kapat

18.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Nokia
YAVUZ DONAT (ydonat@sabah.com.tr )


Dediler ki...

Ekonomideki kriz ve panik, bürokrasiyi de kuşattı... Haklı ile haksız suçlu ile suçsuz birbirine karıştı, ortalık Kuyucu Murat Paşa dönemine döndü... İşçinin yüzüne bakamıyoruz... Fısıltı gazetesi kanser gibi ... Her gün yeni bir senaryo...

Dün Meclis'e gittik. "Sadece yarım saat" kaldık.

Ve bu kadar "kısa süre içinde" kimleri gördük, neler dinledik? "İsim, isim" sunacağız. Önce İstanbul Milletvekili Ali Coşkun'la (Fazilet Partisi) karşılaştık.

Dedi ki:

- Bürokrasi kitlendi... Bürokrasi, kendi kabuğuna çekildi... Bürokrasi, gölgesinden korkar hale geldi.

- Neden?

- Siyasi otorite zaafa düştü... Zaten ağır işleyen bürokrasi, tamamen güvensizlik ortamına itildi... Bürokrat "ne yapsam da vatandaşın işini çözsem" diye düşünmüyor... "Ne yapsam da risk almasam" diyor... Ekonomideki kriz ve panik, bürokrasiyi de kuşattı.

KUYUCU MURAT PAŞA
Demirel-Erdal İnönü koalisyonunun Turizm Bakanı Prof. Dr. Abdülkadir Ateş'i gördük.

Dedi ki:

- Haklı ile haksız, suçlu ile suçsuz birbirine karıştı... Ortalık, Kuyucu Murat Paşa dönemine döndü.

- Nasıl yani?

- Kuyucu Murat Paşa, elli kişiyi kuyuya atmış.. Demişler ki "Ne yaptın Paşa?" Kuyucu Murat Paşa da demiş ki... "Nasıl olsa içlerinden biri suçludur." Bugün durum aynı... Tabii böyle olunca da... Bürokrat iş yapar mı?

İKİ BAŞKAN
Kuliste "iki belediye başkanı" gördük.

Biri, Zonguldak-Ormanlı Belediye Başkanı Osman Uludağ. (DYP)

Dedi ki:

- Temizlik işçimin yüzüne bakamıyorum... Sorunların çözümü için Ankara'ya geldim... Muhatap bulamıyorum.

Diğeri ise...

Zonguldak-Armutçuk Belediye Başkanı Nihat Saral. (Fazilet Partisi)

Dedi ki:

- Geçmiş dönemin borcu yüzünden başım dertte... Özel otomobilimi vereyim... Maaşımı da kessinler... Ama hizmet etmemi engellemesinler... Söyleyin, derdimi kime dökeceğim?

SÖKMENOĞLU
TBMM Başkanvekili Murat Sökmenoğlu ile konuştuk:

- Görüyorsunuz... Herkes dertli... Siz iktidar (MHP) milletvekilisiniz... Ne diyorsunuz?

- Sökmenoğlu dedi ki:

- Fısıltı gazetesi kanser gibi... Her yeri kemiriyor... Herkes, her gün yeni bir senaryo yazıyor... Bürokrasi güvensizliğe düştü... Kimse, kimseye iş yaptıramıyor.

KOCA REİS
1980 öncesinin bakanlarından, Sadettin Bilgiç... Namı diğer Koca Reis, dün Meclis'teydi.

"Manzaraya" baktı ve...

Dedi ki:

- İstikrarın şüphe götürdüğü dönemlerde bürokrasi çarkı işlemez... Her kafadan bir ses çıkıyor... Herkes birbirine bir şey söylüyor... Doğru, yanlış birbirine karışıyor... Eh tabii ki bürokrasi zaafa uğrar.

VAY, VAY, VAY!
Ve Başbakan Ecevit, kürsüye çıktı.

Dedi ki:

- ..... Bürokraside, benim de başıma bir şey gelir mi kaygısı var...

Ecevit de, tıpkı "bir gün önce Mesut Yılmaz'ın konuştuğu gibi" konuştu.

"Gidişattan" şikayet etti.

Biz "ikisini de" dinledikten sonra...

Dedik ki:

- Sorun çözmesi gerekenler "şikayetçilerin safına" katılırlarsa... Vay ülkenin haline...

İŞTE KIYIM!..
Fransız Parlamentosu'nda bugün "sözde Ermeni soykırım tasarısı" imzalanacak.

Batı "çifte standardını" bir kez daha sergileyecek.

"Böyle bir dönemde" Osmanlı arşivlerini bütün dünyaya açmalıyız.

"Her dilde" basıp, dağıtmalıyız.

Özellikle de Fransızlar'a "kendi ayıplarının tarihi belgelerini" göstermeliyiz.

Ve sonra da...

"Buruşuk bir mendil gibi" suratlarına fırlatmalıyız.

***

İşte bir belge...

"Gönderen" Erkan-ı Harbiyye-i Umumiye.

Yani "Genelkurmay."

Gönderildiği makam" ise...

"Hariciye Nezaret-i Celilesi."

Yani "Dışişleri Bakanlığı."

Yazı "Devletlü efendim hazretleri" diye başlıyor.

Ve "Maraş'ı işgal eden Fransızlar'ın" yaptıkları anlatılıyor.

- ....... Fransız ordusuna bağlı Ermeni askerlerin, erkekleri yaralayıp, kadınlardan bazılarına tecavüz ettikleri, Ömerli köyü yakınlarında da yedi kişinin gözlerini oyarak süngüledikleri...

***

Elimizde "sadece Kurtuluş Savaşı dönemine ait" yüzlerce belge var.

İsteyen buyursun, alsın.

Örneğin:

- Ahalinin saadet ve hürriyetini temin iddiasıyla Adana'ya giren Fransızlar'ın, bunun aksine, İslam ahaliye karşı ihanatkarane tavırlarda bulunmaları üzerine bundan destek alan Ermeniler'in, her türlü saldırgan davranışlardan geri durmayarak...

***

Bir başka belge:

- ....... Ermeniler tarafından Maraş'ı Çukuroba mahallesindeki camiye bomba atma teşebbüsünde bulunulduğu, Fransız askeri kıyafeti giymiş üç kişinin, ezan okuyan müezzine ateş açtığı.....

***

Bir belge daha:

- ....... Ayıntab (Gaziantep) civarındaki Büyükarablar köyüne giren içlerinde Ermeniler'in de bulunduğu yüzelli kişilik bir Fransız müfrezesinin, evlerin kapılarını kırarak mal ve ırza teşebbüs etmeleri......

Türkiye'nin elinde belge "çok."

Ama böyle bir dönemde, bu belgeleri, iftiracıların suratlarına çarpan ise...

Maalesef "yok."

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır