|
|
Kongo'da kanlı darbe
1997'de darbeyle başa geçen Demokratik Kongo lideri Kabila, generaller ve siyasetçilerin ortak planıyla ortadan kaldırıldı
Orta Afrika ülkelerinden Kongo Demokratik Cumhuriyeti (eski Zaire) lideri Laurent Kabila, Salı gecesi başkanlık sarayında öldürüldü. 30 yıl ülkeyi sömüren diktatör Mobutu Sese Seko'yu 1997'de darbeyle indiren Kabila'nın ölümü ardındaki esrar perdesi hâlâ aralanamadı. Kabila'nın suikaste kurban gitmesiyle ilgili 4 "darbe teorisi" anlatılıyor. İlk teoriye göre koruması tarafından bilinmeyen bir nedenle öldürüldü. Diğerine göre ise Kabila odasına çağırdığı Savunma Bakan Yardımcısı Col Kayembe'yi görevden aldığını açıkladı. Genelkurmay Başkanı oğlu Joseph'e de Col'u tutuklamasını emretti. Col da Kabila'yı vurdu.
"UÇAKTA ÖLDÜ"
Üçüncü "teoriye" göre ise suikastin arkasında darbe hazırlığındaki yakın askerleri ve rejime muhalif Ruanda ve Uganda var. Bölge ülkeler ve Belçika, Kabila'nın öldüğünü doğrularken, Kongo Televizyonu başkanın yaralı olduğunu açıkladı. Ancak Kabila'nın hangi hastanede olduğunun açıklanmaması "İsyan çıkmasın diye öldüğü gizleniyor" yorumlarına neden oldu. Kimse Kabila'nın cesedinin nerede olduğunu bilmezken, Zimbabwe Gizli Servisi ilginç bir iddiada bulundu: Ağır yaralı Kabila, Kinşasa'dan Zimbabwe başkenti Harare'ye getiriliyordu. Kan kaybeden Kabila uçakta öldü...
ÜLKENİN ADINI DEĞİŞTİRDİ
Kabila'nın göreve gelmesi 1994'e dayanıyor. Komşu ülke Ruanda'da iki etnik kabile, Hutular ve Tutsiler arasında iç savaş yaşanıyordu. Kabila, Tutsiler'i destekledi ve Hutular'ı yenmelerinde rol oynadı. Birçok Hutu Zaire'deki kamplara alındı. Hutular kamplardan saldırılara devam edince Ruanda, 1996'da Zaire'yi işgal etti. Ruanda'yla işbirliği yapan Kabila, Zaire diktatörü Mobutu'ya baskı uygulamaya başladı. Mobutu ülkeden kaçtı, Kabila iktidarı alıp ülkenin adını Demokratik Kongo Cumhuriyeti olarak değiştirdi. Mobutu da Fas'ta kanserden öldü.
Genelev işleten başkan
Ülkesini 1997'de diktatör rejiminden çıkararak bir halk kahramanı olan Kabila, "savaşına" başlamadan önce bir genelev işletiyordu. Tanzanya'da işlettiği bu genelevden kazandığı parayı, silah ve kendisine destek olacak adam tutmak için kullanıyordu. Kabila, diktatör Mobutu'ya karşı verdiği mücadelesinde hayranı olduğu Kübalı devrimci Che Guevara'dan etkilendi ve onun taktiklerini uyguladı.
1964 yılında dağlara kaçarak Mobutu'ya karşı Devrimci Halk Partisi'ni kurdu. Che'nin de desteğini alıyordu. Stetson marka şapkalara düşkünlüğüyle tanınan Kabila, kahvaltıda bir oturuşta iki tavuk yemesiyle de ünlüydü. Ruandalı yetkililer onu, "mükemmel bir demokrat ve asker" olarak tanımlıyordu. Zimbabwe, Angola ve Namibya da onun arkasında yer alıyordu. Halkın gözünde bir kahramandı.
Ancak katı kuralları ve genel seçim sözünü yerine getirmemesi ülkede seslerin yükselmeye başlamasına neden olmuştu. Siyasi partilere ve sokaklarda her türlü gösteriye yasak getirmişti. Son 2 yıldır Ruanda, Uganda ve Burundi'nin desteklediği isyancılarla uğraşıyordu. Son zamanlarda Kabila'nın "Bir kurtuluş umudu mu? Yoksa Mobutu gibi bir başka diktatör mü?" olduğu tartışılıyordu.
|
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|