tutmayınca sıra tutuklamalara geliyor ve asayiş bakışıyla işin içinden çıkılmaya çalışılıyor.

Böyle oldukça kamu otoritesi, sadece çocuk tutuklamalarıyla, insansız bir siyaset anlayışını abartmakla, insan hakları ve demokrasi açısından rezil duruma düşmekle kalmıyor; sorunun oluşum sürecine, büyük katkıda bulunuyor. Bilin ki, bu koşullarda, çocuk sorunu patlamaya hazır tehlikeli bir volkan oluşturmaktadır.

Ama siyasetsiz ve insansız güvenlik siyasetinden başka bir şey beklenmez. "Doğru devlet" dokuz yaşından çocuktan korkmaz ve kendi düşen ağlamaz...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır