Pazartesi günkü yazıda 2001 yılında para politikasında önemli bir değişiklik olduğuna ve bunun faizlerin gidişatını etkileyeceğine kısaca değinmiştik. Bugün bunun muhtemel makroekonomik sonuçlara değinmek istiyoruz. Ama önce konuyu çok yakından takip etmeyenler için para politikasında 2000 ve 2001 yıllarının temel farkına değinelim:
2000 yılında para politikası Merkez Bankası Net İç Varlıklarının (NİV) sabit tutulmasına dayanıyordu ve hedeften sapmalar parasal tabanın yüzde 5'i ile sınırlanmıştı. Bunu bozmaksızın piyasaya likidite vermenin tek yolu ise Merkez Bankası'na döviz girişi olmasıydı. Ancak, tersi durumda, yani döviz çıkışı olduğunda ise piyasadan likidite çekilmesi gerekiyordu. 2001 yılında temel para politikası değişkeni yine NİV. Döviz karşılığı likidite verme veya çekme kuralı yine geçerli. Ancak, bu yıl net iç varlıklar hedefi etrafında bir bant yok. Özellikle de döviz girişinin fazla olması durumunda Merkez Bankası'nın NİV hedefinin altında kalma serbestisi var. Bu husus IMF'ye verilen son Niyet Mektubu'nun 27. paragrafında açıkça belirtilmiş.
Bu yılın ilk 2 haftasında bankaların Merkez Bankası'na bolca döviz satmaları sonucunda likidite rahatladı ve 11 Ocak itibariyle NİV 281 trilyon liraya indi. Oysa Niyet Mektubu'na göre 11 Ocak tarihinde 1460 trilyon liraya inilmesi yeterliydi. Yani Merkez Bankası, bankaların döviz satışları sonucunda net iç varlıklarını hedefin epeyce altına indirmiş durumda. Merkez Bankası bunu yapmayıp repo işlemleri yoluyla daha fazla likidite vererek NİV'yi sadece hedef düzeyine kadar indirseydi piyasadaki gecelik oranlar mevcut seviyelerinin çok daha altına inebilirdi.
Tabii ilk akla gelen soru, Merkez bankası'nın neden elindeki olanağı sonuna kadar kullanarak kısa vadeli faizleri daha fazla indirmediği? Daha genel bir soru ise NİV hedefi etrafındaki yüzde 5'lik bandın bu neden kaldırıldığı?
Niyet Mektubu'nun başında krizin neden çıktığına değinilen (ve ne denildiği de pek anlaşılamayan) paragraf bir yana bırakılırsa, IMF ve bizim yetkililer krizden ders çıkarmışlar. Mektup'ta 2001 para politikasının anlatıldığı bölümler bunu açıkça gösteriyor. Bu paragraflara göre, herhangi bir günde meydana gelebilecek bir likidite sıkışıklığı karşısında Merkez Bankası kısa süreler için NİV hedefinin üzerine çıkabilecek. Ancak, bunun yaratacağı olumsuz görüntüden kaçınılmak isteniyor olsa gerek ki, Merkez Bankası NİV rakamını şimdiden hedefin çok altına çekmiş durumda. Yani, ani bir likidite sıkışıklığı durumunda NİV hedefini aşmadan piyasaya para verme imkanı var.
Anlaşılan, Merkez Bankası hep "yedekli giderek" hem olası bir likidite sıkışıklığına karşı bir tampon tutuyor, hem de faizde geçen senekine benzer bir aşırı düşüşü önlemek istiyor.