|
|
Değer mi Fransa?
Tasarı Fransa Millet Meclisi'nde büyük ihtimalle geçecek ve Türkiye soykırımcı ilan edilecek. Fransız milletvekilleri oy uğruna iki ülke ilişkilerini ateşe atıyor
Fransa 2001 yılının Mart ayındaki yerel seçimlerde iktidarı isteyen politikacılar yüzünden tarihi bir hata yapıyor. Sözde Ermeni soykırım tasarısı, bu sabah 577 sandalyeli Meclis'in gündemine gelecek. Ezici bir çoğunlukla kabul edilecek tasarı, 8 Kasım 2000'de Senato'da onaylanmıştı. Bugün de onaylanırsa, tasarı yasalaşacak. Ülke yasalarına göre, belediye başkanları da milletvekili olabildiği için seçimlerde bir oyun dahi önemi çok büyük. Özellikle sağcı milletvekilleri Paris, Lyon ve Marsilya etrafında yaşayan 300 bin Ermeni'nin oyları için tasarıya destek veriyor.
ŞİMDİ NE OLACAK?
Meclis'te kabul edilmesi beklenen tasarının tek başına bir etkisi yok. Ermeniler'in bir sonraki amacı tasarıyı "Gaysot Yasası" kapsamına almak. Diğer adı inkarcılık yasası. Bu yasa kapsamında Fransa'da Naziler'in Yahudi soykırımını sözlü inkar edenler hapis cezası dahi alabiliyor. Belki başka bir seçim döneminde Meclis, Gaysot yasasının kapsamını, Ermeni soykırımına genişletilebilir. Fransa'da yayınlanan "Ermenistan'dan haberler" dergisinde "Amaç, Türkiye'den maddi tazminat ve toprak iadesi" diye yazı çıkmıştı.
AVRUPAYA SIÇRAYABİLİR
Yasa tasarılaşırsa, uluslararası arenada Türkiye'nin alnında kara bir soykırım lekesi olur. Fransa'yı başka ülkeler izler. En başta da Türkiye'yi Avrupa Birliği'nde istemeyen kıta ülkeleri. 40 yılda bir olayı yoktan var etmeyi başaran Ermeni diasporası, tezlerini tazminat aşamasına getirecektir. Batıda sınır sorunlarını çözememiş Türkiye'nin perspektifinde doğu sınırları belirecek. Ermeniler toprak iadesi talebinde bulunacak. Bu gelişmeler yalnızca Paris, Marsilya ve Lyon kentleri etrafında yaşayan 300 bin Ermeni oyu için olacak.
BM TANIMINA UYMUYOR
SÖzÜ edilen soykırım, Birleşmiş Milletler'in soykırım tanımına uymuyor. 1915 Türkiye'sinde kimse komşusunu Ermeni olduğu için polise ihbar edip gaz odalarına atmadı. Kurşuna dizilmesine neden olmadı. Osmanlı yönetimi de sistematik bir toplu yoketme politikası gütmedi. BM İnsan Hakları Alt Komisyonu, 1985'te Ermeni soykırımı raporunu kabul etmedi. Tasarı, Avrupa Parlamentosu'na ilk olarak 1987'de getirildi. AP, tasarıyı ancak 13 yıl sonra geçen Ekim ayında onayladı. ABD ise tasarıyı reddetti.
FRANSA HAKSIZ ÇÜNKÜ...
Fransız politikacıları kendi toprakları üzerinde geçmediği, bahsedilen tarihlerde kendi vatandaşlarının karışmadığı tarihi bir olayı yasayla tanıma saçmalığına gitmişlerdir. Oysa aynı politikacılar, Cezayir Fransa'nın parçası iken kendi vatandaşlarının Cezayirliler'e yaptığı katliamlarla ilgili Meclis'e sunulan "Araştırma komisyonu kuralım" teklifini reddetti!.. Yasa tasarısını geri çekme yetkisi Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın yetkisi dahilindeydi. Ancak ikisi de buna yanaşmadı.
ANAYASAYA AYKIRI
İşin ilginç tarafı Fransız politikacılar, anayasal suç işliyor. Çünkü 1958 Anayasası'na göre Fransız Meclisi'nin dış politika konularında yasa çıkarma yetkisi yok. Anayasa, Meclis'in dış politika konusunda yalnızca yürütme yetkisi olduğunu açıkça belirtiyor. Bu yasa tamamen Anayasa'ya aykırıdır. İptal edilebilir. Bunun için 60 milletvekili ve 60 senatörün birleşerek, 15 gün içinde Anayasa Mahkemesi'ne başvurması gerekiyor. Bir grup senatörün harekete geçtiği söyleniyor. Ancak birleşen senatörlerin sayısı şimdilik yalnızca 40.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ?
"İnsan haklarının vatanı" sıfatını üstlenen Fransa, Türk aydın ve yazarlarının dahi konu hakkında yazıp çizmelerini engelledi. Bu da Fransa'nın "entellektüel terörizm"i olarak tarihe geçecek. Son olarak ülkenin en çok satan Le Figaro gazetesi, Türkiye'nin konuyla ilgili vermek istediği ilanı Salı günkü baskılarında yayınlamamak için binbir dereden su getirdi. Nitekim yayınlamadı da... Suçlanan taraf Türkiye idi. Ancak Türkiye'nin son bir söz söylemesine izin verilmedi.
İŞTE KAYBEDECEKLERİ
Türkiye-Fransa ikilisi son 15 yılda siyasi, kültürel ve ekonomik açıdan dünyanın sayılı partnerleri arasına girmişti. Türkiye, en geniş Fransızca eğitim şebekesine sahip ülkelerden biri. Ancak en önemli konu, ekonomi. Fransa, Türkiye'nin 5'nci, Türkiye de Fransa'nın 15'nci ticaret ortağı. 221 Fransız şirketinin faaliyet gösterdiği Türkiye'ye geçen yıl yarım milyon turist geldi. Savunma sanayiinde yapılan işbirliği ise yüzde 4 gibi düşük bir rakam. İki ülke arasında ortak çalışan GAP Teknik Komitesi ve Tarım Teknik Komitesi bulunuyor.
GERGİNLİK OLUR
Son Ortadoğu çatışmaları sonrası Fransa'daki Musevi ve Arap toplumu arasında gerilim yaşanmıştı. Aynı gerilimin tasarının çıkmasının ardından Türk ve Ermeni toplumu arasında yaşanması bekleniyor. Türkiye'nin savunma ve ekonomik ilişkileri askıya alma tehditleri Fransız işadamlarını kara kara düşündürüyor. Son olarak Başbakan Bülent Ecevit, Fransa'ya "İlişkiler bozulursa, sorumlusu biz olmayız" diyerek açık mesaj vermişti. Türkiye'nin 3'üncü binyıla umutla girdiğini söylemek ne zor.
"CİDDİ KRİZ DOĞAR"
Türkiye, Fransa'yı dün son kez sert bir şekilde uyardı. Uyarı bizzat Başbakan Bülent Ecevit tarafından Fransa'nın Ankara Büyükelçi Bernard Garcia'ya iletildi. Ecevit, Garcia'ya "Tasarı geçerse ciddi kriz doğar. Uyarıyı Fransa Başbakanı Lionel Jospin ve Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'a iletin. Tarihi tarihçiler yargılasın. Siyasiler tarihe karışırsa kriz yaşanır" dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Hüseyin Diriöz de "Fransa'da önyargı yerine sağduyu galip gelsin" dedi.
|
Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|