kapat

18.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )


Okumuş "aç"lar

Adı saklı bir üniversite mezununun duygularını aşağıda okuyacaksınız:

Ama Ankara okur mu bilemem:

"Ben, İTÜ Çevre Mühendisliği bölümünü geçen yıl iyi derece ile bitirdim.

Şu an diplomalı bir işsizim. Yaklaşık bir yıldır asgari ücretle çalışmaya razı olduğum halde bir iş bulamadım.

Ne torpilimiz, ne hatırlı adamımız, ne ünlü dayımız, eniştemiz, ne mafya bağlantımız var.

Türkiye'de, bilimin, diplomanın, tahsilin ve kültürün ayaklar altına alınıp, bir avuç televole yaşantısını sergileyen züppelerin baştacı edildiği gerçeğini ancak mezun olunca anladım.

Ben ülkenin sayılı üniversitelerinden birinden ve en çok ihtiyaç duyulan bir daldan mezun olmuş biriyim. Beni bırakın, birçok arkadaşım da aynı durumda...

İstanbul Hukuk Fakültesi'ni bitirip de, aylık 150 milyon maaşla çalışan hatta iş bulamayan arkadaşlarım var.

40 tane idare hakimi alınacak yere binlerce hukuk mezunu başvuruyor. O da yoksulluk sınırının altında bir maaş alabilmek için...

Bu hâl, yaşamından memnun olmayan binlerce memur için de geçerli... Halktan yüzbinlerce insan için de durum aynı...

Yoksulluk sınırının altında üç kuruş maaş alabilmek için çalışan veya işsiz kalan insanlarla dolu Türkiye...

"Televole kültürü"
Televizyonlarda televole programlarını seyretmiyorum.

Ama gazetelerin sayfalarındaki televole yaşantılarından kurtulamıyoruz.

Ve bunları her gördüğümde benim içimde büyük bir öfke ve nefret duygusu kabarıyor.

Ben çok sevdiğim ülkemin bu hallere düşmesine dayanamayacağım için, fırsatını bulduğum ar yurtdışıda, adaletin olduğu, insanca yaşama haklarının olduğu ülkelere, ABD, Avusturalya ve Kanada'ya gitmeye can atıyorum.

Bunun adı beyin göçüdür.

Okumuş ve yetenekli insanlarına değer vermeyip, rüşvete, yolsuzluğa, pisliğe, soygunculuğa; kısaca 'Haramilerin saltanatı'na değer ver bir ülkenin gelişmesi sizce mümkün mü?..

"Bu mu Cumhuriyet?"
Türkiye çok genç ve dinamik bir ülke, genç nüfusu çok fazla... Yeni neslin iş bulması çok daha zor olacak...

Bu da beraberinde, işsizliği, aharşiyi, göçü getirecektir.

Son olarak, doğduğumdan beri, Türkiye'de adı karalanmamış, yolsuzluğa, rüşvete bulaşmamış, arkasından konuşulmamış bir iş yapıldığını hatırlamıyorum.

İşte biz böyle bir ortamda yetiştik.

Biz açız, bizden sonrakiler ne yapacak düşünmek bile istemiyorum.

Gelir dağılımındaki dengesizliğe ve adaletsizliğe kimsenin moralinin bozulmaması için değinmek istemiyorum.

Bunun adı çarpık düzendir. Cumhuriyet yönetimi değildir."

Sevgili Sabah okurları!

Üniversite mezunu bu delikanlının duygularına ve değerlendirmelerine ekleyecek bir sözünüz var mı?.. Benim yok!..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır