Başbakan'dan olumlu haber isterken kendim de aramadım değil...
Ve galiba bir tane yakaladım!
İnşallah, son anda bir yerlere takılmaz ise...
En azından İstanbul ve Ankara'da havaalanlarına yurtdışından gelen Türkler'in giriş yapacağı bir "Türkler Kapısı" açma hazırlığı var.
Bu konuyu defalarca dile getirdim, ekrana çıkardığım hemen her bakana (Başta Turizm Bakanları) canlı yayında ilettim. Herkes istiyordu, lakin bir türlü olmuyordu.
Galiba bir "güvenlik aksar mı?" endişesi var.
Aksamaz!
Neden aksamaz yazıyorum...
Birincisi, yarın AB'ye tam üye olsak, bizim kapıda "AB üyesi vatandaşlar" ve "Diğerleri" diye iki giriş kapısı olacak. Oradan değil Türkler, bütün Avrupalılar sadece pasaportları memura uzaktan göstererek giriş yapacak. Hatta nüfus kağıdıyla giriş yapacak.
İkincisi, biz bunu moral olsun diye istiyoruz.
Çok açıkçası, Türk olmanın keyfini bari ülkemize girerken yaşayalım diye istiyoruz.
Yani bir Türkler kapısı olsun, Türkler sadece o kapıdan girsin kontrol falan olmasın değil.
Daha da doğrusu...
Kapının isterse hızlı geçiş gibi hiç bir işlevi olmasın (keşke olsa), görüntüsü olsun bize yeter. Dünyanın her yerinde eğer Türksen en uzun kuyrukta bekliyorsun.
Herkes kendi ülkesine elini kolunu sallaya sallaya giriyor.
Biz de bari kendi ülkemize girerken hiç değilse avantajlı "görünebilmek" istiyoruz.
Büyüklerimiz kendilerinin üç nesil evlenmeyen evladına kadar VIP geçiş hakkı verir, yeşil pasaport dağıtırken...
Sıra vatandaşın ülkesine keyifle girme müjdesine gelmiştir umarız.
Güzellikler görme, duyma, yaşama beklentisi o dereceye vardı ki, "İkinci Bahar" dizisi bittiğinde insanlar boşluğa düştü. Sakın yanlış anlaşılmasın, operasyonlar sürmesin, temizlik dursun anlamına değil bu söylediklerim.. Ama yoğun bakımda olan bir hastaya bile, kanser beş organa birden yayılmış olsa da, ara sıra olumlu şeyler söylenir... Hayatı sevmek, hayata bağlanmak açısından moraldir. Türkiye'nin çok şükür ölümcül bir durumu yok, Türkiye nerelerden yoluna devam etti... Bu ülkenin gücünü ve kapasitesini en iyi bilecek durumda ve tecrübedesiniz...
Biraz güzel haber bekliyoruz!
Kan tahlili sonucunda sadece hastalıkları sayan bir bilgisayar programı gibi mikrop dökümü, ateş ve tansiyon anormallikleri sayımından ruhumuz bunaldı. Biraz keyfimiz gelse, belki ülke daha rahat iyileşecek.
Sizden ricam, bürokrasiye "Türkiye'de olan güzel şeyleri duyurma" talimatı vermenizdir.
Sizden de duyduğumuz çok olmuştur.
Mutlaka bugün de vardır.
Diyebilirsiniz ki "Gazetecisiniz, arasanız bulursunuz!" Açık söyleyeyim şu sıralar hiç kolay olmuyor... Onun için gazeteciliği iyi bilen bir Başbakanımız olmasını şans hanesine yazarak sizden yardım talep ediyorum...
Güzellikler yelpazesini sizler biraz açın, biz işleyelim. Ekranlara gülümseyerek "Güzel icraat arayışına başladık" deseniz bile "Başbakan ülkenin ruh halinin farkında, bunu da gülerek söylediğine göre moralli" deyip oradan moral bulacağız.
En derin saygılarımla arzederim.