kapat

18.01.2001
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2001
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Yuvayı kurtarabilir
TBMM'deki kadın milletvekilleri Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel'in itirafıyla kesinlik kazanan aşk ilişkisini değerlendirdi.

Adalet Komisyonu'nda görüşmeleri devam eden yeni Medeni Kanunu'nun mimarı ve komisyon üyesi Işılay Saygı!n, "Allah erkekleri ıslah etsin" derken, boşanma olaylarındaki artışa dikkat çekti. DYP'li Meral Akşener ise, "Bence burada kadının değil, sayın bakanın ne yapacağı önemli. Eşini ekonomik anlamda mağdur edecek mi?" dedi.

Konuya daha çok "kadın hakları" yönüyle bakan kadın milletvekillerinin bir bölümü Bakan Gürel ile eşinin boşanmaması gerektiğini savunurken, boşanmanın kaçınılmaz olabileceğini belirten bazı milletvekilleri de maddi ve manevi kayba dikkat çektiler. Yorumlar şöyle:

Işılay Saygın (DSP): Allah erkekleri ıslah etsin!
Yeni kanunda 'evin reisi erkektir' hükmü yok. Aile birliği kavramı getirdik. Ancak, tasarının yasalaşması için daha süre var. Mevcut yasa, kadınları ekonomik yönden mağdur ediyor. Erkek gidince kadın ortada kalıyor. Ayrıca son yıllarda boşanmalarda ciddi bir artış var. Ne yazık ki, 'iyi gün, kötü gün' diyorlar, ayağa basıyorlar, sonra boşanıyorlar. Allah erkekleri ıslah etsin ne diyeyim. Bu durum, evlenmeden önce çok iyi düşünmek gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Bakanın bir de çocukları var, bence sürdürülebilir ise boşanmamak lazım.

Meral Akşener (DYP): Eşinin geçimini düşünmeli
Bitmiş bir evliliği zorlamanın anlamı yok. Fakat Şükrü Sina Gürel ekonomik anlamda eşini ortada bırakmamalı. Kendilerine yeni bir hayat kurabilirler. Acı bir şey, ama soğukkanlı olmak zorundalar. Karşılıklı yapılan fedakârlıklar var, bu durumda eşi çalışmıyorsa ya da geliri yoksa evlilik birliğinde edinilen malları paylaşmaları gerek. Bence, kadından önce bakanın ne yapacağı önemli. Bakan, eşini mağdur ederse kamu vicdanında mahkum olur. Hepimiz, yuvanın devam etmesinden yanayız.

Nazlı Ilıcak (FP): Kalp mantık dinlemez
Eşin aldatılması hem kadın, hem erkek için hoş değil. Bu durumda Fransızlar'ın ünlü deyimini hatırlatmak istiyorum: 'Kalbin bazı gerekçeleri vardır ki, mantık bu gerekçeleri anlamakta güçlük çeker...' İnsanların iç dünyası var. Ben, eşini aldatanı hoş karşılamam ama aşk gibi durumlar söz konusu olabiliyor. Bildiğim kadarıyla bakanın eşi tahsilli bir hanım. Boşanmama istikametinde bir tercih de yapabilir ama karşı taraf aklına koyduysa boşanabilir. Gelip geçici bir hadise olarak da değerlendirebilir.

Nesrin Nas (ANAP): Manevi kaybı daha büyük
Boşanan ve boşanma aşamasındaki her kadın gibi, Fulya Gürel de Medeni Kanun'dan dolayı evlilik döneminde edinilmiş malların üzerinde bir hak iddia etmesi mümkün değil. O nedenle, hak kaybı ciddi olarak söz konusu. Ama, mahkeme eşininin gelirine göre, nafaka belirleyecek ve çocukların durumunu takdir edecektir. Ama, bu kadar uzun süren evlilikten, kadın için maddi kayıplardan çok manevi kayıp ağırdır. Bugünleri atlatır. Ancak önemli olan yara almadan ve hayatın kendisi için bittiğini düşünmeden atlması. Her kadının başına gelebilecek bir olay. Üzgünüm onun için.

Hülya KARABAĞLI


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır